7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
781
Okunma
İki Kadın cinayeti ve Hayatın Kendisi
Pazar sabahı telefonumun sesi ile uyandım. Gülden:
-O öldürülen kadının cenazesi bu gün İkindi namazından sonra kalkacakmış.Bizlerde cenazeye katılıp,Kadın cinayetlerini kınamak sesimizi duyurmak istiyoruz..Hadi sende gel dediğinde balıklama daldım…”Tamam,gelirim “ dedim.
Aslınsa bir kaç gün çok yoğun yaşadığımdan gerçekten de çok yorgundum.Böyle bir eylemin içinde olmak da istedim.Oraya gittiğimde çok üzüleceğimi bile bile gitmek istememin de önüne geçemedim.Daha ikindiye çok vardı…Biraz dinlenmek istesem de bu mümkün değildi. Abim telefondan aradı..Çok da şakacıdır…
-“Nasılsın,sesin soluğun hiç çıkmıyor.Bir haller oldu sana..Hadi, ben annemin evindeyim gel çay içelim..”
“”Gelemem abi, benim çok işim var. Ben bu gün kadın cinayetini pretosta etmek için cenazeye katılacağım.. Bence sende bize katıl..”
-“Hak etmiştir,O kadın öldürülmeyi,televizyondan öğreniyorlar kadın hakları diye bir şeyler,Sonra da biz özgürüz diye pabuç gibi dil kocalarına,adam ne yapsın..En sonunda çıldırıyor öldürüyor…yazık valla adamlara genç yaşlarında katil oluyorlar..Bu tür kadınlar yüzünden.Çok üzülüyorum ben o katil kocalara…”
“-Haklısın abi,bütün suç kadınlarda,öldürülmeyi hak ediyorlar(!)Gel sende.orada Katil kocaların haklı olduğunu gösteren pankart aç,duyur sesini.
-Yok ya ! geleyim de,beni orada dövsünler değil mi?Ben aklımı peynir ekmekle yemedim.Kim bilir o kadın daha neler yapmıştır.da adam da onu öldürmüştür...
-“Abi ya! Sende,ölenin arkasından konuşulmaz,ne yaptıysa yaptı, işlediği suç ne olursa olsun,bedeli ölüm olamaz ,Olmamalı..
Aslında;toplumumuzda işlenen kadın cinayetleri ile ilgili, büyük bir çoğunluk abim gibi düşünüyor..Biz kadınlar arasında böyle bir konu açıldığında,önce kadının yaşadığı hayat irdeleniyor,Hiçbir kadında bu konuda bana ”Hayır,sen yanlış düşünüyorsun diyemez” sanki ölümü hak etmiş gibi.konuşuruz.sonra da ölümü hak etmediği konusunda hem fikir oluruz.Bazı olaylar dışında, yani kocası alkolik yada şizofrense…..onun dışındaki konular da kesinlikle suçludur…
Kadın cinayetlerinde,psikolojik,sosyolojik,ekonomik ve tarih içinden gelen gelenek ve göreneklerimizin,ahlak anlayışımızın rolü çok büyük.
Hatta namus cinayetleri,karar aşamasında hafifletici neden olarak görülüyor..Şu anda o zannederim değişti.. Onun ,değişmesi kafa yapılarını maalesef değiştirmiyor..
Kadınlar artık,kadın olmaktan öte bir insan,bir birey olduğunun farkındalar.
Koca kahrı, haklı olarak çekmek istemiyorlar.Evlilik mezarına gömülen sesi çıkmayan,hatta eskiden ve hatta günümüzde dördüncü kadın olmak istemiyorlar.Tabi ki her kadın böyle değil..”Kocam bana bakmaya mecbur..bir gülerim,iki göbek atarım..işi götürürüm” diyen kadın da az değil…
Bazı kadınlar ise…
Çalışıp,ekmeğini kazanıp onuruyla,şerefi ile ve namusu ile yaşamak istiyorlar.
Kocası tarafından dayak yiyen aşağılanan bir kadını ekonomik özgürlüğü varsa ve çalışabilecek gücü varsa artık emir altına sokmak zorlaşıyor. Bu güç ise kadınları dik başlı yapıyor..
Çalıştığı halde evinde mutlu, bir kadın da asla ve asla yuvasını terk etmez.yeter ki eşler birbirlerine saygılı ve sevgi dolu ve paylaşımcı olsunlar.
İşin bir de gönül tarafı var tabi ki…Kadın başka birine aşık oldu.İşte o zaman da maalesef ölümü hak etmiş görünüyor..Çoğu insanda böyle düşünüyor..”namus canım bu, başka şeye benzemez”.Erkek başka bir kadına aşık olduğunda ise her şey yolunda gidiyor..hiç bir sorun.çıkmıyor..Yani karısı onu öldürmüyor..Kadın tarafından işlenen bir namus cinayeti duymadım ben, bazı çok ekstrem olaylar dışında..
Ne hikmetse bizim toplumumuzda,namus sadece erkeklere mahsus..Oysa namus kadın içinde erkek içinde aynıdır…
Ve..kadın erkeğin elinin kiri değildir..
Devam edecek…