Aklım erdi. Nüfus cüzdanıma baktım ki, doğum tarihim 1944 Rahmetlik
babam doğum tarihi mi doğru mu yazdırdı? yanlış mı yazdırdı? Onu tabii ki ben bilemem.
İlkokula başlamadan önce de
babam vefat etmişti. İlkokulu bitirince, ortaokulu liseyi bilen pek yoktu. Zaten mal mülk de olmadığı için ancak terzi çıraklığına gitmekten b
aşka da yapılacak şey yoktu.
Çırak olarak terziliğe başladım. Yaptığım işlere gelince; bilcümle dükkânın temizliği, ustanın evine hatta Ağabeysinin ve amcasının oğlunun evine erzak taşımak, çarşıdan iğne, iplik, , çalışan kişilere öğle yemeklerini lokantaya sipariş vermek tabii ki bu yemeklere ben dâhil değilim. Ben ancak kara zeytin ile yarım
ekmek ve yarım kuru soğan, her gün ona talim ediyordum.
Aradan belirli bir süre sonra bir çırak daha alındı. Yazmayı unutmuştum belirli
zamanlarda ütünün içine kömür koymak. Öbür çırak arkadaş hiç ütüye kömür koymaz hep ütünün kömür işi sanki bana bırakılmıştı. Ama bir gün oldu ki her şey iliğime tak dedi. O gün ütüye ben de kömür koymamıştım. Izgaranın üzerinde kül bile kalmamıştı usta masanın başına geçer ve elbise kesmek için kumaşı ütülemek ister ütüyü kumaşın üstüne koyar ütüyü sürter, sürter ütü yürümez. Ütünün kapağını açar ki ne gönsün ızgaranın üstünde kül bile kalmamış ütünün içi de dışı da everens tepesine dönmüş sanki. Usta ütüyü alır paravananın arkasına geçer, içerisine de bir tas su döker. Beni ve öbür çırak arkadaşı paravanın arkasına çağırır, su döktüğü ütüye eğilin de üfleyin bakalım der. Kimin ne yaptığını kontrol edemezsen veya etmezsen ütü de söner ocak da söner. Sevgi ve saygılarımla.((1957-1958yılları)
17.Nisan 2014- Hasan TAŞDEMİR