5
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2756
Okunma


Onlar Savaşın Çocukları
Hesapsız, yalansız masum çocuklar.
Yaşamayı herkesten daha fazla hak eden çocuklar.
Büyüklerin kavgasında üzülen, ülkelerin savaşlarında yok olan çocuklar.
Acı çeken, ağlayan çocuklar.
Bu dünyanın çocukları, dili, dini, ırkı, rengi mezhebi ne olursa olsun hepimizin çocukları.
Küçük dünyalarına sığan büyük silahların gölgesinde oyuncak hayalleri kurarken siyasetçilerin iktidar hırslarına kurban ediliyorlar. İktidarını korumak isteyen diktatörler çocuk, yaşlı genç demeden yok etmeye devam ediyor.
İçeride ya da dışarıda savaşın sebebi ne olursa olsun, çocuklar bu savaşın dışında olmalı. Onların gözyaşlarına sıkılan kurşunların hesabı ölçülemez. Değer biçilemez o korkuya ve yok edilişe.
Siyasiler çocuklara anlatabilirler mi iktidar hırsı yüzünden hayallerini çaldıklarını, ailelerini yok ettiklerini.
Elbette hayır. Kuracakları hiçbir cümleyi savaşın çocukları anlamayacaktır. Ve aynı dili kullanmadıkları açıktır.
Ölümün sayısını; soğuk yüzlerin ifadesiz gözlerine yerleştirilmiş, duygudan yoksun ifade ederek, savaşın meşru olduğunu çocuklara anlatamayacaklar.
Ve
Siyasiler ile çocuklar arasındaki uçurum büyüdükçe çocuklar savaşı asla affetmeyecek.
"1989’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve 1994’te Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen "Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi"nin 6. Maddesine göre "Çocukların Yaşamını Korumak Herkesin İlk Görevidir. Yaşamak Her Çocuğun En Temel Hakkıdır." Deniyor.
Kim uyuyor bu sözleşmeye.
Hiç kimse.
Ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.
Anneler;
İşte o ateşin içinde kalan anneler çocukları üzerine kurdukları hayallerini topluyor savaş meydanlarından. Öfkeleri kurşun olmuş gözlerinde. Ve ağıtları yürekleri dağlıyor. Atılan her çığlık ok gibi saplanıyor vicdanlara.
Yaşamdan kopmamak ve annesiz çocuklara annelik yapmak için hayatın kıyısında beliren cılız ışığa doğru koşuyorlar. Beddua sarıyor dört bir yanı, yas kaplıyor tüm bedenleri.
Duygular siyah,
gökyüzü siyah,
bakışlar siyah.
Hayalleri umutları simsiyah çocuklar.
Savaştan kaçmak isteyen bir çocuğun ayağına batıyor şarapnel parçaları, havada yankılanan silah sesinin ardından yere düşen savaşın çocuğu elinden parçalanmış cam bilyesini bırakıyor istemeyerek, son bakışları mavi bilyesini takip ederken donuyor. Ve bilye askerin ayak dibinde postalına yaslanarak duruyor.
Savaşın çocukları onlar.
Bir gün tarih kendini yazarken çocukların gözyaşlarını iri puntolarla altı çizili yazacaktır.
Ve çocuklar siyasileri asla affetmeyecektir.
Hülya Türk BOYACIOĞLU
16.04.2014