Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin. basit bir adamı dost edinmek isterseniz, methedin. (sadi)
Devrim Tülay
Devrim Tülay

Her Solukta Kadın

Yorum

Her Solukta Kadın

7

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

1434

Okunma

Okuduğunuz yazı 16.2.2015 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Her Solukta Kadın


Bir nida ile geldik dünyaya biz “kız kısmısı”

Küçükken, aklım cüsseme dar gelirken hatırlarım, sokağın az ilerisine gidilmezdi. Sokak dedimse bizim köy, nereye baksan akraba. Kız kısmısı konu komşuya da gidemezdi, oyun hakkın annen yanındaysa verilirdi. Sonra az daha büyüdü aklım, az daha serpildim, “kız kısmısı”larda çoğaldı haliyle. Artık oyun oynamak değil, ders çalışmak, muhabbet etmek, gezmek için arkadaş lazımdı, annesiz gidilen arkadaş ve artık şehir denen kocaman girdaptaydık anne gözüyle. “Kız kısmısı” nın arkadaşı olmazdı, arsızı var, namussuzu var, sapığı var, var oğlu var! Anneye emanet edilmiştik, korumak kollamak durumundaydı elbette. Hem bizim zamanımızda acil durum bildirileri yapacak ne telefon vardı, ne spray bilirdik ne de kendimizi koruyabilirdik zaten, cahildik biz cahil. Peki neye göre bu kadar korkulurdu bu insanlardan, gelenek, görenek, din, kürtür… neye, kime göre bu “Kız kısmısı”nın üzerine nakış nakış işlenen yasaklar, kurallar.

Ben de daha o yaşlarda isyan kendini göstermişti (huylu huyundan...). baktım anne benim kafaya uymuyor, babayı yokladım. Ne gariptir ki baba anneden daha ılımlı, daha sosyal, daha güvenli vs vs. artık izin konusunda anneye müracaat kalktı doğal olarak.

-Baba ben arkadaşıma gidiyorum
-Tamam

Ardımdan eşler arası savaş çıkmış, daha sulh sağlanamadan benim dönüş vaktim gelmiş de çocuğum işte, bana ne 

Burada hangisi doğru, hangisi yanlışın tartışması yapılabilir, eksikler, fazlalar bulunabilir ve asıl mesele burada ben değil. Asıl mesele şu: babam bana sana güveniyorum mesajı verdikten sonra ben o dönemde bizi içine çekmeye çalışan tüm tehlikelere baş kaldırmayı öğrendim, uzak kalmayı, güvenin karşılığında benden önce babam’ı öğrendim. Ve babamın bana sağladığı özgüven ile hayatımda kimseye ezilmemeyi öğrendim. Evladın erkek ya da kız, insanca nasıl yetiştirilir, insana nasıl bakılır, nasıl değer verilir ve insandan nasıl karşılık bulunuru öğrendim.

Sonra kendimce o gün için doğru bildiğim kişiyi doğrudan şaşmadan çıkarıp ailemin karşısına “hayatıma bu kişiyle devam etmek istiyorum” dediğim de yine babam haricinde herkes sözlü ya da bakışla şunu söyledi “kız kısmısı” der mi bunu, ayıptır. Dedim işte ve KADIN oldum sonra, hayatımda kadının özelliğini, kadının yaşamsal haklarını, kadının saygınlığını, kadının değerini bilen ve bunu bana hissettiren tek kişi babamdan biraz daha uzağa düştü ömrüm. Sonra kadının yeri gösterildi, kadının dünyaya karşı zayıflığı, kadının uçan kuştan, düşen taştan nasiplenebileceği korkusuyla neredeyse bir fanus içerisine konup, benim damgası vurulacak bir yaşam şekli. Ah benim isyankar aklım, benimseyemedi!

Sonra Rabbimin kadına verdiği onur, annelik. İşte orada hiçbir kelimeye sığmaz bildikleriniz, hiçbir tarif yetmez, hiçbir güç araya giremez. Yaşarsınız, yaşarsınız, yaşarsınız, her bir bedende can bulur insanlığınız, merhametiniz, kalbiniz. De bilmez anneler, bilmeyiz ki dünya bizim elimizde şekillenir, dünya bize emanettir. Kız kısmısı, aslan parçası… değildir o asıl tarif, bir ADEM büyür göğsümüzde, bir ADEM çoğalır yeryüzüne, bir ADEM en çok bize muhtaç, en çok bize yenik, en çok…

Sonra tekrar siz kalırsınız size, yaş biraz daha ilerlediğinde sorgular başlar, kendinizi aramak zahmetine katlandığınızda fark edersiniz nerede, nasıl, niçin var olduğunuzu.

Bir devrim ile kalkarım ayağa ben, kadınlığımı hiçe sayarak değil, kadınlığımın farkına vararak, yitirilen ne varsa toplamak adına, Rabbimin bana bahşettiği kıymet adına, kendimi kendimde çoğaltmak adına, o, bu, şu dan sıyrılarak, derlere tıkayarak kulağımı, dünyanın tüm çirkefliğine başkaldırarak, insandan başlayıp insana yol alarak. Zoru seçerek belki, zor da inat ederek. Kimseyi yermeden, kimseye yenilmeden, geçmişin tüm iyiliklerini unutmadan teşekkürle, olumsuz ne varsa bilinçlenerek ve bilenerek daha iyisine yol alarak. Sekerek, düşerek ama vazgeçmeden, emanet bir hayatı bırakıp, “hayatım” diyerek.

Kadın olmak lütuf, kadınlığımızı tanıyalım kafi.


Devrim Tülay
16. Şubat 1015
Özgecan’lar anısına…

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Her solukta kadın Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Her solukta kadın yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Her Solukta Kadın yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
tudefus
tudefus, @tudefus
18.2.2015 11:15:52
Daha önce sosyal medyada okumuştum, güzel bir yazı... Evet, çokça okunup paylaşılmalı. Hislerimize tercüman olmuşsunuz, emeğinize, yüreğinize sağlık! Tebrikler...
Devrim Tülay
Devrim Tülay, @devrimtulay
17.2.2015 17:46:22
Güne taşıyan site kuruluna teşekkür
ve teşekkür, uğrayıp, soluklananlara...
VAHA.
VAHA., @vaha-
17.2.2015 16:38:18
kutlarım...
Bir tutam hayat
Bir tutam hayat, @birtutamhayat
17.2.2015 15:29:39
Anneniz...
Bu yazıyı okumasın lütfen.
Mutlaka müthiş saygınız ve sevginiz vardır ona karşı ama,
inanın bu makale,
bir anneyi üzecek esintiler sunuyor okuyucusuna.
İstemeden,
kaş yaparken göz çıkarılmış gibi.
Ancak,
konunun özü gerçekten güzel aktarılmış.
Özgecan'a rahmet,
Özgecanların annelerine sabır diliyorum.
Ayvazım Deniz
Ayvazım Deniz, @ayvazim-deniz
17.2.2015 00:39:57
Gerçekten tebrik ediyorum..

Bu gece güne düşen iki yazı da yerin hak etmiş.

Kadınım ve varım..
Semiray Sezgin
Semiray Sezgin, @semiray-sezgin
17.2.2015 00:13:36
Tebrik ediyorum ,kadın olmak adına kadın olmanın şeref olduğunu duyumsayan gönlünüzden dökülen satırlar için.Kadın olmak asalettir.Bilene ve bildirene helal olsun.Saygılarımla...
ccelayir
ccelayir, @ccelayir
16.2.2015 15:27:34
İlla ki kadınların hayattaki sıkıntıları daha büyük fakat erkeklerin de zaman zaman yaşadıkları sıkıntıları olmuştur. Mesela ben kendimden örnek vereyim: Yirmili yaşlardaydım, Taksim'de bir işim vardı. Gittim. Geri döneceğim sırada Gezi Parkında biraz oturayım dedim. Ben oturup sigara yakınca yanıma elli yaşlarında bir adam oturdu. Biraz sohbet edince adamda bir tuhaflık olduğunu anladım. Çevrede genç delikanlı arıyordu kendine. O an kadınların toplumda yaşadıkları sorunlar aklıma geldi. Bir bahane uydurarak kalkıp gittim. Bir şebeke olabileceklerinden korkmuştum.
Zaman zaman erkekler de bire bir taciz olmasa da göz tacizleri ile karşı karşıya kalıyor, özellikle yaşın epey genç olanlar. Ve sadece eşcinsel erkekler tarafından değil, kadınlar tarafından da aynı tacize maruz kalabiliyor. Bazı erkek umursamaz, rahatsız olmaz. ama bazısı tıpkı bir kadının erkeğin bakışından rahatsız olması gibi rahatsız olur...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL