5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1167
Okunma
Sitelerde paylaşıma yönelik tartışmaları, hem üye kimliğimle, hem de editör kimliğimle yaşamış birisi olarak, her iki cenahtan da gözledim, değerlendirdim; çoğu kere yazılarımla konuyu yaydım ve onurlandırıldım; içinde olduğum önceki site çemberlerince de tam tersine ’tu kaka’ bile edildim.
Site içinde sanat için teşvik amaçlı, heves artırıcı yaklaşımların da sonu yok; bunu hep deneriz, vazgeçmeyiz, şiire sevdalı olsalar da, yolunu yıllar içinde bulamayanlar için, algılarımızı belirtiriz onlara.
Gerçekten de şairlik, karşılıksız aşk gibi, hep şiiri sevmekle olmuyor; şiir de sizi biraz sevmeli, onun sizi bir gün seveceğinden emin olmalısınız. Şiirin üzerine gidecek gücü bulmanız, özellikle de ortamda heves kırıcılar olduğunda, şiiriniz hiç okunmadığında, daha bir önem kazanıverir bu; en az bir kişinin onu okuması ve sizi algılarıyla ışıklandırmasını istersiniz. Çünkü şiir, kalemin salla pati hareketleriyle oluşabilir, ama hedefi bulamaz; siz hedefe bakarken kalem, kalenin dışını göstermektedir; bunu da tribünden birinin uyarmasıyla anlarsınız; çünkü şiiri okuyanlardan geri bildirim almaksızın, onlara ulaştığınızdan asla emin olamazsınız. "Sanat için yapıyorum" diyenlere benzeyip, yıllarca aynı şiiri yazıp, kimsenin değerlemesine bile bakmaz, "iyi şair" pâyesini kendinize kolayca verebilirdiniz.
Elbette ki birçok sitede, benzer paylaşım sorunları vardır; çoğu irdelemeyi makalelerle burada tekrar ele almak gerekmez; çoğu bilinir, ama bir türlü yorum noksanlığı ile yorum yapıcıyı aynı noktada birleştiremeyiz; ikisi aynı kişi asla olamıyor ne yazık ki.. Topluca konuşsanız, tek başınıza bir kovboy gibi şiir yazıp kaçsanız da, bu tür teşvikler, kişiye bağlı, bireysel olmaktan da hiç kurtulamıyor zaten.
Paylaşım için neler yapılabilir; sitelerin amacı nedir, biliyor muyuz. "Şiir yolunu arayan dervişler" için midir; yoksa "iyi şiir yazıp okutmaya gelenler" için midir; bunun ayrımına varmamış nice üye kitlesini de yok sayamayız.
’Tu kaka’ edildiğim yerlerdeyse; yıllarca bunun savaşını verdim; kendi şiirlerimizi ikinci plana atarak, editörleri sanat görevlisine dönüştürdük; şiirlerinin tescilini kendilerine bıraktık, zamanımızı üyelere ayıralım diye.. Ancak çoğu kere site kuruluş amaçları kişisel yayın, arkadaş bulma, sosyalleşmenin bir yolu olarak görüldüğünden, sanat kaygılarımızın ikinci planda kaldığını, şairlik sevdasının sabıkalı yorum soytarılarıyla klişeleşmiş yağlı çemberlerde kısıtlı kaldığını bile gördük.
Keşke bu kaygılar, bugün daha bir ders alınmış konular olarak değerlendirilse de, tekerrür etmese açmazlarımız, sanattaki aksamalarımız. Ne var ki bu sanat, kaçınılmaz biçimde toplumsaldır, insanın insanlara yazdıklarıdır; sorunlara eğilişidir; başkalarının sevdayı algılamasını sağlamaktır, kötülüğü ise karalamak, aslen kibri yenmektir bir bakıma..
Umarım, değerli kalemler, bu konuların üzerine daha bir heyecanla eğilir ve şu paylaşımın, başkasının sofrasındakilerle ilgilenmek olmadığını algılarlar. Çözülmesi gereken ama oldukça geciken konulara yelken açmasını beklerim tüm kalemlerden, iyiye yönelik her türlü değerlendirmenin yararlı olacağını da biliyorum.