Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Hamide Özdemir
Hamide Özdemir

Kendi Dilince

Yorum

Kendi Dilince

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

726

Okunma

Kendi Dilince

Kendi Dilince



Sesi neden bu kadar farklı geldi bilmiyorum ama üstünde çok durmuyorum. Dinledikçe aşinalık kazandıran hallerini sevdiğimi fark ediyorum sonra. -Saniyeler içinde tınısındaki umudu aldım, yüreğime katık ettim, avundum.- “İki somundan olacak” diye bağırıyor arkadaki sese. Ekmek girdiyse muhabbete artık sonlandırabilirim bu konuşmayı diye düşünüyor ve bu yönde birkaç laf etmeye kalkıyorum. Zira ekmek, ekmektir. “Seni özledim, seni seviyorum” diyerek susturuyor beni. İçimdeki haylaz çocuk şimdi girmezse devreye bu konuşma hiç hayırlara varmayacak. Kandırılmak istediğim gerçeği bana ağır bari eyleme dönüştürmesem diye kendi içimle cedelleşiyorum. “Aldattın sevgini biliyoruz” dedim tebessümlerimle eşlik ederek. Masum geliyor elbette inkârı. Unutamadın diyor kibrine yandığım. İzlerinden öylesine mağrur. Mağrur dedim değil mi? Elbette senden bahsetmiyorum. Bu yazıda sen yoksun.


Sahibi olduğumuz şeyler hissettiklerimizden ibaret. Hâlbuki ne sözlerim söz şimdi ne duyduklarım. Yani ‘değer’ diyor bir başkası. Ben ise "erise içimde hızla" diyorum. Yükselse göğe iyi anılarla ve bitse bu uykusuzluk. Şeytani bir rüyadan uyansam annemin eli yanaklarımda. Hissetmekten bahsettim değil mi? Yani senden bahsetmiyorum, bu yazıda sen yoksun.


Nerede duruyoruz bilmem ben. Bildiğim şey yüreğimi fersah fersah işgal eden sen fikri. Eskiler belki derman olurdu kendimden birkaç rakam bahşetseydim yakarışlarına. –O naifliği nasıl kaybettim, çocuk saflığındaki sabrı… Bu kini ne zaman kazandım?- Bir acı daha yükleyip gözlerime gidecektin madem neden senden mahrum sorgularla, tek kelimelik ifadelerle bıraktın beni. İçimde oluk oluk zifir. Zannediyorum ki kafein beni alıkoyacak gerçeklerden. Biraz daha kahve. Dengemi istemiyorum. İşin aslı şu bıraktığın mana olmadan da gidebilirdin. Mana dedim değil mi? Yani senden bahsetmiyorum, bu yazıda sen yoksun.


Ne kadar derin duygularla inşa ediyorduk günlük yaşantılarımızı. Her nefesi bir ölümlü ile anlamlandırıp arada bir batmasına müsaade ediyorduk soluklarımızın. Gidenin ardından kendi dilince ağıt. Gidenin dedim ben değil mi? Yani senden bahsetmiyorum, bu yazıda yoksun sen.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kendi dilince Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kendi dilince yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kendi Dilince yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL