6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1686
Okunma
İlk akla gelen şey: Bedenen uzaklaşmak,fiziksel olarak o kişiyi görememek.
Oysa ki bana göre ayrılık fikren olursa gerçek ayrılıktır. Aynı ortamda , hatta aynı evde,
aynı yatakta ayrı düşmek... En acı ayrılık budur. Şimdi bu yazıyı okuyup da haklısın biz de çok ayrı düştük diyecek zannedildğinden çok kişi olduğunu tahmin ediyorum. Kimileri
bunu gizler rol yaparlar. Bu çok daha zordur. Kendini kandırmak düzeltmek için çaba harcamamak.
Çocuklarıyla ayrı düşmek de bunlardan biri. Anneler babalar çocuklarından ilk ayrıldıklarında büyük bir sarsıntı yaşarlar. Oysa ki evde iki kelime konuşmıyorlardır birbirleriyle. Çalışan anne babanın çocukları için ise durum daha vahim. Eve yorgun gelen anne ancak ev işlerini bitermeye zaman bulabilir. Onun için çocuklarının genel ihtiyaçları dışında onları dinleme, anlama , dertleşme gibi çok önemli duygusal bağlarda uçurumlar oluşur.Uzaklara gitmek değildir ayrılık bu bağlamda. Ayrıldığı zaman evdeki birey rahatlıyor ve malesef bir daha geri dönmemek için bahaneler uydurmak zorunda kalıyorlar. Eşlerden biriyse ayrı düşen, mutlaka yuvanın dağılmasıyla son buluyor bu iletişimsizlik...
Oysa ki evde çok güçlü sevgi ve iletişim kurabilen ailelerde, çocuklar uzaklara gitse de kopukluk olmuyor. İletişim daha güçlü devam ediyor.Geri dönüldüğünde daha güçlü bağlar oluşmuş oluyor.Geriye dönüşler şenliye dönüşüyor.
Bütün dünyada hızla teknolojinin yayılması sonucu bireysellik hızla yayılmakta, sanal aleme kaçış yolları aynı evde büyük ayrılıklara neden olmaktadır. Dileğim bedenen ayrılıkların ruh ayrılıklarının önüne geçmesi için hepimizin el ele vererek birşeyler yapmaya çalışması.
Sadece kanbağının oluşturduğu ayrı dünyaların insanları aynı evi dahi paylaşmaktan vazgeçip tek kişilik daire veya odalarda yaşıyacak gibi görünüyor. Ne dersiniz? Bunu engellemek için ne yapabiliriz?...