Başarıyı hedef alın mükemmel olmayı değil. yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin; vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağınızı kaybedersiniz. unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. insan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğü
Tante Rosa
Tante Rosa

NE SEN NE BEN

Yorum

NE SEN NE BEN

9

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

935

Okunma

Okuduğunuz yazı 14.8.2015 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
NE SEN NE BEN

NE SEN NE BEN

Varlığın sırları saklı senden, benden;
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.

Ömer Hayyam


Aklımın daha ne kadarını alacağını bilmiyorum. Acım zonkluyor. Çekip çıkarsa biri acımı. Kanatarak. Paslı bir kerpetenle.

İnsanların yüzünü okuyorsun sen demiştin. Senden bir şey saklanmıyor. Olmadıkları gibi oluyor bazen insanlar, hiç olmadıkları gibi. O zaman anlıyorum bir şeylerin ters gittiğini. Tersten okumayı da öğrendim insanların yüzünü. Dokur gibi. Bir ters, bir düz. İki ters, iki düz. Bir ters, iki düz. İki ters, bir düz. Bir de haraşo gibi olanları var, hep tersleri yüzünde.

Diken gibiydin. Dalımdasın diye gül sanırdın kendini. Öpüp koklanmak isterdin. Dönüp kendine bakmazdın. Battın mı, kanattın mı umursamazdın. Sevmezdin çok uyuyanları. Korkaklar çok uyur derdin. Yatağa girmeyi mezara girmekle eş tutardın. Oysa ben nasıl da yolunu gözlerdim yatakta. Birlikte mezara girebilecek kadar hasrettim koynunda sabahlamaya.

Aklın bir türlü ermezdi yaşama olan tutkunluğuma. Bu tutkunluğa rağmen her an ölmeye de hazır oluşum korkuturdu seni. Gülerken bırakır, ağlarken bulurdun. Kapı açılmaz da korktuğum başıma gelir diye ayaklarım geri geri gidiyor sana gelirken, derdin. Geri gidip bir kaç kadeh içtikten sonra çalardın kapımı.

Çocukluğum bile gülüyor seninleyken, derdin. İyileşirdin benimleyken. Aynada kendine uzun uzun bakarken yakalardım seni. İlk kez kendini görüyormuş gibi. Heyecanlı. Meraklı. Her geldiğinde kendi yüzünü yeniden keşfederdin. Umurunda değildi dünya. Omuzlarındaydı. Omuzların çökük gelir, dimdik giderdin. Bir kaç gün bensiz kaldığında, cansız da kalır, eski haline dönmek için yolumu gözlerdin.

Kutsardın hikâyeni. Tapardın kendine. Benim de tapmamı beklerdin. Hikâyen, aynı yolu seçmiş milyonlarca insanın hikâyesiyle aynı, dediğimde hırpalardın beni. Küçümserdin değerlerimi. Yaralarını sarmamı istemezdin. Severdin onları. Geçmişinden sana kalanlardı onlar. Silinmesini, kapanmasını istemezdin. Geçmişinde ne müthiş bir adam olduğunu unutmaktan korkardın.

Aynı yöne bakmazdık. Sen yaşadıklarına bakardın. Ben yaşamadıklarıma. Kıyametlerimiz hep bundan kopardı. Her kopan kıyamet bizi birbirimizden de ilmik ilmik koparırdı. Açılırdı aramız. Duymazdık. Görmezdik. Dokunmazdık. Sevmezdik. Sevişmezdik de. Ne yapacağımızı da bilmezdik. Birlikte ama ayrı yaşar giderdik. Ne sen ne ben. Elimizi taşın altına koymazdık. Yapılması gerekeni hayat yapsın diye beklerdik. İkimiz de o son ilmik kopmadan hayatın kılını bile kıpırdatmayacağını bilirdik. Bilmediğimiz, bizi birbirimize bağlı tutan kaç ilmiğin daha olduğu ve bunların kaç vakitte kopacağıydı.

Bilinen bir sonun bilinmeyen zamanını ölümü bekler gibi çekişerek bekliyoruz hâlâ. Can çekişerek.




Tante Rosa









Diyor ki:

Ferit Edgü: Yazmak, neyi anlatmak değil, nasıl anlatmaktır.






Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Ne sen ne ben Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ne sen ne ben yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NE SEN NE BEN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
15.8.2015 23:09:47
Yazar, muhatabını karşısına almış, veya aynada ona bakar gibi içinden geçenleri güzel güzel rahat bir şekilde sıralamış.

Ne kendi tıkanıp sıkılmış ne de okuyanı sıkmış.

Tebrikler.
Şükran AY
Şükran AY, @sukranay
15.8.2015 20:12:56
10 puan verdi


Konuşur gibi, samimi, içten, duygu yüklü bir aktarımı vardı. Cezmi Ersöz üstadın diline öyle yakın buldum ki üslubunuzu .O da aynı şekilde, yanında konuşuyormuş gibi anlatır. Sanki asırlar öncesinden tanıyoruz da bize kendisini ve sevgilisiyle yaşadıklarının anını yaşatır..Bütün bunları normal konuşur gibi anlatırken lirizmin, duygunun en göğüne çıkartıverir.Öyle bir tadı vardı yazınızın.Kutlarım. Saygılarımla.

chaotica
chaotica, @chaotica
15.8.2015 17:07:55
Bir şekilde gelişecek ve yere bağlanacak sandım. Olmadı.
NurtenAk
NurtenAk, @nurtenak
15.8.2015 11:04:22
Güzel bir örgü haroşa gibi.. Yüreğinize kaleminize emeğinize sağlık. Belli ki bu işte iyisiniz.. Beğenerek okudum..

Tebrikler..
Saygı ve selamlar..
nitemtran
nitemtran, @nitemtran
15.8.2015 03:07:29
Öyledir işte, kelimeler dans etmeye bir başladılar mı, tutana aşk olsun. Mümkünü yok tutamazsınız artık. Onlar dayanılmaz danslarıyla kendi dünyalarında harikalar yaratırken, biz onların aynadaki yansımalarıyla yetiniriz sadece.

Ama kelimeler, tıpkı yabani bir hayvan gibi eğitilmek isterler, çünkü onlar bırakın dansı, en basit duyguları bile anlatmasını bilmezler.

Kelimelerin tek bir düşü varmış; bir kelime terbiyecisinin eline düşüp önce anlatmayı sonra da dansı öğrenmek.

Sizin kelimeler şanslı zümreden, dansları da çok makbul. Yorulmuyorlar hem de...

Dans eden kelimeler yorulmazmış zira.


Sağlıcakla,
meselci
meselci, @meselci
14.8.2015 14:34:22
Yazıya bayıldım.
Başka diyeceğim bir şey yoktur.
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
14.8.2015 11:33:21
10 puan verdi
küçükken ayna yansımaları hemen hemen çok benziyor birbirine, çünkü nasıl güzel bir saflık var. ya büyürken, büyüdükçe işte o zaman başlıyor, ayna bir ters, bir düz, düz ters, ters düz ve arada hızlı dönüyorken biz kendimizi tanımıyoruz ve aniden dökülüyor aynanın sırrı.


..
m-deniz
m-deniz, @m-deniz
14.8.2015 03:54:59
Her şeyin bir doyumu var. Bir dur'u, dinişi var. Yolun, yağmurun, seksin, aşkın. Acınınsa acıması var daha çok.
Kemnur
Kemnur, @kemnur
14.8.2015 03:21:44
9 puan verdi
Yazınızı o kadar düzgün yazıyorsunuz ki, böyle özenli yazan kardeşlerimin bu sitede çoğalmasını diliyorum... Yazı kısa da olsa keyifliydi. Tebrikler...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL