5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1590
Okunma

Uzakda çan sesleri. Hani koyunların boyunlarındakinden. Her nerede olurlarsa olsunlar, onları arayanlar kolayca bulsunlar diye. Hava hafifden serince. Yaz akşamlarının eski bunaltıcılığı da kalmadı zaten nicedir.
Hayatı ve içine sığmış sığamamış her şeyi tartıp imbiklerden süzmek için uygun bir an. Çok söyleyince az anlaşıldığımı farkettiğimden beri, içimle daha sık konuşur olmuşdum. Belki de artık, on on iki yıllık kırlentlere dayanıp nereden nereye doğru yürüdüğümü de sorgulamalıyım. Herkesin haklılığını ıspata çabaladığı, kimsenin kimseye kulak vermediği bildik kısır döngüler yerine, sahici ve kalıcı kararlar almalıyım. Kabul etmeliyim eksik kelimelerin çoğul bir aradalıklar getirmediğini. Uçsuz bucaksızmış gibi görünen okyanusların bile sonlu olduklarını.
Ardımdan kapıları kapatmak üzereyim. Sabahsı gökyüzü düşlerime, odamdaki duvarlardan yansımaya, alışık olduğum düzeni terketmeye evriliyorum çünkü. Kendime yalanlar kandırmacalar sebepler üretip, bir cendereyi derinleştirmekden cayıyorum. Dudaklarımın arasında kesin bir hoşçakal duruyor. Peşisıra gelecek gülegüleyi olumluyor, beni yarına hazırlıyorum. Keşke demeyi unutturacak kadar direndiğimi ve denediğimi düşünmek rahatlatıyor vicdanımı. Katlanmak türevi pek çok hale dahi yabancı olmadığımı biliyorum. Şimdi teknik ve can sıkıcı bazı detaylar var sadece bu ritüeli tamamlamak için. Annem epey üzülecek, bir sürü nasıl olurla başlayan cümle kurulacak, arabulucular uzlaştırmacılar meraklılar doluşacak yaşamımın en mahrem kovuklarına ve ben yalnızca izleyeceğim. Bir daha efkârımı çoğaltmamasını dileyeceğim karanlık gölgelerin. Fakat eminim ki, bakmayacağım arkama. İlk kez. Güvende, huzurlu, hafiflemiş hissediyorum kendimi. Kibir değil böyle hissedişlerimin kaynağı. Bütün bir benliğime çakılan bir kibrit çöpü. Bazı siyah kalemlerin payına düşen ise, bir boşanma ilâmı. Umarım hayat güzel şeyler getirir cümlesiyle imzalanan bir parça çizgilerinden soyunmuş kâğıt üzerine...