19
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1253
Okunma

DİLENCİNİN KADERİ
Bir dilenci köy köy gezerek dileniyormuş. Gittiği bir köyde dilenirken akşam olmuş. Güneş batmak üzereymiş ve köyün alt ucunda bir eve misafir olmuş.
Ev sahibine ‘’Tanrı misafiri alır mısınız?’’ demiş.
Köylü kadın içeriye buyur etmiş. O arada, köylü kadında tandırda ekmek yapıyormuş. Bizim dilenci, ekmekleri sacda (evirerek)pişmesine yardımcı olmuş.
Akşam olunca kadının eşi eve gelmiş, içeri girmiş, ‘’Kız Fatma! Fatma neredesin?’’ deyince adamın karısı, ’’Buyur Bey, ekmek yapıyorum.’’diye karşılamış.
Adam tandıra doğru yönelmiş, bakmış ki yabancı bir kadın var. Adam Fatma’ya kim olduğunu sormuş. Fatma da tanrı misafiri olduğunu söylemiş. Adam köşeye oturup mırıldanmaya başlamış, paltodaki söküğe bakmış ve içinden de pis pis gülmüş.
Adamın, Fatma’ya söylediği, “Palto dikilecek, misafir öpülecek!” sözünü dilenci kadın duymuş. Hemen oradan çıkmış. Ev sahibi kadın bir anlam verememiş. Israr etmiş kadına fakat nafile.
Bu defada köyün en üstünde bir eve gitmiş. Varmış, kapıyı çalmış. Kapı açıldığında dilenci kadın, ’’ Tanrı misafiri alır mısınız? ’’ diyor. Karanlık da çökmüş. Buyur edip içeri alıyor.
O evin hanımı da yemek yapıyormuş. Hoşbeşten sonra kadın anlatmaya başlamış, ’’ Köyün alt tarafında bir eve misafir oldum. Hanım ekmek yapıyordu bende yardımcı oldum. Kocası geldi adam bana bakıp pis pis gülüyordu ve mırıldanıyordu. Palto dikilecek misafir öpülecek gibi laflar ediyordu. Ben de korktum orada durmadım ayrıldım Allah razı olsun geldim siz misafir aldınız.’’ demiş.
Bu evin sahibi olan bey de içerde tıraş oluyormuş lafı dinliyor ve bir kahkaha atıyor, ’’O hep öyledir, her şeyi bana yollar.’’ demiş ve kadın ne yapacağını şaşırmış.
BEKİR AKBULUT
12.12.2012