Bir insanı avucunuza almanın en iyi yolu, kalbini kazanmaktır.-- la cordaıre
lalegül
lalegül
@lalegul

ÇİÇEKLERİ SOLDURMAYIN

29 Ağustos 2014 Cuma
Yorum

ÇİÇEKLERİ SOLDURMAYIN

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

609

Okunma

ÇİÇEKLERİ SOLDURMAYIN

Bir taş olarak yaratılmış olmak neyi ifade eder? Bir çiçek, bir kuş olarak dünyaya gelmek mesela…

Üzülüp sevinemeyen, kendi hâllerinde…

Çok zaman varlıklarından bile haberdar olmadığımız…

Ne hesapları var, ne umutları. Ne de hayattan bekledikleri… Var oldukları müddetçe, kendileri dışındaki bir iradeyle mevcudiyetini korurlar. Bazen bir evin harcına, bazen de bir vazoyu süslerler insanlar için. Bazen bir kafese konur evin bir odasında. Kendi istekleriyle olmasa bile insanlar tarafından yön bulur hayat seyirleri.

Ama insanlar öyle midir ya? Doğduğu günden beri amansız bir mücadelenin içinde bulurlar kendilerini. Düşünme melekelerini kullansalar dahi güçleri kafi gelmez çok zaman. Kâh kendini yönetir, kâh başkasını… bazen de başkası kendisini…

İrade devire ve şartlara göre değişiklik arz edebiliyor.
Kimi zaman haklılığına değil güçlülüğüne bakıyorlar. Her zaman güçlü olan haklı olmayabiliyor. Güçlü olan adil olabilseydi mazlumun gözyaşından bahsedilir miydi hiç?

Bir taş olmak,
Bir kuş olmak,
Bir çiçek olmak…
Bir evin duvarında taş, bir kafeste kuş, bir vazoda çiçek
Hepsinin de iradesi kendinde değil.
Duvarda taş olmak, göze yaş olmaktan daha mı hazindir?
Değildir elbet.

Vazodaki çiçek, bahçedekinden daha mı rahat?
Kafesteki kuş, kırlardakinden daha mı huzurlu?
Değildir herhalde.

Kim hürriyetinden vazgeçer ki? Kim kendi hayatını başkasının veya başkalarının yönlendirmesini ister ki?

Güçlü olan adil, haklı olan mutlu olmadıktan sonra geriye ne kalıyor? Şahsiyetli bir hürriyet, şerefli bir mazi, gözyaşı ve hüzün

Bir taş olmak,
Bir kuş olmak,
Bir çiçek olmak..

En azından ‘akıl’ denilen nimete sahip değil.

Ne hareketleri kendi elinde, ne istikballeri…

Ne hesapları var, ne umutları. Ne de hayattan bekledikleri…

Bir sevki tabî ile varlığını sürdürüyorlar.

Yine de bir surda taş olmak, bir yolda taş olmaktan;

Bir dalda kuş olmak, kafeste kuş olmaktan;
Kırlarda ki çiçek, vazodakinden daha imtiyazlıdır.

Her ne kadar toplar, surları harap etse de;
Her ne kadar, daldaki bir kuş avcının hedefinde olsa da;
Her ne kadar, kırlardaki bir çiçek rüzgâra, soğuğa rağmen hayatını sürdürse de, hürriyetleri onlara güç ve takat veriyor. Kendileri gibi davranıp, kendileri gibi yaşıyorlar. Ta ki bir başka ‘kuvvetin’ müdahalesine kadar…

Ah bu müdahaleler!

İnsanları kendi hallerine bırakmazlar ki… İllâ kendi kafeslerinde görmek isterler…

Ama biz dalda durmak istiyoruz.

Avcının hedefinde olmamıza rağmen…

Vazodaki çiçekler tez solar.

Çiçekleri soldurmayın…

Çiçekler solmasın…


Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Çiçekleri soldurmayın Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çiçekleri soldurmayın yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÇİÇEKLERİ SOLDURMAYIN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.