Bu sene yine yaptık yapacağımızı. Ders almasını bilmez, ibretleri görmeyiz. Oysa gözümüze soka soka yaşanan gerçekler var. Lütfen daha fazla havai fişeklerin çevreye, insan sağlığına ve kuşları öldürmesine ya da sakat bırakmasına izin vermeyin! Nasıl bir zevk, nasıl bir özenti, nasıl bir israf… Anlamakta zorlanıyorum. Bu sene yani 2014-15 bağlantısı
gecesi sadece Almanya’da yaklaşık 130.000.000€ yanlış okumadınız evet “yüz otuz milyon” Euro değerinde havai fişek atıldığı dillendiriliyor. Bu nedir ya hu? Şimdi bana diyecekler ki “Sana ne, herkesin kendi parası, istediği kadar patlatır.” Cehennemin dibinde patlatsın. Elbette bana ne, onun bunun parasının tasası, hesabı bana mı düştü? Elbette hayır… Benim derdim yapılan israf, bu müsriflik. Dünyada milyonlarca düşkün varken bu nasıl bir bencilce zevktir aklım almıyor. Haa diyeceksiniz ki “Havai fişekleri almazsa zaten o parayı yardım için vermeyecekti ki? Bırak, dert etm, kim ne yaparsa yapsın.” Siz de haklısınız. Böyle havaî zevklere çatır patır atarlar, ama bir kuruş yardım söz konusu olunca herkes dertlenmeye başlar.
Almanya’da çok yaygın bir alış-veriş merkezindeyim. Sözünü ettiğim patlayıcıların satıldığı b
ölümündekileri seyrediyorum. İnanın alanları %99’u yabancı uyruklu kişiler. Muz kutularına doldurup doldurup götürüyorlar. Bazı ailelerin sırf bunlara 100-200€ ödediğini gördüm. Üstelik yine eminim ki bunların çoğu devlet yardımıyla geçinen, lafa gelince yokluktan söz eden kişiler. Bre densiz senin neyine? Bir Türk aile vardı, yaklaşıp “Bu kadar patlayıcıyı ne yapacaksınız?” dedim, beni tanıdı, biraz sıkılarak “Ya hocam
çocuklar istedi, ben de onları kıramadım, aldık işte. Zaten senede bir kere, olsun…” Oysa
yalan, sırf kendi kör olası zevki için. Eğer
anne-
baba çocuğuna o eğitimi veremezse elbette bu kötü alışkanlık sülale boyu kuşaktan kuşağa sirayet edecektir. Dirayetli biri çıkıp da “Bu israfa alet olmayalım, gerek yok.” dese inanın onun
çocukları da ileride aynı terbiyeyi, eğitimi kendi
çocuklarına iletecek böylece bu illetin önü kesilecektir.
Para konusunu geçelim… Gelelim madalyonun bir diğer yüzüne.
Çevremizde milyonlarca
doğa harikası kuşların varlığını biliriz. Farkında değilizdir ama onların farkına varabilirsek neler neler görürüz. Gün boyu kendi hallerince uçuşup cıvıldaşırlar. Geceleri de çekilirler karanlığın kuytu bir köşesine, sükûnet ararlar. Gün boyu yiyecek aramaktan yorgun-bitkin bir haldedir zavallılar. Düşünün ki kendilerince tam o tatlı derin
uyku anındalar. Birden her yerden bomba sesleri geliyor. Ne yapacaklarını düşünebiliyor musunuz? Hiç aklınıza geldi mi? Kendinizi onların yerine koyabilir misiniz? Sesi, dumanı ve ışığıyla havai fişekler kuşları korkutuyor, sağır ediyor, sersemleyip yürek çarpıntısıyla şok sonucu
ölümlerine yol açabiliyor. Ya da zavallılar o korkuyla
gece karanlığında kör uçuşla atıyorlar kendilerini karanlığın gözüne. Havaî fişeklerin
gece parıltısı gözlerini kör edercesine kamaştırmıştır. Artık nereye çarparlarsa şanslarına. Ya bir duvar ya da bir ağaç gövdesi onların kafalarını vurduğu son yer olacaktır. Hatta onların yanarak veya dumandan boğularak ölmelerine neden olur. Ölmeyen kuşların çoğu da ya sağır ya da gözlerini kaybederek kör kalır. Dahası kuluçkadaki kuşları düşünün, sesten korkarak yuvalarını bırakıp kaçarlar. Yumurtalar ortada kalır, soğur ve işi biter ya da yavrular varsa soğuktan donarak ölür. Kendi çevremden biliyorum. Bu olaylardan sonra nehir kenarında, parklarda yüzlerce kuş ölüsü toplanıyor. Yazık günah değil mi?
Bu havai fişeklerden
doğaya yayılan kimyasal gazların bitki örtüsüne, insan sağlığına ne kadar etki ettiği, ne kadar zarar verdiği konusuna girmeyeceğim. Onu da siz düşünün. Bu kadar sözden sonra hâlâ “Ben işimi bilirim, keyip benim değil mi?” derseniz. Sözüm biter. Bu tür keyif kimde olur biliriz. Onun böylesi bir keyfi yaşaması için bir torba saman yeter de artar bile.
Kimsenin keyfine daha fazla karışmak istemiyorum. Sadece son olarak şunu söylemeden geçemeyeceğim: Keyfiniz sizin olsun, ama lütfen bir daha ne hayvan
dostu olduğunuzdan ne de çevreci olduğunuzdan dem vurmayın, keyfinizi kaçırırlar.
Hava&
8217;i fişeklerin olmayacağı nice mutlu yıllar, nice mutlu günler sizin olsun.
Tahsin MELAN