2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1238
Okunma


Zaman, su gibi akıp geçse de insanoğlunun en hoyratça tükettiği bir değer, değer desem de değerini bilmediğimiz bir nimet. Hem de Allah’ın üstüne yemin ettiği bir nimet. (Asr Suresi) Öylesine hoyrat davranıyoruz ki boş zaman kavramı diye bir kavram üretmişiz. Söyleşilerde anlı şanlı makam mansıp sahibi kişilere soru yöneltirken kullanılıyor bu kavram.
Hoş beşten ve titri ifade eden okkalı sorulardan sonra,
- Efendim boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?
El cavap:
- Tabi ……… .. nın boş vakti pek olmaz. Dedikten sonra boş vaktin nasıl değerlendirildiği sıralanır:
- Klasik batı müziği dinlerim.
- Okurum
- Spor yaparım
- Yüzerim vb. ifadeler.
Cümle olumsuz kavramlar gibi, boş zaman kavramını da insanoğlunun kendisi uydurur. Bu durumu aşağıda yer vereceğim anekdot çok güzel vurgular:
Efendim, iç Anadolu’muzun güzide bir ilinin nadide bir ilçesinde Belediye encümeni görevini uhdesinde taşıyan kişilerden bir kaçı kahvede oyun oynayarak boş vakit değerlendirmektedir(!) o esnada içlerinden birinin aklına asli görevleri düşer.
-Yahu böyle oyun oynamakla vakit mi geçer. Haydi gidip belediyeye bir encümen kareli ( Karar) alalım. Der. Bunun asıl mizahi yönü böyle bir hâlin sık sık tekrarlanmasından naşidir.
Biz toplum olarak cümle işlerimizi icap ettiği için değil, iş olsun, dostlar alışverişte görsün babında yapar ederiz. O yüzden de hiçbir işimiz düzen tutmaz.
Bendeniz de 30 Mart 2014 Mahalli idareler seçiminde bina sorumlusuydum. Görev yerimde beklerken yazdım bu “Boş Zaman Kavramı” adlı yazıyı. Ee ben de bu toplumun bir mensubuyum onlardan geri kalmam reva mı? İzninizle bende boş zamanımın bir zerresini bu çala kalem yazıyı yazarak değerlendirdim. Yazımızın pek ehemmiyeti olmasa da. Son cümle ile zevahiri kurtarayım bari. Efendim bu mahalli seçimler ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Güzellikler getirsin.
Ankara, 30.03.2014 İ.K
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.