Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

UYUŞTURUCU DOSYASI

Yorum

UYUŞTURUCU DOSYASI

13

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

1188

Okunma

Okuduğunuz yazı 24.10.2014 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
UYUŞTURUCU DOSYASI

UYUŞTURUCU DOSYASI

Madde bağımlılığı, yaşla ters orantılı bir grafik çizen büyük bir sorun ve tehdit. Özellikle son yıllarda küresel boyutta yukarı doğru bir seyir izlemekte uyuşturucu denen tehlike.

İlk deneme sonucu esir alıp bağımlılık zincirine yeni halkalar eklenmekte üstelik her geçen gün artan korkutucu bir artış eşliğinde.

İtirafı zor olsa da şiddet de eş güdümlü bir seyir izlemekte ve ne yazık ki uyuşturucu ve şiddet arasında ciddi bir paralellik mevcut.

Dünya coğrafyasına baktığımızda görünen ve tespit edilen şu ki; işin bir ucu Taliban’a kadar uzamakta öyle ki uyuşturucu müptelaları bir şekilde intihar bombacısına çevriliyor. Asayiş açısından konuya eğilirsek; suç işleyen gençlerin çoğu madde bağımlısı.

Yüzde 2,7 oranında bir kitle illegal bir şekilde deneme gafletinde bulunup uyuşturucu ile tanışmakta.

Kimyasal yapıları birbirinden farklı olan uyuşturucu başlığı adı altında geçen maddeler, kullanıldıklarında merkezi sinir siteminin farklı bölümlerini etkileyip değişik belirtilere yol açmakta. Meydana gelen tahribat sonucu akıl ve irade işleyemez hale gelip kişide denge yitimi oluşup normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırıyor.

Olayı Türkiye açısından ele alırsak; 2013’te, önceki yıla göre uyuşturucudan doğrudan ölüm yüzde 43, dolaylı olarak ölüm oranı ise yüzde 155 arttı. Uyuşturucu kaynaklı, kaza, cinayet, kalp krizi, kavga ve içine düşülen bunalım sonucu intihar gibi dolaylı ölümler 2008’te 137 iken 2013’te 416’ya çıktı

Yapılan geniş çaplı araştırmalar göstermekte ki; terör örgütleri büyük oranda uyuşturucudan destek alıyor. İşlenen cinayetlerden tutun mafya ve suç örgütlerinin işlevlerinde bir şekilde uyuşturucu destekli bir bağlantı var. Özellikle sentetik madde adı altında piyasaya sürülen ve ilk sırada yer alan bonzai gerek tedarik edilmesi gerekse maliyetinin düşük olması açısından zehir tacirlerinin işini kolaylaştırmakta. Yüzde üç yüz gibi bariz bir oranda kendini gösteren artış işin boyutunu gözler önüne sermekte.

Her ne kadar en çok rağbet gören madde esrar olup kullanımında bariz bir artış olmasa da uyuşturucuya başlama yaşı türü ne olursa olsun ne yazık ki on yaşa kadar indi. Sentetik bir madde olan bonzai bunda büyük etken. Eroin kullananların sayısı sabit kalsa da liselerde gözlenen tablo içler acısı. Her on öğrenciden birinin bir şekilde uyuşturucu madde ile tanıştığı sonucu ise fazlasıyla düşündürücü.

Bağımlıda gözlemlenen bulgular göz önüne alındığında olayın ciddi boyutu da ürkütücü. Düşünce akışındaki bozulmalardan tutun ortaya çıkan psikoz tablosu tam anlamıyla bir vahamet.

Nüfusu göz önünde bulundurursak genç bir nüfus potansiyel olarak tehdit altında. Yeterli olmayan eğitim seviyesi olsun edilgen bir tutumda yetişen gençler olsun her açıdan tehlikeye maruz kalabilmekte.

Ergenlik döneminde üstesinden gelemedikleri problemlerde bocalama yaşayan gençler sorunlarının çözümünü uyuşturucularda aramakta. Gerek arkadaş grupları ile olan etkileşimleri gerek yasaklara karşı gelme isteği, sorumluluktan kaçma ve güvensizlik gibi duygu ve sıkıntılardan kurtulma ise uyuşturucuya başlamalarındaki temel etkenler.

Türkiye’ye göz atarsak milli eğitim bakanlığı, bu gidişata dur demek için düğmeye bastı. Acil Eylem Planı adı altındaki proje kapsamında pek çok kurum ortak çalışmaya başladı.

Geniş bir perspektiften bakarsak göreceğimiz şu ki; madde bağımlılığından mustarip olan ülkeler Türkiye ile de sınırlı değil. Ve dünya genelinde önlem almak adına sayısız ülke bir şekilde konuya el atmış bulunmakta.

Medikal tedavinin yanı sıra manevi destek adı altında çalışmalar da yürütülürken konu ile ilgili olarak camiler ve imamlar da koordineli bir çalışma yürütmekte. Açılım getirmek gerekirse; din, manevi değerler çalışmaya dahil edilip yürütülen rehabilitasyon ile eş güdümlü bir mecrada çalışmalar desteklenmekte.

Uluslar arası bir zehir kapanı tehdit ederken dünyayı adımlanan yol kısa ve daha da alınacak çok yol var. Önlemler her geçen gün daha da artmakta.

Uzmanların vurguladıkları nokta dikkatten kaçmamalı zira uyuşturucudan uzak durmanın ilk adımı çocuğun ailesi ile kurduğu içten ve sağlam iletişim. Ailelere düşen görev itibariyle uyuşturucu belasından kurtulmak daha doğrusu hiç tanışmamak mümkün. Ebeveynlerin tutumu, sevgi odaklı yaklaşımları bu tehlikenin bertaraf edilmesindeki ilk kıstas.

Konu gerek bireysel gerek toplumsal boyutu ile irdelendiğinde görünen o ki; uyuşturucu kullanım ve madde bağımlılığı aslında bir halk sağlığı sorunu. Koruyucu önlemlerin alınıp, mevcut önlemlerin arttırılması ise bu bağımlılığın panzehiri.

Ayrıca jandarma, narkotik polisi, sahil güvenlik ve gümrük teşkilatının iş birliği ile piyasaya arzın önlenmesi yapılan çalışmalarda önem arz etmekte. Gençleri eğitip bu maddeyi almamalarını sağlamak ise en temel noktaların başında yer alıyor. Destek veren kampanyalar, süreklilik arz eden bir karşıtlık politikası ile uygulanacak politikaların eş güdümlü birlikteliği ise oldukça önemli.

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Uyuşturucu dosyası Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Uyuşturucu dosyası yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
UYUŞTURUCU DOSYASI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
frezya...
frezya..., @frezya---
25.10.2014 14:47:45
birileri birilerinin sırtından, acısından, kanından para kazanacak maalesef...


uyuşturucu sektörü, silah sektörü, fuhuş sektörü...insanların beyninde boza pişirme sektörü.

canseven
canseven, @canseven
25.10.2014 12:48:24
günümüzün en duyarlı konusunu işleyen güzel bir yazı...
yazan elleriniz,kaleminiz dert görmesin...tebrikler...
Bir tutam hayat
Bir tutam hayat, @birtutamhayat
25.10.2014 11:29:15
Önemli bir konu.
Türlü sıkıntıların yanında,
gençliği zehirleyen bu realite,
önemli bir madde olarak kendini gösteriyor.
Her bir fert,
bu konuda azami dikkatli olmalı,
üzerine düşen görevi yerine getirmeli,
geleceğimizi kurtarmak için çaba sarf etmeli.
Galiba,
bu önemli mesele konusunda fazla hassas değiliz.
Başa gelmeden,
çocuklarımıza azami dikkat göstermeli,
yol gösterici olmalıyız.
Güzel bir çalışma.
KIRLANGIÇ_1
KIRLANGIÇ_1, @kirlangic-1
25.10.2014 11:27:08
çok güzel bir çalışmaya imza atmışsınız ,tebrik ederim
dediğiniz gibi günümüzün en önemli sorunu.
sorun eğitim kaynaklı diyemem çünkü bu olay okullara çoktan girdi
asıl sorun sanırım ailelerin çocukları üzerindeki beklentileri, gerek okuyan gerekse
çalışan gençlik üzerinde ailelerin kurmuş olduğu geleceğe yönelik kaygı baskısı genç neslin
güven kaybına sebep oluyor.
ilk başlama noktası olan bir seferden bir şey olmaz kendini manyak iyi hissediceksin teklifine evet
diyen gencin bunu almasındaki tek sebep kendine olan güvenin yetersizliği ve ailesinin beklentilerini
karşıyalamama korkusu. esas incelenmesi gereken ve üzerinde durulması gereken ve bilinçlenmesi gereken
gençler değil ailelerdir.
dikkat ederseni uyuşturu kullanan gençliğin ailelerinin ekonomik güçleri hiç fark etmiyor,kimi esrar yada eroin kimi ise bonzai denilen ve çok ucuza satılan uyuşturucuyu alıyor ailelelerin tek söylediği hiç bir eksiği yoktu neden oldu anlamıyoruz . işte sorun tam olarak bu çocuk üzerinde ailenin beklentisi ne olursa olsun
gerçek sebep tir. M.e. bakanlığı ya da camilerde verilecek yardım sorunun merkezine inmekte yetersiz kalır
biz aile büyükleri sorunun kaynağı olduğumuzu kabul etmediğimiz sürece bu sorun büyümeye devam edicektir . yazınızdan dolayı sizi tekrar tekrar kutlarım

asude_vuslat
asude_vuslat, @asude-vuslat
25.10.2014 02:11:35
çok fazla uyumaktan tüm bu çektiklerimiz... dikkat diye seslenip bizleri uyaran sözleriniz sayfada çok çok okunur diliyorum...

Tebrikler...
Satır arası
Satır arası, @satirarasi
25.10.2014 01:28:51
Gerçekci ve guzel bir calismaydi,
kalemine saglik.
Ke
Keskinkalemzaman, @keskinkalemzaman
25.10.2014 00:12:20
Yazı önemli bir konuya dikkat çekmiş kutlarım ben bu uyuşturucu ticaretinin yapanlarının baronlarının ve torbacılarının bilinmediğine inanmıyorum,
bence hepsi biliniyor aynen CİA 'nı nasıl yaptığı yasadışı operasyonları finanse ettiği yada başka ülkede kullandığı
resmi olmayan istihbarat elamanlarını masraflarını karşıladığı gibi bu aralarda artan ve şiddetlenen uyuşturucu satışının resmi gizli bir el siz anladınız istihbarati örgütlerin yaptığını tahmin ediyorum.
Tırlar bir yerlere yardım götürüyordu,savcının durdurduğu ve üzerinde gizlilik kararı olan tırlar finansman
düşünmek gerek ve diğer yasadışı operasyonlar.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
25.10.2014 00:08:17
YAZIMI GÜNE GETİREN DEĞERLİ SEÇKİ KURULUNA VE EDEBİYAT DEFTERİ AİLESİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
CaNMaYBuLL
CaNMaYBuLL, @maybull
24.10.2014 23:38:57


İğrenç bir suskunluk ve büyük bir çığlık...Asla bir affı olmamasi gereken bir konu...Bir insandan bir çok insana bulaşabilen en güncel ebula hastalığından bile tehlikeli bir durum.Gereksiz bir ihtiyacı gerekli kılan bağımlılık insanın düştüğü rezilligi çoğu kez ölümle sonlandırıyor.

Ortalık bunları saran ve tüketenkerle dolu lakin kimin canı yanıyorsa işte o zanan feryat kopuyor. Bence daha fazla geç kalınmadan etkin önlemler alınmalı. Aksi halde genç nesil belirsiz bir düşmanın esiri olacak ve bir gelecek olmadan hayatlar mahvolacak...


Duyarlı konu için çok teşekkürler


Saygılar, Sevgiler
mehmetmacit
mehmetmacit, @mehmetmacit
24.10.2014 21:12:29
güncel yaşamda meydana gelen olumsuz gelişmeler anlamlı bşr yazı ile dile gelmiş.
Bu mesele biz vatandaşlardan çok Ülkeyi yönetenlerin sorunu.
On üç yıldır İktidarda olan bir hükümet döneminde böylesi alışkanlıklar kat be kat artmış, fuhuş kadın cinayetleri vs aldı başını gidiyor.
Her sokağa bir İmam hatip okulu açılsa bu durumla baş edilemez.Adam gibi bir Eğitim sistemi yok Yaz boz tahtası bir sistem. yeni Türkiyemizin halleri bu işte.
Vatandaşın durumunu düşünen yok.Kömürle yardımla insanlar mutlu olamaz.
Genç nüfusa iş lazım, istihdam lazım, Umut lazım.
Umutsuz ve geleceğinden endişel
i toplumları sonu bu oluyor.
Kimse kimseyi kandırmasın. ülkemizin geleceği hiçte iyi değil.Vatandaş dizilerle uyutuluyor.
Tv önünde zaman öldürüyor. Düşünme ve sorgulama tolumda bitmiş. gelişmişl ülkelerin toplum yapısı ,devlet yapısı, kurumların çalışmaları incelendiğinde çoktan sınıfta kalmış, kabile toplumularından daha kötü durumdayız.
Yazınız için tebrik ederim
Etkili Yorum
superbaba
superbaba, @superbaba
24.10.2014 15:23:11
Çelişkiler içinde bir yaşam sürüyoruz.

Bir yandan Bonzai ile mücadele kampanyaları Milli eğitim, diyanet, imamlar eliyle yürütülüyor ama gariban çocukların kimisi surların kovuklarında kalıyor, kimisi de açıkta yatıyor. Dertlerini bastırmak için tiner ve bali bağımlısı olmuşlar, nalburlara çocuklara tiner satmama talimatından başka önlem yok.

Son zamanlarda birçok TV kanalı bitkisel tedavi ürünleri pazarlar oldu. Çoğunun ortak sloganı sattıkları ürünün tamamen bitkisel olduğu ve yan etkilerinin olmadığı yönünde. Bu ise vatandaşta bitkisel ise korkma, zararı olmaz kanısını uyandırıyor. Oysa ki eczacılıkta kullanılan birçok ilaç ta sonuçta bitkisel kaynaklıdır... Zakkum da bir bitkidir. Dahası, esrar (hint kenevirinden), morfin ve saflaştırılmış ürünü eroin afyondan elde edilmektedir. LSD ise bir çeşit mantar olan çavdar mahmuzundan elde edilmektedir. Yani hepsi bitkisel. Tepe tepe kullanalım mı?

Artık günümüzde TV kanalları işi tamamen ticarete dökmüş durumda. Hiç birisi eğitici program yayınlamıyor. RTÜK ise bu kanalları mevcut iktidarın aleyhinde program yapıp yapmadıklarını denetlemekle görevli...

Bu kanalların boş şeylerle milletin kafasını dolduracak yerde günün belli saatinde eğitici programlar da yapmaları yasalarla zorunlu hale getirilse belki bonzai gibi zararlılar konusunda çocuklarımız daha iyi aydınlanır ve tedbirli olur.
UÇUK
UÇUK, @ucuk
24.10.2014 12:54:07
Anlamlı bir yazı okudum,saygımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL