Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
HÜLYA TÜRK
HÜLYA TÜRK

SAVAŞIN ÇOCUKLARI

Yorum

SAVAŞIN ÇOCUKLARI

5

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

2757

Okunma

Okuduğunuz yazı 17.4.2014 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
SAVAŞIN ÇOCUKLARI

SAVAŞIN ÇOCUKLARI


Onlar Savaşın Çocukları

Hesapsız, yalansız masum çocuklar.

Yaşamayı herkesten daha fazla hak eden çocuklar.

Büyüklerin kavgasında üzülen, ülkelerin savaşlarında yok olan çocuklar.

Acı çeken, ağlayan çocuklar.

Bu dünyanın çocukları, dili, dini, ırkı, rengi mezhebi ne olursa olsun hepimizin çocukları.

Küçük dünyalarına sığan büyük silahların gölgesinde oyuncak hayalleri kurarken siyasetçilerin iktidar hırslarına kurban ediliyorlar. İktidarını korumak isteyen diktatörler çocuk, yaşlı genç demeden yok etmeye devam ediyor.

İçeride ya da dışarıda savaşın sebebi ne olursa olsun, çocuklar bu savaşın dışında olmalı. Onların gözyaşlarına sıkılan kurşunların hesabı ölçülemez. Değer biçilemez o korkuya ve yok edilişe.

Siyasiler çocuklara anlatabilirler mi iktidar hırsı yüzünden hayallerini çaldıklarını, ailelerini yok ettiklerini.

Elbette hayır. Kuracakları hiçbir cümleyi savaşın çocukları anlamayacaktır. Ve aynı dili kullanmadıkları açıktır.

Ölümün sayısını; soğuk yüzlerin ifadesiz gözlerine yerleştirilmiş, duygudan yoksun ifade ederek, savaşın meşru olduğunu çocuklara anlatamayacaklar.

Ve

Siyasiler ile çocuklar arasındaki uçurum büyüdükçe çocuklar savaşı asla affetmeyecek.

"1989’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve 1994’te Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen "Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi"nin 6. Maddesine göre "Çocukların Yaşamını Korumak Herkesin İlk Görevidir. Yaşamak Her Çocuğun En Temel Hakkıdır." Deniyor.

Kim uyuyor bu sözleşmeye.

Hiç kimse.

Ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.

Anneler;

İşte o ateşin içinde kalan anneler çocukları üzerine kurdukları hayallerini topluyor savaş meydanlarından. Öfkeleri kurşun olmuş gözlerinde. Ve ağıtları yürekleri dağlıyor. Atılan her çığlık ok gibi saplanıyor vicdanlara.

Yaşamdan kopmamak ve annesiz çocuklara annelik yapmak için hayatın kıyısında beliren cılız ışığa doğru koşuyorlar. Beddua sarıyor dört bir yanı, yas kaplıyor tüm bedenleri.

Duygular siyah,
gökyüzü siyah,
bakışlar siyah.
Hayalleri umutları simsiyah çocuklar.

Savaştan kaçmak isteyen bir çocuğun ayağına batıyor şarapnel parçaları, havada yankılanan silah sesinin ardından yere düşen savaşın çocuğu elinden parçalanmış cam bilyesini bırakıyor istemeyerek, son bakışları mavi bilyesini takip ederken donuyor. Ve bilye askerin ayak dibinde postalına yaslanarak duruyor.

Savaşın çocukları onlar.

Bir gün tarih kendini yazarken çocukların gözyaşlarını iri puntolarla altı çizili yazacaktır.

Ve çocuklar siyasileri asla affetmeyecektir.

Hülya Türk BOYACIOĞLU
16.04.2014

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Savaşın çocukları Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Savaşın çocukları yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SAVAŞIN ÇOCUKLARI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mücella Pakdemir
Mücella Pakdemir, @mucellapakdemir
19.4.2014 00:00:30
Savaş, çocuk, yetişkin, kadın, erkek ayırmıyor. Nerede savaş varsa orada ölüm var. İnsanlar, hayvanlar, hatta doğa ölüyor. Şimdiki savaşlar proje savaşları. Doğal başlamıyor çatışmalar. Gizli güçlerin düğmeye bastığı an kana bulanıyor ülkeler. Hiç ara verilmiyor üstelik. Her an bir yerlerde savaş var. Savaş yoksa terör var ki bu da bir savaştır. Sıcak savaşların yanı sıra, biyolojik savaş, ekonomik savaş, psikolojik savaş, prestij savaşları, kültür savaşları, teknoloji savaşları, iktidar savaşları... ne ararsanız var. Kandan ve kaostan beslenenler oldukça bu savaşlar bitmeyecek.
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
18.4.2014 19:20:41
Bütün bunlar, bazı kişilerin dünyaya sığamamasından, bazı devletlerin savaşı gelir sağlamak için kullanmasından kaynaklanıyor ve onlarca insan sakat kalırken, onlarca insan ölüyor ve çocukları yetim kalıyor. Geriye kalan çocuklar, öksüz, yetim olarak SAVAŞ ÇOCUKLARI olarak ortada kalakalıyor işte.

Kısaca; acı büyük, sefalet büyük...

Tebrikler Hülya Hanım

sevgiyle

CaNMaYBuLL
CaNMaYBuLL, @maybull
18.4.2014 03:30:31


maybull tarafından 4/22/2014 10:08:29 PM zamanında düzenlenmiştir.
ni
nil gölge, @nilgolge
18.4.2014 02:10:16
eger bu güzelim dünyayı kadınlar yönetiyor olsaydı sıyasetın kılıdın kadınlar olsaydı ... erkek egomonyasındaki ..dünya bu kadar kötü yakıcı acı dolu olmazdı .... çocukların bu savasın tam ortasında ....... kan vahşet ölüm ile koyun koyuna ...anaların bağrı yanık çaresız .... silah tacırlerı bıraz daha karınlarını kasısın bıraz daha cepleri para dolsun diye ... çocuklar ölmek zorunda ve bu canavar ruhlu insanların yönettıği bir dünya ... tek gözlü canavar ..ilmınatü örgütü ..bu örgüte üye dünyaca ünlü sanatçılar yazarlar çizerler ..öncü birlik savaş ..masumlarını koruma altına alır gibi çocukları sımgesel görüntülü sevgi göstergesı ıle dünyaya tesır etmektedırler ... bunların en ünlülerınden bret pıtın esı adı suan aklımda olmıyan ..ve ülkemızde bır çok ünlulunun uye olduğu örgüt ..dünya savaş örgütü ... sılah tacırlerı ..dünya nufus planlamasını hesaplıyan örgüt .....
Davidoff
Davidoff, @davidoff
18.4.2014 00:26:20

Uzun zamandır internetimizdeki genel arıza yüzünden defterimizde uzun süreli kalamıyorum ne yazık ki.

Ama bu yazıyı okur okumaz dayanamadım, girdim. Bazen güzel yazıların güne gelişine bu yüzen memnun oluyorum, çünkü gözümüzden kaçmış olabiliyor.

"SAVAŞIN ÇOCUKLARI."

Size tavsiye ederim asıl bu isim altındaki çocukları gidin de İstanbul'un Küçükpazar semtinin biraz üstünde bir mahalle var. Varoş mu varoş, kimsesiz mi kimsesiz, zavallı mı zavallı, virane mi, virane. Size daha ne diyeyim bu mahalleye eğer bir ad koymak isterseniz sadece zavallı diyebilirsiniz, o kadar.

Ev diyecek olursanız, kapısı, penceresi yok. Kalın muşambalarla kapatmışlar, sobalar yok. Çalı çırpı toplamışlar onları yakıyorlar. Banyo falan hak getire... Arada bir Aksaray hamamına gidip yardım amacıyla yıkanıyor çocuklar.

Üstlerindeki kıyafetleri ne siz sorun, ne ben anlatayım.

Kaç kere yazmak istedim, elim varmadı. Sadaka için dilenen bizim dilencilerimiz var ya hani, onları geçiniz. Onlar çocuklarına en güzel çikolata gofretlerle büyütüyor hanımlar, beyler.

Yardım yapacaksanız buyrun, bir defa olsun gidin görün Küçükpazar'ın arka sokağında yaşayan SAVAŞ ÇOCUKLARINI. Ne ana var, ne de baba...


Saygıyla.






Davidoff tarafından 4/18/2014 8:07:34 PM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL