Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin. basit bir adamı dost edinmek isterseniz, methedin. (sadi)
bedirhan37
bedirhan37

SESSİZ ÇIĞLIK

Yorum

SESSİZ ÇIĞLIK

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

878

Okunma

SESSİZ ÇIĞLIK

Şehirleşmeyi başlatan şey nedir? Farklılıkları,yaşam alanlarıyla yaşam biçimleriyle

tanımakla, var saymakla başlar. İnaç, fikir ve sanat bu farklılıklar içinde bütünlük arz

eden en önemli unsurlar.
Gelelim biz işin görünür kısmına,her şehir kendi doğal yapısına uygun bir

karakter taşır, insanlar gibi, binalarda öyle olmalı .Bir şehre girdiğimiz zaman vali

konağını, belediye binasının nerde olması gerektiğini bırakalım bir kenara , kendi hizmet

alanını, bir fikir ve sanat içindeki bir yapıyla ima etmeli,yoksa tabelalarla falan

deği. Tıpkı bir ma’bet gibi ..
İş bu çerçevede, Çamlıcaya yapılacak caminin,yapılmalımı, yapılmamalımı.

tartışmaları, taraflarına değişik platformlarda yorumlama ve düşünme imkanı sundu


Tam olarak neyi ifade ettiğine dair bir çok tartışma yapıldı.Bu tartışmalar,genelde,

dindarların artık reddedilemez bir şekilde var olduklarını, bir ifade biçimi olarak ,

laiklerinde, yaşam biçimlerine bir dayatma olarak yorumlanırken,Dücane cündioğlu’nun

farklı bakışı televizyon tartışma prgramlarını hem hareketlendirdi,hemde tartışma

yarışından kültür sanat ve düşünce alanına taşımış oldu.

Özetle,bu gün yapmak için oy istiyenlerin yarın yıkmak için oy isteyeceklerini

dolayısıyle, henüz korumasını bile bilmediğimiz sanatı onu anlamadan en büyüğünden hiç

bir sanat değeri taşımadan beton dökerek yapmak imar etmek değil yarın ’Allah korusun

yıkmak zoruna kalacağimız bir günahtır,diyor.Tabi sanat deyince, mimari olarak sanatın

neresindeyiz, bunu anlamak için Sinan’ı, hatırlamak zorunda olduğumuz yadsınamaz bir

gerçek, beraber tanık olalım ne dersiniz?

.
Mimar Sinan’ın (1490-1588) şaheserlerinden biri olan Şehzadebaşı Câmii’nin 1990’lı yıllarda

devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, câminin

restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV’de şöyle anlatmıştı:

"Câmi bahçesini çevreleyen duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan

taşlarda yer yer çürümeler görüldü. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi

de yer aldı.

Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrenmiştik, fakat taş

kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda

ustalarla toplantı yaptık.

Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş

yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan

faydalanacaktık.

Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın

birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kağıt vardı. Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir

şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan

tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:

"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar

çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı

teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz.

İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."

İşte Sinan.. işte sanattaki inceliği,bizim durumumuz ise kötü bir taklitten öteye

geçemiyor.taklidi imandan tahkiki imana geçmek için bu sessiz çığlığı duymamız gerekiyor



Ne zaman bir Seda duyarsam sizden
Nedir bu his,bu içimdeki nefessiz
Ve mektubum ,son damla mürekkebim
Kalem kırık, ma’na sessiz, harf sessiz

Sanma yas’ım bir ayrılık seferinden
Tarih, yine bir tekerrürün içinde sessiz
Asıl feryadı figanım bu değil benim
Hüküm giymiş, mahkum sessiz zan sessiz


Nerede bir hatıra, bir sözün kalır
Nerde o, unutturan sana teselli
Ne bir dost çare olur, ne ilaç yarar
Tabip yoksa,derman sessiz, dert sessiz

Yaşanan ömre dair, yapılan sessiz
Bir şehir kurmaktır benim hayalim.
Kalmasın, boynu bükük, ustasız yapım
Mekan harap,zaman sessiz han sessiz

Tanıdık bir hitap duyarım seslerinden
Gel artık,sende duy der gibi içlerinden
Bırakma mazini’boynu bükük,sessizce oku
Mezar sessiz.. tabut sessiz., taş sessiz...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Sessiz çığlık Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sessiz çığlık yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SESSİZ ÇIĞLIK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL