Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler. confucius
Hüseyin Bayram
Hüseyin Bayram

PAZAR GİBİ PAZAR

Yorum

PAZAR GİBİ PAZAR

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

587

Okunma

PAZAR GİBİ PAZAR

Sahaf Fuarı’na dağılmıştık. Ben bir kenarda yavaş yavaş üzülüyordum. İş bilir insanlar o esnada işlerini biliyordu. Bir yerlerde martılar uçuyordu herhalde, görmedim. İndirim vardı kitaplarda en çok. Ve daha da çok kelime. Bunlardan biraz okusan 10 fırın ekmek yemiş olurmuşsun. Bense yediklerimi çıkarıyordum.

"emperyal oteli’nin resmini çektim
akşam saçaklarından damlıyordu
kapısında durmanı söylemiştim
yüzün zambaklara benziyordu"

Kitap seçenleri izledim. Eskiden ben de ne güzel seçerdim. Ama annem daha güzel seçerdi domatesleri. Beni aşan bir işti bu, bana seçtirmezdi. Öyle mühim bi iş.

Arkamdan doğru bir müzik çalıyor cümle fuar kitapseverleri için hoperlörden. Latin falan bi müzik, böyle elit, kültürlü bişi. Kitap kültürlülüktür ya, müziği de böyle olmalı tabi sahaf fuarının. Benimse kafamın içinde en köylüsünden bi türkü çalıyor sabah beri niyeyse. Eve gidince dinleyeyim bari. Eve de çok var!

İlk defa ayfondan blog yazısı yazıyorum. Bu işe de yararmış demek. Bi işe yararmış evet.

Ah istanbul istanbul olalı hiç görmedi böyle telaş. Yok be öyle değildi o. Ama bi kürek lazım.

Sonra işte martılar gitti. Gitmişlerdir yani. Görmedim.

Toprak, güneş bi de ben, bahtiyarım. Yalan! Güneş doğru ama.

Ne yana gitse bu eylül ortası, kendi tenhalığına karışır insan. İyi bari.

Düşman kavi, tali zebun bi de. Ayrıca dert çok, hemdert yok. Yüreklerin de kulakları sağır iyi mi? Hava da kurşun gibi ağır. Bağır bağır bağır...bağırmıyorum.
Neydi o kelime? Pek de güzel pek de havalı bi şeydi.... Hamuş. Hah öyle işte. Bi de "bineva" var ki onu daha çok severim. Rakibi handan eden cana sözkonusu binevayı giryan ederken nasıl da mest ederdi di mi Safiye Ayla?. Hala eder.

Fuar’dan çıktık. İstiklal’de yüründü. Çay zamanı. Ama benimki kahve.

İstiklal insanlarının her zamanki gibi gidecek en az bir yeri var, yürüyorlar.

Çok ruh altı bi gün olmalı ya da bu gün ruhum günün altında. Sıcak değil de nem nem! Masadakiler ne konuşuyor peki tam olarak? Fotoğraf çekecektik bi de o ne oldu? Geliyorum tamam.

Tavla mı oynasaydık yoksa gidip Yeniköy’de? Güzel olurdu ama olmaz. Hem dalga da var burda iyi kötü, duralım. Ve martılar uçuyor çok şükür.
Seni seviyorum İstanbul.


"aysel git başımdan seni seviyorum"
Ölmüş müdür ki Aysel? Muhtemelen.

Dalgamız var da...rüzgar var mı abi rüzgar? Azıcık?

Yazının bundan sonrası klavyeyle. Kedim de kucağıma gelmek istiyor. Bu yazıya isim lazım bir de. Off!

Aklıma Açlık romanı geldi. Hamsun orada ucunu gıdım gıdım açtığı halde minnacık kalmış bir kurşun kalemle oturduğu bankta (evi yoktu) bi kağıt parçasına edebi şaheserler yazıyordu. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o tuhaf şehir Kristiania’da aç acına sürttüğüm günlerdeydi" cümlesini yazarkense kim bilir kaç gündür açtı. (Kristiania dediği bu günkü Kopenhag)
Bense ayfon, o da yetmedi pc’ye neler yazıyorum :)

Bir de Bahadır Baruter’in Uykusuzluk’ta acı çeşitlerini çizmesi var ki...fena! (Bilen bilir)

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Pazar gibi pazar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Pazar gibi pazar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
PAZAR GİBİ PAZAR yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL