20
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
874
Okunma
Keyfe göre uygulama yapan takiyeceler ;
Anayasanın bir çok yerinde devletin ideolojisi budur denilmediği halde kendini hissettiren bir güç var. Bu güç nedir peki ? Atatürk’ün ismi kullanılarak yapılan sahte Kemalistliktir. Bu resmi bir ideoloji gibi hisettirir kendini.
Peki demokratik bir devlet eğer farklılıkları özendirecek bir devletse, dayatmacı ve tek tipçi olmayan, bütün inançlara, ırklara ve mezheplere eşit mesafede duran bir yapıda olacaksa ideolojik olmamalıdır.
Çünkü ideolojilerde dayatma, zorlama, kabul ettirme, yaptırım gücü vardır. Eğer devlet ideolojik bir devlet dersek o zamanda bahsetmiş olduğumuz tüm haklara, inançlara, farklılıklara kendi dediğini şart koşan bir yapı söz konusu olacaktır.
Demokrasi yok sayılacaktır.
Bu gün Türkiye’de tüm siyasi partiler buna uymak zorundadır.Bütün dernekler, kurumlar, kuruluşlar v.s. ama farklı şartların içerisinde farklı düşüncelerin birbirine tahakküm etmeden birlikte, özgürce yaşaması gerekmektedir.
Bu sebepten kısaca ben Kemalist bir düşüncenin resmi bir ideolojimiş gibi lanse edilmesinin takiyecilik olduğunu düşünüyorum.
İsteyen istediği kadar Kemalist, Laik, Sosyalist, Milliyetçi, İslamcı olabilir, isteyen ise başka türlü tercihini kullanır. Herkese bunu dayatırsak düşünceye de, inanca da , isteklere de saygı duymamış oluruz.
Şartların değişkenlik gösterdiği dünyada halen 1925 yılına ait psikoloji ile yaşamaksa devletin önünü kapamak olur diye düşünüyorum.
2050 yılının yarısına doğru giderken resmi bir ideoloji gibi herkese dayatılması ve bireyler mecburmuş gibi düşündürülmesi medeni ve demokrat bir devlet yapısından uzaklaşmış, yerinde sayan, çatışmacı bir devlet yapısına döneceğini düşünüyorum.
Kemalizm mi doğmatizm olarak kabul edecekseniz, 1925 yılı ile 2008 yılı içerisinde hiç bir şey değişmemiş gibi düşüneceksiniz..
Dünya değişiyor, fikirler, düşünceler, ideolojiler, belki arzular, istekler talepler değişiyor. Hepsine cevab verecek bir demokrasiye evet, ama takiyeciliğe hayır.
Bu değişim içinde her birey Laik bir Devlet yapısı altında Demokrasideki haklara sahiptir diyecek ama o insanların farklı hayatları ve fikirlerini, düşüncelerini, isteklerini sol alttan sıyırıp alacaksınız.
Bu şekilde bir yaşama sürülen insanların ise demokrat bir devlet yapısına güvenmesini isteyeceksiniz.
Bu çok büyük bir sapkınlık ve abartılı bir yanlış olur.Bununda farkına varamayacak kadar takeyeciliğinize şaşırılır.
Demokrat bir devlet yapısı içinde düşünceye, fikre, inanca , farklı talep ve isteklere cevab veren bir devlet yapısı olmak dileği ile…
Yıl 2008 ve belki 2020’de Nihilistler olacak ve haklarını isteyecekler..Nasıl çözeceksiniz bu istekleri ?
Başörütüsü gibi çözersiniz herhalde, kamusal alana Nihilistler giremez. Onlarda şunu der size yuhunuz,