16
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
3516
Okunma

Koruyamadın beni anne
Suçumuz doğuda Dünya’ya gözlerimizi açmak mı?
Suçumuz kız evladı olmak mı anne.
Ben mi istedim Dünya’ya gelmeyi babamla siz sebebim oldunuz
Masum ca günahsız şekilde kucağına aldın beni anne.
Gül gibi yanaklarımı simsiyah saçlarımı kara gözlerimi öperdin
Senin sıcağını aldıkça gönlüm de güller açardı
Onuncu çocuktan sonra gelen on birinci ben olmuştum beni çok severdin
Tapardın anne.
Hayatım senin ve babamın birde törenin ellerinde anne.
Ben istemiydim medeniyetten uzak hâkimin savcının tesir etmediği bir mezrada yaşamayı, taştan topraktan yapılmış bir evde büyümeyi. Ben istemiydim yolu, okulu suyu olmayan ışıksız televizyonu, telefonu, olmayan bir yerde yaşamayı, gaz lambası altında oturmayı? İstemezdim elbette istemezdim Anne:
Benim şehir çocukları gibi bisikletim hiç olmadı. Saçlarım şampuan la yıkanıp ipek gibi olmadı, mis gibi vücudum kokmadı. Tezek kokuları içinde is kokuları sindi küçük bedenime. Hele de diş fırçam hiç olmadı. Fırfırlı kımızı eteğim beyaz gömleğim parlak çantam ayakkabılarım olmadı. Bir kutu kola hiç içmedim tadı nasıldır bilemedim. Çikolata yı tatmadım yemedim. Suçumuz doğuda çocuk olmak mı anne? Bu zor şartlar altında yaşamayı sürdürürken kendime bir de baktım ki biraz cık büyümüş serpişmiş genç kız olmuştum. Doğu geleneğine göre biraz serpilince hemen akabinde dünürcüler gelir kapıya. Babamda sıcak bakıyor bu durumlara yaşı büyük olsa da erkeğin geleneğe göre fark etmiyor. Başlık parasını kim fazla verirse babam ona verecekti beni. Biz kurban oluyoruz koruyacak olan babamız idam sehpamızı hazırlıyor. Celladımız ipi takıyor boğazımıza sorgusuz sualsiz ne olduğunu bile anlayamıyorum sonumuz gelmiş olmalı diye sadece düşünüyorum, cahil çocuk aklımla. Babam emir veriyor etrafına beni hazırlamaları için, bense korkudan göz bebeklerim büyümüş halde çaresiz ce bakınıyorum, olan bitenleri izliyorum, arada bir anneme bakıyorum. Acaba beni korumaya alabilir mi diye. Gördüm ki annemin de korku ile bakan gözleri bana çaresizim diye ışık veriyordu. Büyük abimin gözlerine baktım bana bakma der gibi derinden bakışlarını gördüm. Emir büyük yerden gelmişti. Bana beyaz bir gelinlik giydirdiler ama o an kefenimdi, anlamıştım bunu… Benim idamlık sehpasında ki ipimi babam kesmişti. Beni evlendirmişti. Ben artık evli bir bayan olmuştum, hiçbir şeyden anlamıyordum. Aradan bir süre geçmişti doğal olarak anlaşamamıştım ve baba evine geri dönüş yapmıştım. Babam bana neden geri dönüş yaptın diye darp uyguluyordu. Yaşadığımız çevre de ayrılmış bir bayana iyi gözle bakılmıyordu.
Evlenince koca evinden sağ çıkmak yerine ölü çıkmaktı töreden gelen emir.
Töre, ne derse onu uyguluyordu benim babam. Annemdi tek çarem, gözlerim hep annemi arıyordu. Beni kurtarması için yalvarırcasına bakıyordum kara gözlerine. Çaresizlik ten çırpınıyordum, annemle büyük şehre kaçmayı düşünüyordum. Bu kez Anne mide beni de yaşatmazdı töre. Anneme kıyamıyordum babam anneme de darp uyguluyordu. Doğuda kadın olmak suçmuş bunu yaşadıkça öğrendim. Kız evlatları evlat yerine saymıyor du benim babam. Bir gün çevredeki büyükler toplandı bizim toprak evimizde ayrı bir odaya çekildiler.
Sohbetleri çok derindi. Anne mide beni de içeri almıyordu babam. Yemeklerini çaylarını abim servis yapıyordu. Belli ki abimin de olan bitenlerden haberi vardı. Köy heyeti o gün meğer benim akıbetimi yazmış kara listeye, bana yaşama hakkı yokmuş dünyada, bunu bir gün babam abime gizlice anlatırken tesadüfen duymuş oldum. Şok olmuştum kendimi kurbanlık koyun gibi görmeye başladım. Acaba ne gün nerede ne zaman öleceğimi düşünmeye başlamıştım arada sık sık annemi kucaklıyor vedalaşırcasına sıkı ca sarılıyor öpüyordum. Kokusunu içme derince çekiyordum. Annem… Bana soruyordu, neden bana son günlerde fazla düşkünlüğün var diye. Bende sanki öleceğimi hissediyorum
Seni çok seviyorum anne… Annem o nasıl söz kızım ALLAH korusun dedi…
Oysa zavallı Annem bilmiyordu. Benim ölüm fermanımı çoktan imzalamışlardı. Töre ve babam abim. Bir sabah babam… Abime seslendi senin yapman gereken bugün bir görevin vardı, Artık o görevini yerine getirme zamanın geldi oğul dedi.
O an dünya başıma yıkıldı sanki hemen anneme seslendim koşup yine kucakladım defalarca öptüm, aslında gözlerine bakıyordum bırakma beni anne der gibi ama annem anlamıyordu. Gözlerimde yaşlar içime akıyordu hatta yaş değil kan akıyordu biliyordum abim beni öldürecekti. Kefensiz bir çukura gömecekti.
Akşamüstü abim bana gel seninle biraz dolaşalım sıkılmışsındır dedi. Ben peki abi dedim ve üzerimi giydim annemi son kez kucakladım beni koru anne der gibi öptüm kokladım. Annem… Yine anlamdı içimden koru anne beni gönderme diye haykırıyordum. Çığlıklarım vücudumda çınlıyordu, fakat anneme açıkça söylemiyordum. Annemi çok seviyor üzülmesini istemiyordum.
Annem de Zavallı, babama karşı savunmasızdı. Biz abimle yola çıkmak üzere evden ayrılırken, Annem fazla geç kalmayın çocuklar dedi ben son kez anneme döndüm ve baka kaldım kurtar beni anne kurtar ben daha geri dönemi cem der gibi baka baka abimle son gidişim oldu. GÜLŞEN SARIOĞLU 28.12.2012
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.