Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir. voltaire
DİLEK YILDIZI
DİLEK YILDIZI

TEMMUZDAKİ PAZAR

Yorum

TEMMUZDAKİ PAZAR

2

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

513

Okunma

TEMMUZDAKİ PAZAR




Dışarıda kimliği belirsiz kişiler kavehaneleri tararken, köşe başında sırtından vurulan genç şafak vaktinde yeni günün gazetelerine manşet olmaya hazırdı her zaman. Ve tüm gazeteler zamanın kara günüyle uyumlu siyah beyaz harflerle sancılı haberlerle doluydu. Köprü altlarındaki duvarlarda ise üstü karalanıp karalanıp yeniden yazılmış siyasi yazıların dışında bir de duvar kenarında sızmış birkaç ucuz şarapçıdan başka hiç bir şey yoktu.

Badanası yeni yapılmış, henüz kurumamış, kireç kokulu kerpiç evlerin odalarındaki nefeslerini derinden tutmuş insanlar, yanı başındaki radyolarını kulaklarını dayamış bir şekilde, alabildiğine kısık bir sesle memleket havadisleri dinlerdi.

Sabah saat ona kadar herkeste bilinmez bir suskunluk olurdu. Gazetelerden gözaltılar ve makdülü bilinmeyen cinayet haberlerin okunduktan sonra her şey kısa süreliğine de olsa normale dönerdi. Taranmış kahvehanelerin kırılmış camları değiştirilir, yollara akşamdan asılmış yasa dışı afişler kolluk güçleri tarafından toplanır, yakın mahallenin camisinden verilen salaya müteakiben herkes mezarlık yolunda bir olur, sonrasında kimisi kahvehanenin yorgun masasının bir köşesinde oturur, kimisi gündelik ekmek kavgası için işinin gücünün peşine düşerdi.

Gözü yaşlı bir kaç annenin dışında kalanlar, mayalanmış hamurlarıyla yufkalarını açar,pişir, iki zeytinli bir kuru soğanlı kahvaltı sonrası alışa gelmiş bir şekilde ellerine aldıkları çöpten süpürgeleriyle kapı önlerini süpürürken yarım tas suyu da ellerinden eksik etmezdi.

Genç kızların elinde çehizlik danteller tığlarla raks ederken, Hatce nine yeni doğan torununa bir süveter örmek için nasırlı elleriyle elindeki yünü eğirirken, Müjgan abla kırmızı leğen içindeki esbabları arap sabunuyla yıkarken, Gamzeli Türkan cam kenarında oturup askerdeki yavuklusu Yanık Ali’ye bozuk harflerle birkaç satırlık mektup yazdığı sıralardı. Hayriye oturduğu odanın ortasında iki çıkın hazırlamakla uğraşıyordu. Dört temiz fanila, iki çift yün çorap, içinde tütün bulunan iki kese...

İki çıkının düğüm yerlerinden parmaklarını geçirmeden önce simi dökülmüş aynanın karşısına geçip eşarbını düzeltip, eşarbından dışarı fırlamış bir tutam beyaz saçını kulağının arasına sıkıştırdı. İki yamalı bohçayla avludan geçerken bir an ayakları zendeledi, içinden kayıp gidenlerin yüreğine sardığı titremeyi dindirebilmek için yanındaki dut ağacına dayadı sırtını.Daralan ciğerleri için , derin bir nefes çekip, donuk bir yüzle öylece kalakaldı. Nefesini saldığında kendini yeniden topladı. Başını gökyüzüne çevirdiğinde yeşil dalların arasında mavisi griyle lekelenmiş bir gök bir de üç beş serçenin kanat çırpıp havalandığını görmüştü.

Temmuz ayının herhangi bir pazarıydı.İki sokak ötede, faili meçhul cinayetin işlendiği, beyaz tebeşir izinin silinmek üzere olduğu bir yerde, pazarcılar çoktan tezgahlarını kurmuştu. Hayriye ahşap oymalı koca kapıyı kilitleyip yola koyulurken karşı komşusu Kamile’ye eliyle selam verip onun meraklı gözlerinden uzaklaştı...








"henüz öyküye başlayamadan klavye yine erken yordu. Kafam eserde uygun zaman bulursam gerisini de sallayabilirim :-)"


Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Temmuzdaki pazar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Temmuzdaki pazar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TEMMUZDAKİ PAZAR yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Nurefşan.
Nurefşan., @nurefsan-
4.8.2013 11:22:34
tamda ortada kaldı devamını bekliyoruz bunu saymayız )))
kasım yağmuru
kasım yağmuru, @kasim-yagmuru
3.8.2013 13:09:45
Olsun en azındam karakterlerle tanıştık. Her birinin ismi yeşilcam filmlerinden çalınmış gibi, bir an türk sineması izliyorum sandım.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL