2
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1599
Okunma
Herkesin bildiği bir hikaye:” Nemrut, Hz. İbrahim’i çarmıha bağlayıp, dağ gibi odun yığdırmış altına. Büyük bir zevkle ateşlemiş odunları. Kahkahalar atarak seyrediyormuş. Meydana toplanan halk Nemrut’un haksız, Hz. İbrahim’in ise haklı olduğunu biliyormuş. Bu berbat manzarayı ah, vahla seyrediyor ama bir şeyler yapmak için parmağını oynatmıyormuş. Ormandan olayı seyretmeye gelen hayvanlarda aynı durumdaymış. Herkes haklının kim olduğunu biliyor ama Nemrut’tan korktukları için ağızlarını açamıyorlarmış. O sırada bir karınca olanca hızıyla çeşmeyle ateş arasında gidip geliyormuş. Hayvanlar merak etmişler.” Durup seyretmek varken ne yapıyor bu şaşkın”diye düşünenler olmuş. Koca gövdesiyle fil, karıncanın yolunu kesmiş; “ ne yapıyorsun böyle, nereye gidip geliyorsun?” karınca derin bir nefes alıp, “ağzımla su taşıyıp ateşe döküyorum.” Demiş. Fil kahkahalarla gülmüş:”Senin ağzınla taşıdığın suyla koca ateş söner mi?” demiş. Karınca, olanca kararlılıyla, “ben de biliyorum taşıdığım suyla ateşin sönmeyeceğini ,ama hiç olmazsa tarafım belli .” Demiş. Fil bakakalsa da karıncanın ardından yerinden bile kıpırdamamış.
Düşünüyorum bir karınca kadar bile olamıyoruz. Nemrut’mu yoksa ateşin büyüklüğü mü gözümüzü korkutan. Yoksa “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” felsefesi mi? Artık biliyoruz, bilmeliyiz bize dokunmayan yılanların büyüyüp bir gün hepimizi yutacağını. Birey olarak elimizden bir şey gelmese de tarafımızı belli ederek, birleşerek dik durabiliriz ateşin de Nemrut’un da karşısında.
Çoğumuzun adını bile duymadığı Rachel Corrie, 16 Mart 2003’ de Filistinlilerin evlerini yıkmaya gelen, İsrail güçlerini engellemek için buldozere kendini siper etti. Aynı buldozer tarafından ezilerek katledildi. Karınca misali yaptığı işe yaramamış gibi görünse de tarafını belli etti. Mazlumlar için bir şeyler yapmanın verdiği vicdani rahatlıkla öldü. “Saflar çok net, ya mazlumun yanındasın, ya zalimin. Zulüm bizdense, ben bizden değilim.” Rachel Corrie’den kalan son sözler oldu. Kısa ama çok net ve çok anlamlı mesajlar veren sözler. Kaçımız bu mesajlara katılırız bilemiyorum ama “zulüm bizdense” ben de bizden değilim.
Tarafımızı belli edip “dur “demeliyiz “ Nemrut’un ateşİne. İki seçeneğimiz var, ya boğazda sefa sürenin yanında ya da ocak başında demir dövenin yanında olacağız. Ya Çırağan Saray’ında iftar edenin yanında ya da bir lokma ekmek için canından olanların yanında. Vicdanımız ,insanlığımız neye elverirse…