Hatalarımı düzelten kimse uşağım bile olsa efendim olur. -- goethe
Hatibi
Hatibi
@hatibi

KURUMSALLAŞMA VE MARKALAŞMA

13 Temmuz 2015 Pazartesi
Yorum

KURUMSALLAŞMA VE MARKALAŞMA

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

320

Okunma

KURUMSALLAŞMA VE MARKALAŞMA

Son asırda batıyı en az 50 yıl geriden takip eden ülkemiz, kalite konusundaki, gelişme ve büyümeye işaret eden yeni tabirlerle hep tanışmıştır.

Milletimiz, Her yeniliği önce yabancı, sonra sıcaklıkla karşılamış, zamanla adapte olmayı başarmıştır. Mesela, kurumsallaşma, markalaşma, Toplam Kalite, Kalite odaklılık, müşteri odaklılık, sertifika, etkinlik, yetkinlik, ürün kalitesi, sistem kalitesi, kalite kontrol, kalibrasyon, Ar-Ge ve teknoloji gelişimi, tekno-kent, endüstrileşme v.b tabirleri saymak mümkündür.

Bütün sistemler ve yöntemler sonuçta müşteri içindir. İnsanları etkilemek, beğeni kazanmak için yapılan ve yapılacak tüm çalışmalar müşteriyi kazanmak içindir. Peki kazanımlar var mı? Başarı grafiği ne durumdadır.

Yakından bakınca ulusal ve golabal pazarda aranılan, sorulan ürünleri olan kaç firmamız veya markamız vardır? Kim cevap verecek?

Mesela, Bilgisayar sektöründe marka olmuş bir firmamız var mı?
Otomotiv, mobilya, gıda, tekstil, hizmet, sağlık, sektörü veya herhangi bir alanda bilindik sevimli gelen bir markamız yok. Tıpkı ilk 100 giren bir üniversitemiz olmadığı gibi.

Peki meşhur markamız yok ve neden olamıyor. Sebeblerini burada yazmaya sütunlarımız yetmez. Ama şunu da hatırlatmadan geçmeyelim.

Öncelikle bizde kurumsallaşmanın ve markalaşmanın kültürü henüz yok. Alt yapısı oluşmamış. Bununla ilgili eğitimler özel sektörün gayreti çerçevesinde ve cılız kalmış. Markalaşma yapmaya firma takati yetersiz gelmiştir. Bu konuda devlet yeni uyanmış kısa süre önce küçük çaplı destek vereceğini açıklamıştır. Uzun süreçli olan Ar-Ge ve otomasyon çalışmaları bezdirici ve usandırıcı olmaktan öte geçememiştir. Bu sebeble ilgili şahıs ve tüzel kişilikleri bu yöne sevketmek kolay değildir. Bu konuda ön ayak olacak, müteşebbisleri doğruya yöneltecek yanında yer alacak kişi ve kurumlar yok gibidir. Devlet millet barışması son yıllarda kısmen başını göstermiş, üniversite sanayi iş birliği henüz dillendirilmeye başlamıştır.

Temelde bunlar sağlandıktan sonra bu yola baş koyan sanayici ve işadamları şu yöntemi takip etmelidir.
Sektörünü tüm dünyada en güzel şekilde tanıyacak eğitimleri tüm çalışanlarına kazandıracaktır.
Her personel için departman eğitimleri ile neyi ne zaman ve ne şekilde yapacağı tam olarak verecektir.
Sürekli eğitimlerde bilgi akışı kesintiye uğramayacaktır.
Alınan bu eğitimler uygulamaya konulacaktır. Uygulamada taviz verilmeyecek.
Çok güzel ve hoş bir logo tasarımı ve diğer kurumsal görsellerin tamamı renk, tasarım ve anlam uyumu içinde olacaktır.
Mekan güzelliği tertip ve düzeni kusursuz olacaktır. Çalışanların hepsi nezaket, tatlı dil ve güler yüzden asla taviz vermeyecektir. Uygulanabilir, işleyişi sürükleyen bir doküman yapısı olacaktır.
Ürün tasarımı mümkünse yenilik içerecek ve patentli olacaktır. Üretim aşamaları ve ara kontroller eksiksiz yapılacaktır.
Gerekli test ve deneyler mutlaka yapılacak/yaptırılacak sonuç değerler özel değerlendirmeye tabi tutulacaktır. İç ve dış iletişimler, temaslar sıcak, müşfik ve tatlı bir tarzda yapılacaktır.
Sistem yapılanması kuruma özgü olacaktır. Tüm çalışanlar ve hizmetlerin hepsi müşteri memnuniyeti esasına yönlendirilecektir. Ürünü teşkil eden hammadde ve komponentler amaca ve kullanım amacına tam uyumluluk gösterecek olup, kalite esaslarına uygunluk sağlanacaktır.
Kaliteden hiçbir zaman taviz verilmeyecektir. Müşteri beklentilerini karşılamada kusur olmayacaktır. Tanıtım ve reklam ile müşteri sürekli bilgilendirilecek ve sevgi ağını oluşturarak, bu ağda çözülme olmayacaktır.
Hedef kitleler doğru tesbit edilecek. İşletmeyi, çalışanları ve ürünü üçüncü bir göz sürekli gözetleyecek ve kontrol edecek.
Karlılık ve çok kazanma güdüsü baskılanacak. Patronun dediği değil sistemin dediği gerçekleşecek. Tüm çalışanların gerçek niyeti insanlara faydalı olma tutkusu içerecektir.

Pek azını zikretmeye çalıştığımız kurumsal ve marka anlayışı tam tatbik edilirse gelişmekte olan ülkemiz bulunduğu konumdan sıyrılıp tüm dünyada tanınan markalarıyla bilinen bir ülke olması uzak değildir.
Firmalarımız bu gerçeğe kavuşmak zorundadır.
Dev markaları ve kaliteli ürünleri ile 500 milyar USD ihracat düzeyi yakalanacak millet refahı yükselecektir.
Temenni etmek bizden bu yolda yürümek sizden…

Mehmet Karagöz Hatibi

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kurumsallaşma ve markalaşma Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kurumsallaşma ve markalaşma yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KURUMSALLAŞMA VE MARKALAŞMA yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
13.7.2015 00:48:31
Beğeni:
0
İzlenme:
320
Yorum:
0
BEĞENENLER
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.