7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1086
Okunma
Evet;
benim bir amcam vardı:uzun boylu,esmer tenli,çok yakışıklıydı.Türk sinemasındaki aktörler gibi bol paça pantolanlar giyerdi.Bir de inci gibi gülüşleri,siyah saçları,sıcacık elleri,baba gibi kucağı vardı...
Lakin;içki şişelerine sığdırılmış olan kederleri de bulunmaktaydı.Herkesin derdi vardı ama,onunki farklıydı.İçtiği içki değil,sanki her defasında şişelere dolan,canının çok yakan kederleriydi.Unutmak istedikçe içti,içtikçe kederlendi,kederlendikçe içti,aslında unuttuğunu sanırken hep hatırladı...
Neydi derdi?
Öylesine miydi içişleri;yoksa genetik miydi?Hormonlarında,hücrelerinde içkinin doğası mı yazılıydı?Olmaz,olamaz;doğarken günahkar olamazdı...Peki,kederler hiç doğuştan gelir miydi?
Maalesef ölümü içki şişelerinin içindeydi.Kederlerini unutmak için içtiği içki,esir almıştı beynini.Geri dönüşü olmayan bir hastalığın pençesine düştü ve öldü...
Ne küçüktüm öldüğünde,ne de büyük.Olanları anlayabildim amma,uzak olmanın verdiği soğukluğu siper ettim hüzünlere,matemlere.Öldüğüne inandım inanmasına da;sanki evime döndüğümde o da dönecekti kendi evine...
Bir gün sarhoştu,ama çok değil;ağzı içki kokacak kadar.
Köydeki evlerimiz karşılıklıydı.
Amcam,yerlerdeki çöpleri toplar,yakardı.ben de yanına gittim,yardım etmek İstedim.aldım elime yaprak ,tam atacaktım ki ateşe ,durrr dedi.
Küçüktüm,küçücük;ya 5,ya 6,ya da 7’idim.
Aldı beni baba kucağına;oturdu bir taşın üstüne.Bak dedi,elindeki yaprak yeşil.O henüz canlı,canlı olanlar yakılmaz ki,canları yanar dedi.İşte bu sözleri,hep aklımda kaldı,o anla birlikte...
Sarhoşken ayık olabiliyordu;gerçek içmeyenden daha ayık;bazen de kayıp...
Ah amcacım,yeşil ateşe atılmazdı madem;sen neden attın kendini içki şişelerindeki ölüme.Hani günahtı,hani yazıktı...
Hangisine inanayım şimdi,gördüklerime mi yoksa duyduklarıma mı?
Küçük kız büyüdü amca, ve işte seni,böyle andı...
belisss:ı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.