Bir insanı avucunuza almanın en iyi yolu, kalbini kazanmaktır.-- la cordaıre
yitiksevdalar
yitiksevdalar
@yitiksevdalar

SÜMER TİLMAÇ'IN VEFATI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

13 Haziran 2015 Cumartesi
Yorum

SÜMER TİLMAÇ'IN VEFATI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

1

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

850

Okunma

SÜMER TİLMAÇ'IN VEFATI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

İngilizce konuşunca daha modern Arapça konuşunca daha dindar olduğunu zanneden acayip bir toplum olup çıktık.

Garip, ucube bir lisan(!) musallat olunca dilimize, o güzelim Türkçe’mizden utanır oldu gençlerimiz.

Hayatın her alanına sirayet etti bu durum. Geleneklerimiz, göreneklerimiz de lisanımızla birlikte tuhaflaşmaya, değişmeye başladı.

Hastane odasında türlü cihazlara bağlı can çekişen babasıyla öz çekim yapan hayırlı (!) evlat mı ararsınız yoksa trafik kazasının hemen sonrasında başından oluk oluk kan akan arkadaşını kameraya çeken dost mu?

Maşallah ne ararsanız hepsi var.

Önceden biri vefat ettiğinde bu kara haber “selâ” ile hısım, akrabaya, mahalleye duyurulurdu. Artık bu konular SMS ile duyurulur oldu.

Önceden konu komşu, bütün mahalle toplanır el birliğiyle o acı paylaşılırdı.

Öyle ki cenaze evinde yemek dahi pişirilmez ev sahipleri sadece taziyeleri kabul ederken evin bu türlü ihtiyaçları komşular tarafından karşılanırdı.

Şimdi ise facebook yahut twitter duvarına yazılan klişe sözlerle bildiriliyor taziye.

Dedim ya lisanımız değişince, her şey değişti.

Önceden tekbirlerle, dualarla, salavatlarla uğurlanırdı son yolculuğa sevdiklerimiz. Şimdilerde alkışlarla, ıslıklarla uğurlanır oldu.

Önceden “Allah rahmet eylesin” derdik gidenin ardından, yahut “Ruhu şad olsun, nur içinde yatsın.”
Şimdiler de “Işıklar içinde uyusun” demek –tabiri caizse- moda oldu.

Allah aşkına rahmet-i rahmete kavuşmuş bir kişiyi son yolculuğuna alkışla uğurlamak İslam akaidinde mi var, Türk töresinde mi?

Işıklar içinde uyu ne demek?

Mezarda ampul mü var?

“Nur içinde yatsın”a ne oldu?

Ha bir de “toprağı bol olsun” tabiri var.

Osmanlı döneminde ölenin müslüman yahut gayr-i müslim olduğunun anlaşılması için kullanılırmış bu tabir. Ölen şayet gayr-i müslim ise “toprağı bol olsun” denirmiş.

Bir diğer rivayete göre ise Şamanizm’de insanlar öldükleri zaman değerli eşyaları ile gömüldükleri için, bu değerli eşyalar çalınmasın diye mezarları bol toprak ile kapatılırmış. O günlerden kalma bir temenni olduğu söylenir.

Korkmayın “Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın” derseniz şeriatçı olmazsınız yahu!

Bu vesile ile vefat haberini üzüntüyle öğrendiğim Sümer TİLMAÇ’a Cenâb-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Allah yakınlarına ve sevenlerine sabır versin. Kabri nur, mekânı cennet olsun.

Vefa, selam ve dua ile.

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Sümer tilmaç'ın vefatı ve düşündürdükleri Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sümer tilmaç'ın vefatı ve düşündürdükleri yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SÜMER TİLMAÇ'IN VEFATI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yekta Attila
Yekta Attila, @yekta-attila
13.6.2015 23:32:14
Şimdi kimin olduğunu hatırlamıyorum-sanırım Amerikalı-bir yazarın öyküsünde, linç edilmiş bir zencinin giysisinin bir parçasını, kasabanının barcısı, daha çok müşteri çekmek amacıyla dükkanına asar...
[ Edebiyat da bu olsa gerek: İşte böyle, insanın evrensel durumlarını ifade edince, farklı bir coğrafyada, farklı bir zamanda bile karşılığı çıkınca şaşırtmalı...]
Biz de o hale geldik yani...
Vahşi cinayetlerle sizin örneklediğiniz absürtlükler arasında organik bir bağ gibi ( cinayetlerle absürtlükler aynı 'ruh ikliminde' ortaya çıkmıyorlar mı? ) toplumu sarmalına alan, 'yabancılaşma'yı da getiren bir medeniyet algısı ile de bir bağ var...
Özetle: Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, sonraki kuşaklar herhalde "toprağı bol olsun" diyeceklerdir (inşallah)...

Saygılarımla.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.