Kuşluk vakti sessizliğini ağlayan bir ses bozdu.Merakla balkona çıkıp baktım simitçi çocuk on iki yaşlarında ağlıyor.Tepsisi yere düşmüş;kalan birkaç simiti ellerinde.Niye ağlıyorsun?Simit paramı alıp kaçtılar..Nasılda üzgündü.Tüm umudunu sattığı simitlere bağlamış gibiydi.Yarın yeniden simit alamam diye ağlıyordu.Yukarı gelmesini söyledim.Geldiğinde kaç simit sattığını sorup elinde kalan simitleri de alıp hepsinin parasını ödediğim de nasılda umutla iniyordu,umutsuz çıktığı merdivenlerden. Umudunu.azmini yitirmesini istemediğim bu simitçi ne yaptı bilmiyorum fakat:Ben umudu kırmanın,emeğe saldırmanın haykırışlarının sevince dönüştüğü anı hiç unutmadım.. Umarım ki;umuda saldıran,başkasının ekmek parasını elinden alan eller;vicdanla yüzleşme yürekliği gösterip,bir simit parasına emekli olanları düşünüp hakkaniyet ilkesinin paslarını silebilecek donanımları çoğaltır..
Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Hayatımızın gerçeği işte bu. Güçsüze güç geçirmek. Mazluma zalimlik etmek. Bir gün, hesabı görülecek elbet bu haksızlıkların. Ya burada, ya öteki tarafta. Kısa ama etkileyici bir çalışma.
Yüreğinize sağlık:)İyi niyetli davranışınız hiç unutulmadı diyebilirim. Tabi ben bu kadar şanslı olamadım:)Bununla ilgili küçük bir anım vardı.Bir tepsi simit sattım.Keyifle paramı cebime koyup evin yolunu tuttum.Ara sokakların birinden geçerken benden biraz büyük olan bir çocuk arkadan gelip bana omuz attı. Arka mahallede bu racona uymak gerekir.Kavgaysa kavga yani nerden geldiği önemli mi:)Bir ondan bir benden derken üç beş genç gelip bizi ayırdı.Onu dövdüm diye kibirli bir şekilde oradan ayrıldım. Biraz yürüyünce cebime dokunasım geldi.Maalesef işler göründüğü değildi.O gençler pusuya düşürmüşlerdi. O sokağa geldim tekrar. Hiçbiri bunu kabul etmeyerek beni tehdit ettiler. Üzgün halde birkaç kahvenin önünden geçtim. Belki birileri bana yardıma gelir sandım.Ağladığımı bile hatırlıyorum:)Maalesef kimse derdime derman olmadı.Karakola gönderdiler.Durumu anlattım.Bana parana mukayyet ol, diye tembihte bulundular.Başka da hiçbir işlem yapılmadı. Tuhaf bir gündü:)O gün orada siz olsaydınız çok mutlu olacaktım,ha para verseydiniz hiç unutmayacaktım sizi ve içinizdeki insan modelini,sevgilerimle...
Simurg Bengisu tarafından 7/28/2015 11:30:14 PM zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.