0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1004
Okunma
Ölürmüşüz sevişmekten. Bir de nefesimiz bir anda kesilecek gibi hissetmekten.
Her bir hücremiz titrermiş de biz bir türlü yavaşlatamazmışız kalp atışlarımızı.
Kuş gibiymişiz de , ruhun hafifliğini hafife almamayı öğrenmişiz.
Kelebek etkisiyle de kanat çırpmanın en naif halini her saniye duyumsamış , yolumuz şifa ile yolumuz aşk ile demişiz .
Koşup yorulmamış , durup dinlenememiş , susup sessiz olamamış , ağlayıp sonra , kavuştururken tam denize , yeniden göğe yükselmişiz.
Öyle çok olmayı ezelden bir vakitlerde öğrenmiş , böyle bakmayı böyle sevmeyi ,kimseden ödünç almamışız.
Yaralarımıza merhem diye sarılmaları biz türetmediğimiz gibi , kollarımız da olmasa oluyormuş hani.
Tabula rasa değilmiş ki levhamız , öyle boşluğa düşmeye , tek çiziksiz bir deftere doğmamışız .
"Temize çekmeye" diye bağıran ruhu duymazdan gelmek tercihimizmiş elbette .
Bilmek değilmiş görevimiz , hissetmekten daha kuvvetlisi yokmuş evrende.
Evren dediğin kendi kalbinin çeperlerini ne ile kapladığın kadarmış ve kalbim her zerremi yönetmeye yeminli bir gönül ehliymiş...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.