2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
849
Okunma

Böyle zamanlarda seviyorum bu şehri.
Kavuran sıcağında vakitsizce beliren bulutların yağmur getirişini.Fakat tuhaftır her köşesine cömert değil. Bir tarafta toprak ıslanırken, diğer tarafa kokusu siniyor yalnızca.
Şimdi Altınyol Caddesine bakan, yakamozun ışıltısıyla renklenen sahili gören teras katında baş ağrısını dindirecek güzel şeyler düşünüyorum.Düşünmeye çalışıyorum daha doğrusu bunca çirkin,bunca acı film dönerken.Çocukluğumda eksikliğini duyumsadığım, eksik yanlarımı yamalamak için öyküler okuyorum.
Küçük kalmak, günahsız kalmak ve daha iyi kalmak için yürümek istemediğim yollar var. Ayak bileklerimdeki halsizlik, sol kolumdaki ağırlık bu yüzden belki.
Büyümekten korkumuz bundan işte,
yürüdükçe çamurlara batacak ellerimiz,
günahkar adamların ayak izleri belirecek sırtımızda,
avuç içlerimiz amansız bir hastalığa derman
ilaçlar görecek her gün.
Büyüdükçe kirleneceğiz biz.
Böyle zamanlarda işte, sessizliğe terk edince kendini seviyorum bu şehri;
Susup kabuğuma çekildiğim gece saatlerinde seviyorum.
Sevdiğim şiirleri okuyorum gözlerimi kapatıp
Gözlerimi kapatıp dinliyorum geceyi.
Toprak kokusu, özlem kokusu...
Böyle zamanlarda seviyorum bu şehri,
Söyleyecek tek sözüm kalmadığında…
N.K-2015
İZMİR