3
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1888
Okunma

‘’ Anne! Başının etrafında dolaşan ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış.’’
İnsanoğlu sonsuza kadar yaşamak ister. Ne olursa olsun ‘’son’’da inanmadığı şeylere inanmaya başlar, aciz olur. Doğduğu gün gibi çaresiz, önünde sonsuz bir yaşamın olduğunu düşünür. Benin ‘’Nostalghia’’ filminden çıkardığım sonuç bu.
Dünyevi anlamda ise ‘’deli’’ eylemcinin insanoğlunun ne kadar ilkelce ve basit olduğunu (uygulamaları) insanlara anlatmaktadır. Eylemlerimizin basitliğinden şikâyetçidir. Erdemin ikinci plana atıldığını vurgulamaktadır. Dünya için beraberlik vurgusu yapmış. Kendini akıllı sananların dünyayı düşürdükleri durumu ortaya koymuştur şiirsel metinde. Özgürlük bizi birbirimizden ayırmaktadır. Eşitsizliği egemen kılan özgürlüklerimizdir.
Şiirsel anlatım, metafizik ögeler ön plandadır filmde. Düşünsel ögelerin bu kadar yoğun şekilde, insanı bunaltacak biçimde verildiği nadir filmlerden bir tanesindir. Her zamanki gibi içleri sularla dolmuş harabeler, damlayan sular, delilik Tarkovsky’nin bu filminde de ön planda. Ve memleket manzaraları (Rusya).
Adamın bisikletin pedalını boşa çevirdiği sahne, duvardaki 1+1=1 yazısı diğer önemli kabul ettiğim sahneler. Adam kendisi yakarken sadece köpeğin tepki vermesi. Ve adam son nefesini verirken köpeğinin ismini sayıklaması…
Nostalghia Replikler
1- ‘’Eğer bir şeyler sağlamayan tesadüfü seyredenler varsa, o zaman hiçbir şey olmaz. ‘’
2- ‘’Neden en çok dua edenler kadınlardır?’’
‘’Bence bir kadının çocukları olmalı onları yetiştirmeli. Siz, mutlu olmak istiyorsunuz! Daha önemli şeyler var…’’
3- ‘’Ne okuyorsun?’’
‘’Arseni Tarkovsky’nin şiirleri.’’
‘’Rusça mı?’’
‘’Hayır, çeviri. Oldukça iyi.’’
‘’At gitsin!’’
‘’Neden?’’
‘’Şiir tercüme edilemez diğer edebi türler gibi.’’
3- ‘’Birbirimizi nasıl tanıyacağız?’’
‘’Sınırları fesh ederek’’
4- ‘’1+1=1’’
5- ‘’Hepiniz özgürlük diyorsunuz. Onu elde edince ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.’’
6- ‘’Neden çekici olmayan erkeklerden hoşlanırım ki? Bunu mu istiyorsun!’’
7- ‘’Büyük âşıkları bilirsin… Öpüşmek yok. Bu yüzden büyük. Dile getirilmeyen duygular unutulmazdır.’’
8- ‘’Bir adam balçık havuzuna batan başka bir adamı kurtarır. Bu arada kendi hayatını tehlikeye atar. Şimdi ikisi de havuzun kenarında uzanmaktadırlar. Nefes nefese, tükenmiş… Kurtarılan adam der ki: ‘’Ahmak, bunu neden yaptın, orada yaşıyorum! Gücenmiştir.
9-
Domenico burada, Bagno Vignoni’nin delisi.
Hayır, onun deli olmadığını biliyorum.
Öyleydi, bunu anlayacaksın.
O burada Roma’da, bir gösteri için.
Üç gündür konuşmalar yapıyor.
...
10-
Nasıl gidiyor?
Kalbin nasıl?
Bilmiyorum, sınıra dayandım.
İçimde hangi atam konuşuyor?
Hem aklımda hem de bedenimde...
Aynı anda ayrılamam.
Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
Fazla büyük usta kalmadı.
Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.
Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz.
Okul duvarları, asfalt ve refah reklâmlarının
Uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere...
Böceklerin vızıltıları girmeli.
Her birimizin gözlerini ve kulaklarını...
Büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
Birisi piramitleri yapacağımızı haykırmalı.
Yapmamamızın bir önemi yok!
O isteği beslemeliyiz...
Ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz...
Sınırsız bir çarşaf gibi.
Dünyanın ilerlemesini istiyorsanız...
El ele vermeliyiz.
Sözüm ona sağlıklıları...
Sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
Siz sağlıklı olanlar!
Sağlığınız ne anlama gelir?
İnsanoğlunun bütün gözleri, içine...
Daldığımız çukura bakıyor.
Özgürlük faydasızdır...
Eğer gözlerimizin içine bakmaya...
Yemeye, içmeye ve...
Bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa!
Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler...
Sözüm ona sağlıklı olanlardır.