6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
885
Okunma
Hangimiz koruyabildik ki sakındığımız gözü çöpden? Kuleler, mağaralar, sığınaklar yapdık ya ne fayda. Hattâ haddimizi aşdık, baht yapmaya bile soyunduk. Hemen bildirildi haddimiz.
Üzerine titredik sevdiklerimizin. Nezleden gripden koruduk onları ya, amansız mikrop salıcıları boş durmadılar. Sıkı sıkı giydirip gönderdik okullarına, tembihler sıraladık bitmek tükenmek bilmeyen. Devrik cümleler kurmasınlar diye uğraşdık, oysa her cümlemiz devrildi yaşamımızın orta yerine.
Anlaşıp uzlaşalım diye icat edildi belki de kelimeler, ne yazık ki susuşları getirdi peşisıra. Yol almak içindi yolculuklarımız, fakat varışsızdık çoğunca.
Cymadık vazgeçmedik hiç güvenmekden yarına. Umut türeyip boy verdi içimizde hep. Aheste revan, bir senkron tutturup yaşadık alabildiğine. Sudaki balığa, daldaki kuşa, gökdeki dönencelere çevirdik başımızı. İyiden güzelden yana olmakdı muradımız.
Çoğaldıkca azaldık, azaldıkca çoğaldık. Saman alevi gibi parladık kimi zaman. Çünkü korkduk yitirmekden, yitirilmekden de korkmak istedik yalan yok. Sezince acının yakınlarda olduğunu, kaçıp saklandık. Tümseklere takıldık düşdük örselendik. Kalkıp yerimizden doğrulduk, kalıp savaşdık. Ürperdik ölüm soğukluğuyla. Ve öğrendik aslında bize rağmendi hayat denilen muamma. Fakat sevdik, sevmeyi seçdik. Uğur böcekleri kondu omuzlarımıza sonra. Her yandığımızda, sayılmaz deyip yeniden dahil olduk oyuna. İşte şimdi tam vaktidir yeniden yeşermenin. Seviyle kucaklaşmanın tam vaktidir şimdi. Eğer an kadar dahi kalmışsa şu ahir ömür, onu gücendirmemelidir. Hepimiz içindir toprağın özü, suyun kalbi, taşın sabrı. İklimlerden iklim beğenip taşınmalıyızdır kahırsız akşam üstlerine. Dönüşmeden önce siyahdaki beyaz karanlığa, bulup kavramalıyızdır benliğimizi. Hadi ras gele. Kaşığımızdakine razı olmakla birlikde, iyisini edinmeyi ihmal etmeden...