Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir. voltaire
ayhansarıkaya
ayhansarıkaya

KÖR MÜSÜN ULAN?

Yorum

KÖR MÜSÜN ULAN?

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

779

Okunma

     KÖR MÜSÜN ULAN?

KÖR MÜSÜN ULAN?





Kör müsün ulan? dedi yanındaki adam hoyratça. “Affedersiniz “ diye özür diledi ama; adam, papağan gibi söylenerek uzaklaşıp gitti. Kendisini suçlu hissetmiyordu. Adama çarpmamıştı, çantasını gasp etmemişti, özgürlüğüne de gem vurmamıştı. Gençlik yıllarında olduğu gibi şimdi de özgürlüklere baskı yapanlara “faşist” benzetmesi yapıyorlardı ya ondan da değildi. Adamın omzuna hafifçe dokunmuştu hepsi o kadar. Böyle bir sıfatlanmayı hak etmiş miydi; “Kör müsün ulan?” suçlamasıyla?
Duldalı bir yeri gözüne kestirip kalabalıktan kendisini soyutladı. Başını avuçları içine alıp düşünmeye başladı. Bu zamana kadar nasıl yaşamıştı. Kör mü yoksa açıkgöz mü? Kör yaşadıysa neleri görememiş, açıkgöz yaşadıysa neleri yakalamıştı?
Kaldırımlarda zabıtalardan köşe bucak kaçarak şapka sattığı zamanlar belleğinde canlandı. Asasıyla tezgahına yaklaşan köre(!) bej renkli şapkayı satana dek göbeği çatlamıştı.
Kör ısrar ediyordu:
- Bu şapka gömleğime uyum sağlar mı?
– Nasıl, yakıştı mı?
Satıcının yalan söyleyeceğini tahmin ederek yoldan gelip geçenlere soruyordu:
- Bu şapka, kıyafetime yakışıyor mu?
Kendisinin göremediği ama; körün gördüğü dünyayı algılaması arasında dağlar kadar fark olduğunu ilk kez orada beyninde yer etti. Estetiği yakalamak her babayiğidin karı değildir, diye düşünmüştü.
Aradan zaman geçti; başka bir körle ahbap oldu. Kör(!) yoldan gelip geçenlere mendil satıyor, kendisi de yine şapka çorap satmaya devam ediyordu. Dostlukları öyle ilerledi ki; birbirlerine şakalar bile yapıyorlardı. Köre dedi ki:
-Yoksulluktan kurtulmanın yolları var.
–- Nedir?
- Mendil satmayı bırak.
– Eee?
- Ben sana yoldaş olayım, sen; halkın duygularını istismar et, el aç, avuç aç, niyazda bulun. İşte o zaman paralar gelsin! Sonra da paraları üleşelim.
– Ben yokum, dedi, kör. Anlımın teriyle kazanmak varken neden yalana baş vurayım.
Asasına dayanarak kimseden yardım talep etmeden çekip gitti adamın yanından.
Adam, bu iki kör dostlarından unutamayacağı öyle dersler almıştı ki; günlerce kör gibi dolaştı sokaklarda.
Birincisinde estetikten yoksun olmak illa da görmekle olmuyormuş, diye kafasına dank etti.
İkincisinde de kör olmayıp da yoksul halkın duygularını istismar edenlere atıfta bulunarak; çalmadan çırpmadan ve yalan söylemeden de yaşamanın mümkün olabileceğini göstermiş oluyordu.
Görmek, gözlerde değil, beyinlerde şekilleniyordu. Nice bakar körler vardı ki bu dünyada; çaldığını helal, çalmadığını haram sanan güruhlar.
Adam, daldığı içsel dünyasından sıyrılıp kalabalığa karıştığında yine aynı sözlerle uyarıldı bir kez daha:
- Kör müsün ulan? Önüne baksana!
Körlük ne kadar kötü be! Hele de gözleri açık olup da soyulduğunu görememek!

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kör müsün ulan? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kör müsün ulan? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KÖR MÜSÜN ULAN? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Durmuş Çağlayan
Durmuş Çağlayan , @durmuscaglayan
30.12.2013 17:40:48
9 puan verdi
Merhaba Ayhan, bakar körler, gerçek körlerden sayısal olarak daha çok...Dürüstlük azaldıkça, bakar körler çoğalıyor. O, kadar pisliğe bulaşmışlar ki; gözün görmesini bile engelliyorlar...Selamlarımla.
ramazan.efe
ramazan.efe, @ramazan-efe
30.12.2013 07:38:36
Kör değilim kardeş
güzel bir yazı da görüleni okuduktan sonra
körün gözüyle göremediğimiz o kadar güzellikler var
"kabak tadında müzik grubu"mda iki görmeyen arkadaşım var, her çalışmaya geldiklerinde karşılarım
koluma alır iş yerine ya da çalışma yerine gideriz bazen üçü dördü bir araya gelir,şakaları, bakış açıları,kırılganlıkları aşina olmadığımız şekliyle ortadadır.
Sağlıcakla Ayhan
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL