7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
865
Okunma
boğazımda düğümlenmiş kelimeler beklerken ,yaz der kalem,yaz...yaz ki boğulma,yaz ki ağlama...yaz ki nefes al,yaz ki rahatla...a kalem,güleriz ya ağlanacak halimize,ben şimdi ne desem sana.ben sana hep gülemem kalem,şimdi akacağım satırlarına ve biraz da sen ağla...
işte yazıyorum kalem,işte yazıyorum;dayan...
güneş her gün umutla doğar mı;açlıktan ölen çocukların ülkelerinde?
sevdalar,sevdalar yoğun mudur oralarda?
vakit bulurlar mı aşka sevdaya ?
onların da düğünleri olur mu,çalgılı,oyunlu?
oralarda da bizdeki gibi mi batar güneş?
yıldızlar ne renktir aç çocukların ülkelerinde?
oyuncakları var mıdır oynamaya?
oyuncakları olsa,güçleri var mı ki,elleri kalkar mı ki?
pembe renkleri var mı hayallerinde?
daha doğrusu pembe diye bir renk var mı hayatlarında?
elleri,elleri sıcak mıdır onların bizim gibi?
en önemlisi ruhları kaç yaşında?
ne için ağlarlar aç çocuklar?o ülkede doğdukları için mi yoksa birbirlerinin çaresizce ölümlerini bekledikleri için mi yoksa karınlarını doyurabilmek için mi?
neden,neden...
onların neden uçurtmaları renksiz,neden elleri nasırlı,neden sesleri kısık,yüzleri buruşuk,kemikleri çıkık?
ben bu yazıyı yazarken,onlar ne yaparlar oralarda?
kalem sustur beni,daha fazla incitmek istemiyorum seni...yoksa ne gücün olur birdaha yazmaya,nede ben çıkarım yarına...
keşke kalem sussaydı da yazımın besin kaynakları olmayalardı o çocuklar...
kalem sus,sus artık....
belisss:)