3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
747
Okunma
Haddini Bil/dir/mek!
Bakın bu “Haddini bilme” konusu çok kapsamlı. Yani insan haddini bildiğinde esmaya aynalık cihetinde, yönünde ne kadar sınırsız olduğunu görecek. Haddini bilen, kendi potansiyelinin sınırsızlığını bilir! Bilmeyen ise potansiyelinin farkında olmaz, bu nedenle esmanın yansımasına muhalif hadsizlik yapar! Yani “Haddini bilmek” aslında sınırsız potansiyel farkındalığıdır.
“Haddini bilmek” ile “Had bildirmek” birbirinin tam zıddı!
Haddini bilen, bizzat kendisi potansiyelinin farkına varır! Haddini bildiğinde tam potansiyel kullanır! Esmaya aynalık yönünde en verimli şekilde ruh ve bedenini kullanır!
“Haddini bildirmek” Bu kimin haddi olabilir ki? Bir insana, kendisi ile eşit olan diğer bir insan; nasıl ve hangi hakla had bildirecek? Had bildirme yetkisi kimin? Elbet had bildirme yetkisi insanı yaratana ait. Bunu Allah’tan başkası yapamaz! Kim vekalet aldığını iddia edebilir günümüzde! Kimse bu vekalete talip olmasın! Geçerli olmaz! Neden geçerli olmaz? Son peygamber ile Allah ile kul arasındaki aracı pozisyonu kalktı da ondan!
Toplumsal adalet, hak, hukuk konusundaki “Had” ortak yaşamın düzenlenmesi için kanunlarla (Ortak kararla) düzenlenir, kanunlar da herkese eşit hak ve yükümlülük getirir ki o durum bu bahse konu değil.
Had bildirme yetkisi açısından bakalım olaya!
Yaratanın tekliği açısından “İnsan kendini yarattı” ile “İnsanı mahiyeti bilinemez bir güç yarattı” aynı kapıya çıkar! İkisinde de yaratan tektir. İnsanı yaratan kudret kendini de yaratmıştır, değilse onu da yaratan başka olur ki bu sonsuz yaratma zincirini başlatır. Yani yaratan önce kendini yaratmalı ve tek olmalı. Diğer bir durumda da yaratan insan ise kendini yarattıktan sonra tapınacağı ilahını da yaratır. Yine yaratan tektir! Burada “La ilahe illallah” (İlah yok Allah var) ne kadar manidar değil mi? Çünkü yaratan konusunda insanla başka bir gizemli varlık arasında ikilem var ve “La ilahe illallah” ile bu ikilem kaldırılıyor. İnsan mı ilahını yarattı, ilahı mı insanı yarattı? İkileminin cevabını “La ilahe illallah” bilincinde aramalı.
Benim dikkati çekmek istediğim husus şu; ister insan, kendini ve ilahını yaratsın; ister ilahı, kendini ve insanı yaratsın her iki durumda da yaratan “Tek” oluyor! “Zerre küllün aynasıdır” hakikatinden yola çıkılırsa yine teklik bulunur. Bir noktadan evrenin doğumunun veya tüm evrensel bilgilerin bir noktada toplanmasının sırrı görülür. Bir nokta kadar tohumda kocaman ağacın tüm bilgileri var, insan tohumunda da var elbet; bu kainattaki işleyişin bilgi (Data) üzerinden işlediğini gösteriyor, “Kün” (Ol) işliyor.
Son tahlilde; insan yaratış veya yaratılış gayesine uygun davrandığında haddini de bilir. Kendi ile eşit olan bir diğer insanın kendine had bildirmesini de kabul etmez! Neden kabul etmez? İnsan, “İnsan” olduğunun bilincinde olursa kendini yaratandan başkasının ona had bildiremeyeceğini de bilir! Haddini bilmezlik ise zaten adı üzerinde, bilinçsizlik halidir ki ona had bildirmeye kalkışmak da abestir! Yani had bildirme işi eşit şartlarda olanlar arasında hükümsüzdür! Haddini bilmek ise kişiye özeldir!
Selametle,
Ahmet Bektaş
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.