Sevgi insanı birliğe, bencillik de yalnızlığa götürür. schiller
İlhan Kemal
İlhan Kemal

Komplo

Yorum

Komplo

9

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1061

Okunma

Okuduğunuz yazı 19.5.2015 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Komplo

Komplo

Kabul etmem gerekiyor ki bazı komplo teorilerini doğru çıkıyor. Dünyayı Yahudilerin, Masonların, İlluminati’nin ya da uzaylıların yönetmesinden bahsetmiyorum. Bunlar bizi doğrudan ilgilendiren konular değiller. Dünyayı Masonlar değil de uzaylılar yönetiyor olsa haftada bir gün fazladan mı tatil yapacaksınız? Maaşınız mı artacak? Trafik mi ortadan kalkacak? Karınız futbolu mu sevecek?

Benim bahsettiğim hayatımızı gerçekten etkileyen güçlerle ilgili komplo teorileri... Bir grup insan var; sayıları giderek artıyor. Her sene aralarına yenileri katılıyor, yeniler grubun öğretileri doğrultusunda yetiştiriliyorlar. Bir anlamda aralarında usta-çırak ilişkisi var. Eğitimleri bitince de bu kişiler, ki kendilerine kasap diyorlar, bir ağızdan yemin ediyorlar; öyle mırıl mırıl da değil, ciğerleri patlarcasına.

“Biz, bugün burada beratını alan kasaplar olarak hep birlikte yemin ediyoruz ki, bu işi yaptığımız, elimiz bıçak tuttuğu, beyaz önlüğümüz kanlandığı sürece asla ve asla müşteriye kalın etten biftek vermeyeceğiz. O kalınını istese de duymazlıktan geleceğiz. Eti dövmemizi engellemek için kendi elini araya soksa da eti ve gerekirse onun elini yamyassı yapacağız. Müşteri yıllarca kösele çiğneyecek ve biftek yediğini sanacak. Bunu yapacağımıza namusumuz ve şerefimiz üzerine yemin ederiz!”

İşte bu yüzden ben o toprakları ve kasapları arkamda bırakıp Yeni Dünya’ya göçtüm. Önce kendime bir ev aldım. Evin kocaman bir arka bahçesi ve o bahçeye bakan terası olmasına dikkat ettim. Sonra terasa bir mangal aldım. Öyle komşum Benny’nin gibi altı ayrı gözlü, iki dev ekran televizyon fiyatına olanlardan değil. O canavarlara göre kalender ama memleketten gelen eş dost karşısında beni utandırmayacak bir mangalım oldu.

Sonra sıra eti seçmeye geldi. Bunun için de önceden bir takım kurallar koymak zorundasınız yoksa et seçerken dikkatiniz dağılıp kötü bir tercihle eve dönebilirsiniz. Benim kurallarımiki tane: En az üç libre ve yağlı olacak. Ne kadar büyük, ne kadar kalın, ne kadar ağır, o kadar iyi. Geçenlerde markette elime altı buçuk librelik bir et geçince gözlerimden yaşlar süzülmüştü.

Eti alınca iş bitmiyor haliyle. Terbiye edilmesi gerek o parçanın. Yoldan geçen insan sayısı kadar terbiye şekli var ama ben kendimden başka kimseye kulak asmıyorum. Öncelikle eti delip, üzerinde öğütülmiş karabiber gezdiriyorum. Sonra sarımsak, sonra da Worcester sosu... Bu noktadan sonra hem etin, hem benim dinlenmeye ihtiyacımız oluyor. İdeali geceyi geçirmek ama bu her zaman mümkün değil.

Etin yanına bir şeyler hazırlanması gerektiğini düşünüyorsanız kalkın gidin masamdan. Et söz konusuysa zengin sofra yoktur; sadece et vardır. Eğer yanına bir şeyler istiyorsanız bu etin iyi yapılmadığını gösterir. En sevdiğiniz yiyeceği yerken niye iştahınız ikinci sınıf yiyeceklerle kapayasınız ki? Sadece et ve yanına iyi bir şarap. Sör Charles mesela...


Geçenlerde tabağındakileri bitirip, kadehinin de dibini bulan eşimin soracağı tuttu:

“İşin kolayına mı kaçıyoruz dersin? Gidip marketten et alıyoruz. Eskiden kendi yakaladığımız av etlerini yerdik. Bu kadar yağlı değillerdi, hem de biraz hareket ediyorduk.”

İtiraf etmeliyim, Amerika’ya göç etmeden önce kasaplar beni o kadar hayal kırıklığına uğratmıştı ki dayanamayıp kendi etimi kendim sağlar olmuştum. Her hafta bir dana almaya can dayanmayacağı için avcılığa merak sarmıştık. Başlarda bunu pek kotaramadığımızı kabul etmeliyim. Şehir insanısın, masabaşı adamısın, nereden gidip avcı olacaksın?

Kulağa geldi kadar kolay değil: Arayıp, tarayıp sahipsiz birilerini bulacaksın, biçimli şekilde öldüreceksin. Bütün bunları da kötü kokan, yağsız, yaşlı ve etten çok kemik taşıyan bir beden için yapmış olacaksın. Vazgeçmeye çok yaklaştığımız oldu.

Neyse ki zamanla evsiz, barksızlar yerine gelir düzeyi belli olan, sağlıklı, genç, hamur işi sevenleri nasıl bulacağımızı öğrendik. Böylece çok daha başarılı sonuçlar aldık. Evet, ot yemeyen bir canlının et tadı da farklı oluyordu ama en azından kasapların eti dövmesinin önüne geçmiştik.

Hikayenin geri kalanı oldukça tanıdık. Bir işi iyi yapmaya başlayınca giderek kanıksıyor, dikkat etmeyi bırakıyorsun. İster istemez izler kalıyor, insanların dikkatini çekiyorsun. Bir gün birileri yakın civarda kalıntıları buluyor, vs. Çok geç olmadan tası, tarağı toplayıp taşınıyorsun. Uzaklara gidiyorsun, izini kolay kolay bulamayacakları yerlere, kasapların etleri rahat bıraktıkları diyarlara.

Eşimin canı ara ara av eti çekiyor ama ben artık yeminliyim: Üzerinde etiketi olmayan hiç bir şey yemeyeceğim.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Komplo Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Komplo yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Komplo yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
İlhan Kemal
İlhan Kemal, @ilhankemal
21.5.2015 05:33:50
Öykümü güne getiren Seçki Kurulu'na saygılarımı ve teşekkürlerimi sunarım.
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
20.5.2015 13:04:45
Bir yemin seansından sonra beklediğim düş, sıradan bir yazıya dönüşmüş. Sanırım sizden beklentim daha farklıydı. Diğer öykülerinize göre çok yavan kalmış. Selamlar.
chaotica
chaotica, @chaotica
20.5.2015 11:14:44
Kurgu ve başlık tercihine dair derin kaygılarım olmakla birlikte, sadece düzgün cümlelerle kurulmuş bir öykü okumak bile tatmin edici olabiliyor.
athena
athena, @athena
20.5.2015 11:12:03
Bir göç hikayesinde henüz başkahraman olamasakta göç etmek için yaşadığım şehrin bitmek bilmeyen kasvetli kışı ve arkasından gelen yaz ayının göz açıp kapayana kadar geçmesi bile hatırı sayılır bir göç sebebi olabilir.Bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şeyden biri eti bu kadar sevmenize rağmen mangal olma ihtimali düşük olsa bile vazgeçilmezlerin arasında tadı kaçan mangal keyfininde göç nedenleri arasında yer alması ve bir mangal sevdasının insanın yaşam akışında ne gibi değişimlere yol açabileceği üzerine yine size özgü,ana fikri esprisinde saklı bir yazıydı.Saygılarımla.
canandemirel
canandemirel, @canandemirel
19.5.2015 18:22:42
10 puan verdi
Eskıden kekik ile beslenirdi hayvanlar. Şimdi hormonlu ilaçlarla besliyorlar ve ağızda lokmalar büyüyor.
Kasapların çoğu eğitimsiz. Eti dövmeyi bile bilmiyorlar. Hem insanları eğitmek hem iyi hayvan yetiştirmek galiba en iyisi. Sevgilerimle...
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
19.5.2015 17:55:15
Hikayenin içine gizlenen espriyi bulamadım ama Türkiye'deki et fiyatlarını düşünürsek yakında insanların kösele yemeye kalkacağını sanmıyor, biliyor gibiyim :( çünkü atalarımızdan kalma av yapma tekniklerini bilmiyoruz. Bilsek bile avlayacak av yok, her şeyin olduğu gibi onların da neslini tüketmek üzereyiz.

İlhan Kemal üslubu ile yazılmış güzel bir öykü

tebrik ederim.
Serhat BİNGÖL
Serhat BİNGÖL, @serhatbingol
19.5.2015 08:20:10

Hocam;Göç etmekte bir tercih tabii ancak kalıpta kasapları adam etmek sanırım daha önemli biraz zaman alır ama eti döverek lezzet katamayacaklarını öğretmek gerekir.

Güzeldi yazınız
saygılarımla
Kemnur
Kemnur, @kemnur
19.5.2015 05:19:02
Acaba böyle şeyler gerçekten yaşanıyor mu? Avcılık yaşanmıyor olsa bile, kasapların zulmü sanırım yaşanıyor... Kasapların ettiği yemin sanırım uygulanmakta, marketlerden aldığımız etler gerçekten kösele... Sıradışı bir öyküydü. Keyfederek okudum.SAYGIYLA
Etkili Yorum
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
19.5.2015 02:22:21
Bir kaç yıl önce Miami'de sokak ortasında kurbanını mideye indiren bir yamyam vurulmuştu. Adamı 12 kurşunla ancak etkisiz hale getirebilmişlerdi. Kurbanı ise uyuşturucu bağımlısı bir evsizmiş. Yazınız bana bu olayı hatırlattı. Fakat yazıdaki espriyi yakalayamadığımı hissediyorum. Benim gördüğümden farklı bir şey anlatılmak istenmiş, kesin. Bunun yanında, illuminati ile ilgili bir şeyler okumadığıma çok sevindim.

Saygılarımla.

Aynur Engindeniz tarafından 5/19/2015 2:24:05 AM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL