Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
el
elbistan

Son Selam

Yorum

Son Selam

1

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

737

Okunma

Son Selam

Selam verip de borçlu çıkmak nasıl bir şeymiş anlatayım bir kısa yazıyla size..
Hepiniz yaşamışınızdır böyle bir şeyi ama benimki pes dedirten,
Soğuk duş etkisi yapan cinsten..
Yer yabancı değil..
Gidip gelmişliğim, bulunmuşluğum, zaman geçirmişliğim var..
Bir nedenle yine aynı yerdeyim..
Adres soracağım..
Bu hususta en uygunu yerleşik esnaf..
................................

Merhaba dedim, selam verdim girdim içeri..
Sordum; arkadaş falanca kişiyi bilir tanır mısın,yeri adresi neresidir,bir söyler misin?
Tanımaz olur muyum, yakın arkadaşım; hemen şurada, biraz ilerde iş hanının ikinci katında dedi.
Kimsin nesin, necisin, nereden tanıyorsun ne yapacaksın Kerim’i dedi ve istersen arayayım yerinde mi değil mi bir öğreneyim diye sürdürdü sözünü..
Konuşmalarının arkasından tuttum iş hanının yolunu..
Sağolsun ilgi iltifat..
Uzunca bir süredir görüşmemiştik,hal hatır ettik, oturduk sohbet ettik hasret giderdik..
Açlığımızı susuzluğumuzu sordu, uzaktan geliyorsun yorgunsun,misafirim ol dinlen, gez toz biraz dedi..
Bahaneler ürettim,sağol başka bir zaman dedim ve ayrıldım oradan..
Telaşlıyım zaten, vaktim yok uzun uzun sohbet edecek durumum yok..
...................................

Aylardan ekim,okullar açılalı uzunca bir süre olmuş ev ayarlanacak,göç taşınacak,yerleşilecek az iş değil hepsi emek ve zahmet gerektiren şeyler..
İşim rast gitti evi arabayı bir çırpıda buldum ve göçü yüklediğimle yedi uyurların memleketine geldim,yani bizim memlekete,hemen yanıbaşımıza, Afşin’e eski adıyla Yarpuz’a..
Hocam, arkadaşlarım, yakın dostlarım sormuştu gitmek istiyorsun ama iyi düşündün mü bak ilden ilçeye yani bir nevi şehirden köye gidiyorsun demişti.
Bir bir anlattım,toz kondurmadım hiç..
İlçe ama gelişmiş, ilerlemiş, ili aratmayacak cinsten bir yer dedim.
Yıllar önce içinden geçmiştim bana köy gibi görünmüştü dedi hocam. Zorluk yaşarsın çocuklar alışamaz, eğitimi öğretimi de ayrı bir sorun dedi ama dinlemedim.
………………

Bir ana caddesi var ve ikinci geçişinizde tanınıyor,biliniyorsunuz hemen. Koşuşturuyorum sağa sola,eksik gideriyorum. Yerleşmek zaman alıyor. Her seferinde Kerim’e telefon eden vatandaşa uğramak istiyorum ama fırsat bulamıyorum.
İşler biraz toparlanınca merhaba diyerek adımımı atıyorum nihayetinde dükkanından içeri.
Bakıyorum soğuk buz gibi bir yüz.
Bilmem hatırlar mısın,bir süre önce gelmiş Kerim’i sormuştum, siz de bir telefon etmiştiniz diyorum.
Hiç hatırlamaz olur muyum,unutur muyum diyor ve ekliyor:
Ancak işin düşerse uğruyorsun, hergün şuradan gelip geçiyorsun da bir merhaba demiyorsun diyor.
İnanılır gibi değil İlk kez karşılaşıyorum böyle bir durumla.
Adeta buz kesiyorum..
Zorlamıyorum hiç, uzatmaya lüzum görmüyorum, bakıyorum kısır, dar bir anlayış.
Ne söylesek anlayacak birisi değil.
Son selamdı verdiğim ona. Bir daha hiç semtine uğramadım.
İyilik anlayışına bakın adres sormak bile suç..
O anda dank etti hocamın o sözü.
“İyi düşündün mü, bak ilden ilçeye, yani şehirden köye gidiyorsun demişti”
Oysa Yeşil Afşin benim çocukluk hayalimdi. Yiğidin harman olduğu yerdi. Pehlivan yatağıydı.
Çocukluğumun hayali Afşin. Yedi uyurların memleketi. Ashab-ı Kehf diyarı.
…………………

Kısa bir muhasebe ve hemen kararımı verdim.
İlk fırsatta,ilk iş buradan ayrılmak olmalı dedim.
Henüz doyamadan..
Henüz tam tadını alamadan..
Afşin’i ve Afşinliler’i tam tanıyamadan.
Bir hareket,bir muamele birden soğutuverdi beni.
Arayışlar,kollayışlar derken daha yılını doldurmadan göçü yükleyiverdik bir başka diyara..
Acı olan memleketimizden gidiyorduk,toprağımızdan..Bir söze bozularak, alınganlık göstererek..
Dirgen Ali’nin memleketinden Battal Gazi’nin memleketine.
Sert iklimden sıcak iklime.
……………….

Yeşil Afşin’e doyamadan,Binboğa’nın soğuk suyunu içemeden ayrılıyorduk.
Suyu sert olduğu gibi sözleri de sertti hemşehrilerimin..
Oysa boğaz dokuz boğumdur,tartarak ölçerek konuşulurdu..
Süzgeçten geçirerek..
Az ve öz..
Denilir ki; bin düşün bir konuş..Yaralamadan,ezmeden,üzmeden,kırmadan..


Kemal GÜL
14.01.2014

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Son selam Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Son selam yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Son Selam yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bir tutam hayat
Bir tutam hayat, @birtutamhayat
20.1.2014 15:40:47
İlginç.
Ben olsam gitmezdim.
Sonuçta ora benim memleketimdir.
Her şeyi ile...
Doğası ile, insanı ile...
O, benim insanımdır. İyi yanı ile de, kötü yanı ile de.
Ben olsam, imkan bulabilsem,
ömrümün kalanını memleketimse,
dünya görüşü daracık da olsa kendi insanlarımın yanında geçirirdim.

Güzel anlatım.
Dikkatimi dağıtmadı, sıkmadı yazı.
İlgi ile okudum.
İlk iş yerimdi o diyarlar.
Bir kaç kez gitmişliğim vardır Afşin'e.
Tam 30 yıl önce.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL