12
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1233
Okunma

Ah ciğerparem...
Tetik çeken parmağına kurban.!
Bubi tuzağı hazırlarken elinde patlamıştı da işaret parmağının yarısını uçurmuştun, nasıl çekebildin o yarım parmakla tetiği de hedefi tutturabildin yiğidim?
Üstüne kan sıçradı mı?
Hep kan tutardı seni zaten, kaç kere demiştim "oğul bak uzaktan kumanda mı ne varmış, ne görüntü ne ses oluyormuş, basıyormuşsun düğmesine devrimini yapıyormuşsun” diye de, hiç dinlememiştin beni..
Neymiş;
Motive olacakmışsın
Olmayıver kuzucuğum, değer mi oranı buranı incittiğine.?
Polis kafasına odun indirmekten ellerin nasırlaşacak diye yanarken burada, bir de oralarda oranı buranı sakatlayacaksın diye yüreği hop hop hoplayan ananı düşünmez misin hiç?
Dağda ne yer ne içer, aç mıdır açık mıdır, üstü başı temiz midir, banyo yapabiliyor mu, yeri yumuşak mıdır, kertenkele, akrep falan var mıdır düşünmekten helak olduydum.Akrepten hep korkardın, küçükken bilmeyip de eline aldığında sokmuştu da saatlerce ağlamıştın.Sonra ne zaman akrep görsen “içim bir tuhaf oluyor ana, ürperiyorum” derdin..
Ne vardı sanki kırlardan kentlere doğru devrim yapacak.Bunun kentlerden kırlara doğru olanı da varmış, geçen bir insan hakları toplantısında duymuştum bir arkadaştan.Akşamları evine gelirdin ne güzel, sıcak yemek geçerdi kursağından, üstün başın yıkanırdı,oralarda sırtını kime lifleteceksin ki? Sabah kahvaltını edip giderdin neyi devireceksen...
Ne oldu şimdi?
Karakolda nöbet tutan askeri vurdun da iyi mi oldu?
Daha eylem videonuz internete düşmeden yakalayıverdiler seni.
Dernekteki arkadaşlarla, karşı devrimci işbirlikçi askerlerin, mermilerinizin önüne atlamalarını seyredemeden, altyazıda adın geçtiydi televizyonda.
Yüreğime mi indireceksin sen oğul benim?
Hadi askerin anası iki gün ağlar, unutur.Ben, sen mapusdayken her gün kaç kere öleceğim biliyor musun? Her ziyaretimde seni tel örgülerin arkasında görmek, oğlunu toprak altında artık göremeyen şehit annesinden daha mı az zor bir durum?
Nasıl dayanırım buna?
Tetik çeken parmağının tırnağına kıyamazken, tel örgülere parmaklarımızı geçirip de elele tutuşmamız ne zulüm anana biliyor musun?
Oralarda şimdi arkadaşlarınızla buluşup teorik eğitiminize devam edebilecek misiniz bilemiyorum.?
Ama merak etmeyin, biz buradan dışarıdan sizi rahat ettirmek için elimizden geleni yapacağız..
Ortalığı ayağa kaldıracağız.
Hele bir örgüt toplantılarınıza izin vermesinler.
Hele bir yeni taktikler geliştirip yeni açılımları tartışmanızı engellesinler..
Hele bir cezaevi ticaretinize taş koymaya çalışsınlar..
Aha da o zaman bu şehit analarından daha cevval olmazsak neyiz biz de..
Nasıl geçmişin teröristlerini, yazılarla, şiirlerle, anma toplantılarıyla dizi filimlerle halk kahramanı haline getirdiysek, nasıl ki banka soyanları polis kurşunlayanları, adam kaçıranları , silahlı örgütler kurup dağlara çıkanları, kızıl bayraklarla, yabancı lider resimleriyle yürüyüşler mitingler yapanları şirin gösterdiysek, sizin bu direnişlerinizi de şehir efsanesi haline getirmez miyiz?
Terör madurları hariç bütün insanlığın haklarını koruyan insan hakları derneklerini, canlarını devrim uğruna aldıklarınızın yakınlarının diklenmelerini bertaraf etmeye yarayan barış derneklerini sokaklara dökmez miyiz?
Musalla Annelerine benzer miyiz biz hiç?
Devleti, vatanı için görev yapanları katlettiniz diye hayatınızın kararmasına müsaade eder miyiz?
Ne yapar eder yine sizi kahraman, yine şehitleri, askerleri, polisleri zalim yaparız nasılsa..
Haftanın yedi gününe de dernek kurarız da, hepsiyle birlikte askere polise kurşun sıktı diye kuzucuklarımızı hırpalamaya çalışanların burnundan getirmez miyiz?
Getiririz de oğul, ne gerek vardı bütün bunlara?
Onca yıl iz belli etmeden onca mücadele ettiniz de, bu çağda, bu teknoliyle, bu imkanlarla baskın verip de kaçamamak kimin suçu?
Öz eleştirinizi yapmıyorsunuz epeydir galiba..
Hele bir cezanız bitsin de bak o zaman nasıl kulağınızı çekiyoruz..
Şimdi ses çıkarmıyorsak sevdiğimizden sizi...
Ana yüreği işte...
/
Terör şehitlerinin analarını değil de, vatan evlatlarını katleden terörist odaklara ve övücülerine tenkit,
Şehit analarına bin selamlarımla...