1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
792
Okunma

İnsanlar önce müthiş bir şekilde dünyaya ve dünyadakilere sarılır.Çevresinden nasihat şeklinde aldığı iyi niyetli ahlaki eğitimler hayatın çelişkili yüzünde maya tutamaz. Gariptir ki yine çevresinden tersi yönde teşvikler alır.Aradan yıllar geçer... Bir kargaşa içinde yaşar durur.Farkına varmasa da aradığı kendisidir.Yaşadığı da Tekasür Suresidir. Allah kendini bulmayı nasip ederse,bakar ki yaşadığı kendisi değildir.Adeta kendisinin simgesidir.İmajıdır.Kendisine göre değil başkalarına göre yaşadığını görür.Başkaları eşidir,işidir, çocuklarıdır,yakın ve uzak çevresidir.Tutsaklığını fark eder.İkinci tutsaklığı da alışkanlıklarıdır.Kurtulmak geçer içinden ama -nasılını-bulamaz. Bulamamasının nedeni de hala eski alışkanlığıdır.Hala zekasına güvenmektedir.Aynı zekanın onu bu duruma getirdiğini fehmedemez...Duanın akli yaşantısında yüzeysel ve simgesel yeri olduğu için dua da aklına gelmez.. Kuran da onun bilgiçlik tasladığı ve karşıtlarına alternatif olarak kullandığı karşı konulamaz bir kaynaktır.-silahtır-araçtır-"Bu inananlara öğüt almak için sana indirilmiş bir büyük Kitaptır...A’raf 2"Kendi içselliğinde ve kişiselliğinde ona gerek duymaz.. Allah.. O erişilmez saygın bir yerdedir aklınca. O’na da sığınmak aklına gelmez...Ama yine de içi sıkılmaktadır.Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkındadır. Heva ve hevesini mabut edinmesinden bir kurtulsa, kurtulacak.Bildiğiyle amel etse Allah bilmediğini ihsan edecek.İçtenlikle ve sabırla dua etse duaları kabul olacak. İçtenlikle ve sabırla af istese affolunacak.Allah’a sığınsa O’nun şah damarından yakın olduğunu fark edecek...Kendisinden kurtulsa kendisini bulacak... S.c