Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
Ahmet Bektaş
Ahmet Bektaş

İlahlaş-tır Ma

Yorum

İlahlaş-tır Ma

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

626

Okunma

İlahlaş-tır Ma

İlahlaş-tır Ma

İnsanların “İlah” tutkusu en zayıf noktalarıdır!

“La ilahe illallah” (İlah yok Allah var) diye söze başlayım ki yazının devamı daha rahat anlaşılsın!

İlk zamanlarda insan ilahlar sonraları yarı insan ilahlar ve ilah temsilcileri şeklinde günümüze kadar gelen bir seyir var! “Gelişen” demek daha doğru! İnsanlık geliştikçe kendi aralarında eşit olduklarını daha net görmeye başladı; insan ilah ve yarı insan ilahlar tamamen ortadan kalktı hatta aracılar, elçiler dönemi de kapandı!

İnsanlığın en eski öğretisi olan ilahlar genlerindeki yerleşik kodlama gereği başka şekillere bürünerek insanların karşısına çıkmış ve asla kurtulamamış insanlık ilahlardan! İlahlardan kurtulmadan Allah kabul edilse bile şirk devam eder! O halde şu bin kılığa bürünebilen ilahlardan bir kurtulalım da yolumuzu bulalım!

Nedir ilahlar?

Klasik olarak insanın tercihini etkileyen her şey “İlah” kapsamındadır! Para, mal, hırs, şehvet, korku, mükafat, öcü, cici hepsi bu kapsamda… İnsanın tercihini pozitif veya negatif etkileyen her şey! Cici ilahlar öcü ilahlar olarak da sınıflanabilir! Bereket ilahesi, savaş ilahı, aşk ilahı uzun bir liste! Aslında Allah’ın esmasının her birine bir ilah nerdeyse tarihsel süreçte üretilmiş! İnsanlık gelişince de ilahlar yerine o işleri temsilen esma devreye girmiş. İlahlar kalkmış…

İlahlar ilke olarak kalksa da toplumdaki kabulü açısından kakmış mı?

Pop ilahları, popüler ilahlar, siyasi ilahlar, ideolojik ilahlar, ekonomik ilahlar, dinsel öğretilerin ilahlaşan otoriteleri ve kültürel alandaki ilahlar sapa sağlam ayakta… İnsanların tercihlerine hükmediyor. Bu ilahların belirlediği esasların dışına çıkmak belli bir bilinç ve cesaret işi! Bazen büyük bedeller dahi gündeme gelir…

İnsanların ilah zafiyeti her alanda belirleyici oluyor! İlahların hükümranlığına alışmış, kabul etmiş toplumlarda emir almak ve itaat fazla sorgulanmaz! Bir deney duymuştum tam böyle olmayabilir! Bir topluluğa bir adam bağırarak “Herkes ayağa kalksın! Hemen!” dediğinde nerdeyse oradakilerin tamamı doğal refleks olarak ayağa kalkmış! Başka bir deneyde gayet nazik biri normal bir sesle “Lütfen herkes ayağa kalksın! Hemen!” dediğinde kimse oralı olmamış! Çünkü insanlar emir almayı ve itaat etmeyi öğrendi! İlk çağlardan beri genlerinde var! İlahlar emreder, insanlar itaat eder! Kendi gibi bir insan olanın ilah gibi, emir vererek konuşmasına da doğal bir zayıflıkları var!

Bir toplantıya katılmıştım, kişisel gelişimci ders veriyor topluluğa; adam resmen zırvaladı ve saçmalıkları saydı. Ben, katılımcıları adeta salak yerine koyan bu adamın; konuşmacı, ders veren makamında oluşundan dolayı dinlendiğini düşünüyorum. Aynı adam, herkesin eşit kabul edildiği bir sohbette olsa çokları saçmalıklarına itiraz ederdi. Oysa kürsüde olduğu için ben dahil kimse gıkını çıkarmadı! Ve saçmalıkları güya öğretti insanlara! Kürsü ilahlaştırması… Bazı da kitap yazanların bir dolu saçmalıkları oluyor! Orada da “Kitap” adeta ilahlaşıyor! Bazen de bir köşe yazarı saçmalıyor! Eee, adam köşe kapmış saçmalayabilir! Köşe ilahlaştırması. Bazı da makam sahibi biri saçmalıyor; makam ilahlaştırması. Bazen de "Prof." unvanına sahip olan biri ortaya karışık saçmalıyor, o da bilgi ilahlaştırması. Bilginin kendi dahi ilahlaştırılabilir. Bunun örnekleri çoktur, uzatmayım. Ayağımıza yeni ilahlar dolanmasın yeterlidir! Biz yolumuzu buluruz!

Yani insanlar bir şeyin doğruluğunu ilahlaşmasıyla belirliyor! İlahlaştırılan doğrudur! Nasrettin Hoca bir ziyafette; günlük, sade kıyafeti ile bulunduğu ortamda bakıyor ki kıyafeti düzgün olanlara daha fazla hürmet var! Eve gider ve gösterişli kürkünü, kaftanını giyer gelir! Bu sefer en leziz yemekler, tatlılar, şuruplar önüne konur! Hoca, yemekten alır kürke uzatır “Ye kürküm ye, bu iltifat bana değil, aslen sanadır; yemek de senin hakkındır! Bir toplulukta güzel hakiki bir söz söylense; avam, sıradan kişiler hemen söz söyleyenin makamına, kıyafetine, akademik kariyerine, popülaritesine, siyasi kimliğine, toplumdaki ekonomik gücüne, hatta mafya lideri ise zorbalığına dikkat eder! Yani söz sahibine göre değer alır! Oysa söz değerli ise Yunus söylese değerlidir! Değersiz ise padişah söylese hakikatte değeri olmaz! Söz, özden olsun, özgün olsun. İlahlaştırılan makamlar ve kabullerle değerlendirilmesin!

Son tahlilde; söz, sahibini değerlendirir! Yani sahibine değil söze bakılırsa Yunus sultanları geçer! Söze değil saltanata bakılırsa zırvalıklar kabul görür! Söz ile değerlenmek veya değersizleşmek mümkün olsun. İlahlaştırılanların saçmalıklarından kurtulmak için bir daha aşk ile “La ilahe illallah” diyorum.

Saygılarımla,

Ahmet Bektaş

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İlahlaş-tır ma Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İlahlaş-tır ma yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İlahlaş-tır Ma yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
vatanperest
vatanperest, @vatanperest
22.4.2013 00:26:25
Tebrik ediyorum Ahmet Bey. Rabbim kaleminizi daim, gönlünüzü hoş eylesin her daim. Selam ve saygılarımla.
ay
aydini, @aydini
21.4.2013 16:33:52
10 puan verdi
Ahmet beyim merhaba. Önemli olan Yunus Emre'miz gibilerine itaat edip, inanmak..Yazınızı beğenerek okudum. Çok sağ olun. Saygı ve selamlarımla...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL