4
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1877
Okunma

Otuz dokuz yıl önce bugün, 20 Temmuz 1974 sabahı şanlı askerimiz Kıbrıs semâlarından kartallar gibi Beşparmak dağlarına inerken radyolardan verilen haberleri tüm Türkiye, Hasan Mutlucan’ın tok sesiyle söylediği türküler eşliğinde dinliyor ve bütün millet “hazır kıta” bekliyordu. Denizli halkı da sokaklara dökülmüş; 11. Tugaya giden yollar insan seliydi.
Lojistik ve amfibik destek maksadıyla Mersin ile Silifke arasına sevk edilmekte olan birliklerimize katılabilmek için Enverpaşa Caddesi’nden İstasyon istikametine giden araçların tutunabildiğimiz yerlerinden tutunup tırmanarak: "Ben de gelmek istiyorum, beni de alın!" diye isteğimizi belirtiyor ve her seferinde araç komutanlarının :"Evlât, sıra bizim; bizden sonra sizindir. Şehadet önce bize; biz yetmezsek size!" diyordu. Araçlardan gözümüz yaşlı olarak iniyorduk.
Bu, öyle bir duyguydu ki, tarifi imkânsız…
Yaşım tam yirmi. Ama, nüfusa geç kayıt edilmem sebebiyle ondokuz görünüyor. Bir avukat bürosunda sekreter olarak çalışıyordum ve her gün adliyedeydim. Hâkimlerin hepsini tanıyordum. Hemen koştum adliyeye. Yaş tashihi yapmaya yetkili mahkemelerin hâkimlerini tek tek dolaştım. “Benim asıl doğum tarihim şu; nüfusa geç kaydedilmişim. Şahidim de var. Hemen benim yaşımı düzeltebilir misiniz? Askere gitmek istiyorum.” Her birinin ayrı ayrı verdiği cevaplar, binmek için tırmandığım askerî araç komutanlarının cevabıyla aynı ağızdan çıkmış gibiydi: “Evlât, şu ân askerimiz var. Yetmezse, yaşa bakılmaz; biz de sıradayız!”
İşte; “Millet” bu!
Harekâttan dokuz yıl sonra 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilân edildi.
Bugün 40. Yılına giren barış harekâtının yıldönümünde, harekâtta şehit olanlara rahmet, gazilerimize sıhhat ve huzur, milletimize barış içinde ebediyet niyaz ediyorum.
muhacir bozkurt
Mustafa KÜTÜKCÜ
20.07.2013 – DENİZLİ.