Sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları açığa vurur. seneca
Mustafa Topaloğlu
Mustafa Topaloğlu

Gurbete Sürgün

Yorum

Gurbete Sürgün

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

923

Okunma

Gurbete Sürgün

GURBETE SÜRGÜN
Karacaoğlan’ın aşkı sevda üstüne söylediği sayısız türküsü vardır. Bunların yanı sıra ayrılık,gurbet,sıla hasreti temalarını işleyen türküleri de bir haylidir. Birini dikkatlerinize sunuyorum:
.
“Bir yiğit gurbete gitse
Gör başına neler gelir
Merdin sılayı andıkça
Yaş, gözüne dolar gelir

Bağrıma basarım taşlar
Akıttım gözümden yaşlar
Yavrusun aldıran kuşlar
Yuvasına döner gelir

Kocadım çekemem nazı
Bağrıma dökemem közü
Yârin bana kötü sözü
Kara bağrım deler gelir

Evlerinin önü söğüt
Atalardan kalmış öğüt
Yârinden ayrılan yiğit
Sılasına döner gelir

Yaşa Karac’oğlan yaşa
Ben söylerim coşa coşa
İş düşünce garip başa
Düşünerek gider gelir”
.
Gurbettesiniz. Garipsiniz. Başınızda bir hal var. Ne yaparsınız? Düşünmekten başka. Ona sebep Karacaoğlan “İş düşünce garip başa / Düşünerek gider gelir” diyor.
Aşık Ali İzzet’in de ömrü gurbette geçmiş. Hani “Mühür Gözlüm”ün şairi var ya o muhterem. Gurbete de alışmış. Ağıt,firkat...Alışmayıp de ne yapacak?
.
“Gece gurbet gündüz gurbet yıl gurbet
Gurbet bana ben gurbete alıştım.
Aksam ağıt, sabah ağıt ne hikmet
Firkat bana, ben firgata alıştım...”
.
Ya Koca Veysel? O da gurbetten çok çekti. Öyle ki “Gurbet oldu köyüm benim” diyecek kadar:
.
“İki gözüm görmez benim
Kimse halim sormaz benim
Beş gün evde durmaz benim
Gurbet oldu köyüm benim”
.
Gelelim Muhlis Akarsu’ya. Muhlis Akarsu da gurbet acısını iliklerinde hissetmiş bir ozan. Gurbete gidişini yokluğa,yoksulluğa bağlıyor Akarsu:
.
“Yokluk beni mecbur etti
Gurbeti ben mi yarattım
Gençliğimi aldı gitti
Gurbeti ben mi yarattım

Ne mektup ne haber aldım
Yurdumdan yuvamdan oldum
Her şeyime hasret kaldım
Gurbeti ben mi yarattım

Akşam olur gölge basar
Umuduma yeller eser
Yokluk imkanımı keser
Gurbeti ben mi yarattım

Akarsu sılayı anma
Bu ayrılık geçti sanma
Çaresizdim geldim amma
Gurbeti ben mi yarattım”
.
Sözü daha fazla uzatıp sabrınızı taşırmayayım. Gurbeti yaşayan bilir. Bilir de bunu dile getiremez. İçine atar. Ozanlardır ki bizim duygularımızın tercümanıdırlar. Bizim duyup diyemediklerimizi tele dökerler. Türkü türkü çalar söyler ozanlar. Boşuna dememiş eskiler “At ayağı külük,ozan dili çevik olur.” diye. İyi ki ozanlar var, iyi ki yazanlar var.
Onlar olmasa halimiz nice olurdu... Kör,sağır,dilsiz yaşar giderdik. İçimize ata ata kendimizi yer bitirirdik.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Gurbete sürgün Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gurbete sürgün yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gurbete Sürgün yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL