Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir. voltaire
hacı ali
hacı ali

Bir Şiirin Doğumu

Yorum

Bir Şiirin Doğumu

1

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

652

Okunma

Bir Şiirin Doğumu







Şiirin onda biri ilham, kalanı emektir.
Şiir yazmak için önce yetenek gerekir.
Sonrası çok..

Yeterince şiir okumuş olmak, genel kültür, olaylara ve duygulara ayrıntılı bakmayı bilmek, yazacağı konunun hâkimi olmak, samimi olmak vb. birçok alt yapının üzerine inşa edilir şiir.

Şiir harfe, kelimeye,cümleye ve mısralara dönüşmeden önce ruha yazılır,gizli gizli..
Potansiyel şiir veya şiirler, şair ruhlara hayatın gizli kodlarınca kaydedilir..O örtülü şiir bir gün herhangi bir sebeple dışa vurur.O anda ya yazıya geçer yada bir süre sonra kaybolur gider.
Bu nedenle sürekli kâğıt kalemle gezerdim, o dönemlerimde. Hazırlıklı değilsem gazete boşluklarına, kese kâğıtlarına not alırdım. Geceleri yatağımın başucunda bloknot defterim ve kalemin hazır dururdu. İlk gelen birkaç mısra not alınmışsa sonradan şiiri yazabilmeyi sağlardı.
İlk yazılışı ayrı bir merhaledir, şiirleşmesi ayrı.
Şiirleştikten sonra o şiirin bitirilmesi ise çok daha ayrı bir üretim sürecidir. İlk yazıldığı gibi kalan şiirlerim olduğu gibi, yirmi üç senede biten şiirlerimde oldu.

Bu anlattıklarımı, amatör arkadaşlara, özelikle gençlere bir örnekle anlatmak istiyorum. Kendim de bir amatörüm. Bu konularda hiç yardım almadan kendi kendime bir şeyleri keşfetmeye çalıştığım için bunu yapmak istiyorum.Belki bir şeyler sezdirebilirim.Denilir ki gerçeği söylemek başka bir şey anlatmak başka.Anlamak dinleyene ait olduğundan,bildirmeniz yetmez.

Bir şiir okudum ve altına yorum yazmak istedim. Şiir beni alıp bir yerlere götürmüştü. Bu işler böyle olur.
İlham bulaşıcıdır.
Kelimeler ve cümleler bilinmeyeni bildiren birer mucize gibidirler.
Duygularımı tetikleyen şiir şuydu;
….

Y/âdım Kalsın


yankılanır
çığların sesi
d/ağlarım kar içinde

yalnızlığım
türkü söyler
derenin billur senfonisinde

s/üzülür ak güvercin
od’u can içinde

s/azımız
vur denince
nûr içinde

y/âdım kalsın ben ölende

Fikret Şimşek





Usta şair (zerre) Fikret Şimşek dostum duygularımı bu mükemmel şiiriyle tetiklemişti. Benim de yeni bir şiire hamile olduğum bir andı, belki de.
Doğumu başlatan bu harika şiirin altına şunları yazdım. Hata olmasın maksatlı okuduğumda, şiirin alt yapısının oluştuğunu gördüm.
Kopyaladım ve ayrı bir dosyaya aktardım.
Yeniden okuduğumda ilk gelişmeyi sağladım.
Önce doğuşun buraya alınması gerek ki, üstüne konulanlar fark edilsin. Yorum şöyleydi:
….

s/azımız
vur denince
nûr içinde

y/âdım kalsın ben ölende
*
Sen dost; dağları aldıkça şiirine,
Tadına tad katınca enfüsi güzelliklerin
Musa’nın Tur’u,
Muhammed’in Hıra’sı gelir yâdıma
Hızır’la buluşma emrine yenik düşerim
Altı ay bir güz gider
Dere tepe düz gider
Kızarmış balığın canlanmasını beklerim
Kırk bir gün ve geceye yükleyip vebalimi
Çilelerime çile eklerim
Tur’un anlamını yüklerim küçücük bedenimle
Bir yanım Musa,
Bir yanım Hızır
Kendi kendimi eğitirim
Bir deyip iki dememeğe
Kitaplar üstüne yeminler ederim
Bütün dağları sırtımda taşırım
Mağaraları içimde
Günleri gözümde
Geceleri kalbimde birlerim
Ruhum ve nefsimi birler biteviye
Telkinle
Bir varmış iki yokmuş derim


Üzerine eklemeler ve çıkarmalar yaparak sayfama astım.

O halini saklamadığım için defalarca düzeltilmiş, geliştirilmiş halini aşağıya alacağım. Şunu belirtebilirim ki en az on yerinde değişikliğe uğramış halidir.
Şu şekle gelmişti;

….

Bir Varmış İki Yokmuş




Sen ay dost
Dağları aldıkça diline
Şiirine
Tadına tad katınca enfüsi güzelliklerin
Nehirler göller dolusu
Musa’nın Tur’u,
Muhammed’in Hıra’sı gelir yâdıma

Hızır’la buluşmalara yenik düşerim
Altı ay bir güz gider
Dere tepe düz gider
Canlanmasını beklerim kızarmış balığımın
Mecmual bahreyn’e kilitlenir
Topyekûn arzularım

Kırk bir gün
Kırk bir geceye yükleyip geçmişin / geleceğin vebalini
Çilelerime umut genleri ekerim
Tur’un anlamını yüklerim
Biteviye ilhamlarla
Küçücük sıska bedenime

Bir yanım Musa
Bir yanım Hızır
Kendi kendimi tembihlerim
Bir de iki deme
Ayrılığı isteme
Hasrete dayanamazsın

Kitaplar üstüne yeminler ederim
Bilirim
Bütün dağlar sırtımda
Mağaralar içimde

Bir atomun çekirdeğine gizlenirim
Gündüzlerin nurunu gözlerimle içer
Gecelerin zulmetini rüyalarımda yerim

Parçalanmaktan münezzeh ruh’um
Abid nefsimi birler
Düzenli
Bir varmış iki yokmuş derim


Alanya /01–06–08


Daha sonra oluşan aşağıdaki değişime dikkatinizi çekmek isterim.




Sen ay dost
Dağları aldıkça diline
Şiirine
Tadına tad kattıkça enfüsi güzelliklerin
Nehirler göller dolusu gizemlerle
Musa’nın Tur’u,
Muhammed’in Hıra’sı gelir yâdıma

Hızır’la buluşmalara yenik düşerim
Altı ay bir güz gider
Dere tepe düz gider
Kızarmış azığımın
Canlanmasını beklerim

Mecmual bahreyn’e kilitlenir
De
Topyekûn arzularım
Kırk bir gün
Kırk bir geceye ekleyip
Geçmişin / geleceğin vebalini
Çilelerime umut genleri ekerim

Yüklerim Tur’un Hıra’nın kutsi değerlerini
Biteviye
Ardı arkası kesilmeyen ilhamlarla
Şu naçiz sıska bedenime

Bir yanım Musa
Bir yanım Hızır

Kendi kendimi tembihlerim
Bir de
İki deme derim
Ayrılığı isteme ey cahil nefsim
Dayanamazsın hasrete

Yeminler ederim dört kitap üstüne
Sorgularla, tazelerim inançlarımı
Keşiflerimin, irfanımın ışığında
Zühre’ye çivilerim hizmet tahtımı
Yıldızlardan çelenkler örerim kamer büstüne

Bütün dağları sırtımda bilirim
Mağaraları içimde

Bir atomun çekirdeğine gizlenirim
Ahir zamanın şu bilindik şerlerinden
Gündüzlerin rahmetini gözlerimle yer
Gecelerin zulmetini rüyalarda içerim

Her çilenin bitiminde
Yeniden
Safi nur münezzeh ruh’um
Bütünlenir abid nefsimle
Birlenir iki deniz
Düzenli zikrine müptela olur dilim
Yar yar yar yar yar yar yar
Meğer ayrılık kör gözeymiş
Bir varmış iki yokmuş derim



Hacı Ali Bayram
Alanya /01–06–08


Şimdi de son halini görelim.

….

Bir Varmış İki Yokmuş


Sen ay dost
Dağları aldıkça diline
Şiirine
Tadına tad kattıkça enfüsi güzelliklerin
Nehirler göller dolusu gizemlerle
Musa’nın Tur’u,
Muhammed’in Hıra’sı gelir yâdıma

Hızır’la buluşmalara yenik düşerim
Altı ay bir güz gider
Dere tepe düz gider
Kızarmış azığımın
Dirilmesini beklerim

Mecmual bahreyn’e kilitlenir
De
Topyekûn arzularım
Kırk bir gün
Kırk bir geceye ekleyip
Geçmişin / geleceğin vebalini
Ahirime umut genleri ekerim

Tur’un Hıra’nın kutsi değerlerini
Biteviye
Ardı arkası kesilmeyen ilhamlarla
Şu naçiz sıska bedenime yüklerim

Bir yanım Musa
Bir yanım Hızır

Kendi kendimi tembihlerim
Bir, de
İki deme
Derim
Ayrılığı isteme
Ey cahil nefsim
Dayanamazsın hasrete

Yeminler ederim dört kitap üstüne
Sorgularla
Tazelerim inançlarımı
Keşiflerimin
İrfanımın ışığında
Zühre’ye çivilerim hizmet tahtımı
Yıldızlardan çelenkler örerim kamer büstüne

Bütün dağları sırtımda bilirim
Mağaraları içimde

Bir atomun çekirdeğine gizlenirim
Ahir zamanın şu bilindik şerlerinden
Gündüzlerin rahmetini gözlerimle yer
Gecelerin zulmetini rüyalarda içerim

Her çilenin bitiminde
Yeniden
Safi nur münezzeh ruh’um
Bütünlenir abid nefsimle
Birlenir iki deniz
Düzenli zikrine müptela olur dilim
Yar yar yar yar yar yar yar
Meğer ayrılık kör gözeymiş
Bir varmış iki yokmuş derim


Alanya /01–06–08


Bugün için bana göre şiir tamamlandı.
Sizce de tamam mı dersiniz. Beğendiniz mi. Bu hale getirirken şiir zengin ve daha güzel mi olmuş, yoksa bozulmuş mu?
Fikrinizi hem yazı hem şiir için belirtirseniz memnun olacağım.
Umarım okuduğunuza değmiştir.
Şiir’i şiirle anlatmaya çalışmıştım yıllar önce.
Şöyle ki:



ŞİİR





Yoğun yaşanan duyguların ardınca,
Giz yükü sancılarla doğar.
Düşüncenin çizgi ötesine dair,
Bir ilâhi hüzün çocuğudur şiir.



Dünya için yeni bir güzelliktir.
Akıllara nur;
Gönüllere hazdır şiir.
Duygusal keşiflerin sonu,
Tellal sadeliği ile ünlenen,
Bir tatlı avazdır şiir.

Sevgiliye mesajdır.
Dilektir; duadır:
Sevinçtir.
Nadiren serzeniştir şiir.
En çok sevenlerle,
Bir sevimli dertleniştir şiir.

Şairle şiir,
Şiirle şair söyleşir;
Derler ki:
Ey hüzün çocuklarının anası…
Yalnız değilsin bilesin;
Her insan biraz ozan,
Her şiir biraz insan.
Hepimizin ortak hazzı,
Bir takdir-i ezeldir şiir.

Konu ve şekil çok önemli değil.
Gönülden söylersen avazı,
Bir kusursuz güzeldir şiir.

Ilgın–1994

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Bir şiirin doğumu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bir şiirin doğumu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Bir Şiirin Doğumu yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
_ZERRE_
_ZERRE_, @-zerre-
6.6.2008 14:09:20
Degerli Üstadim , sizi bu sitemizde tanimaktan hep mutlu oldum.
Siirleriniz ve insan kisiliginize hayran biriyim... Burada durusunuz öyle güzel ki .. Sizin gibi güzel yürekli , siire sevdali bir saire ben yazdigim bir siirle esin olmusum .. Ne mutlu bana ...

Siiriniz cok güzel olmus . Bir siirinin dogumunu anlatan bu yaziniz da cok güzeldi ...


Sizi canigönülden kutluyorum... Sevgilerimle ...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL