6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1716
Okunma
Gözlerde başlar önce haykırış.Dolu dolu olur , sanki setlerin fayda etmediği bir sel yığını gibi.Kirpiklerimiz her ne kadar durumu idare etmeye çalışsa da , " gözüme toz kaçtı " diye dile gelse de bahaneler ; bir süre sonra onlar da kaçamaz yalan olan bu gerçekten. Sonra sımsıcak tenimizle buluşur bu sel suları.Acı , tatlı tüm anılarımızı sürükleyip gelse de aci gerçek , en çok tuzlu yanlarından sunacaktır bize cömert ikramını.Ne yapsan boş...Kelimeler , cümleler kifayetsiz ... Tek yapmak isteyeceğin uyumak ve sonsuza dek uyanmadan unutabilmek...Ateş değil kül olmak , hiç kıvılcım çıkarmamak sonsuza dek.
Aradan yıllar geçecek , yaşam kavgası denen oyun yıllar önceki acıyı unutturmuş gibi gelecek sana.Oysa karanlıkta seni izlemiştir durmadan.Suda yürürcesine belli etmeden.Küllere ; bir albüm kapağında ya da mutlu bir anı düşünde kıvılcım vermeyi amaçlamıştır hep.Ya da yıllar sonra bir gün , hiç beklemediğin bir anda rüyalarına gelir sevdiğin kişi.Kelimeler boğazına düğümlenir , özlemin artar...
Kimisinin eski bir dostu , kimisinin sevgilisi , kimisinin canından bir parçası ; amcası... Hani derler ya baba yarısı diye ! Abartılarak söylenmiş bir söz öbeği gelebilir kimilerine göre.Çünkü ; ona sahip olmayan anlayamaz hiçbir zaman.Onunla geçirdiğiniz vaktin durmuş olması isteği yoksa kalbinizde ; en değerli varlıklardan birinden mahrum kalmışsınız demektir.Belki de sizler bu tasviri annenize , babanıza veya sevgilinize yakıştırmış olabilirsiniz.Hiç farketmez ! Eğer kalbinizde onun kalbinden bir esinti , bir parça varsa ; onun düşüncelerini gözlerinizde yaşatıyorsanız ve onun için döktüğünüz
bir damla gözyaşında yaşıyorsanız , emin olun ki hayat hala gözyaşı dökmeye değer... 23.05.2008 SUMRU
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.