Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin. basit bir adamı dost edinmek isterseniz, methedin. (sadi)
Saynur Baysal Öztürk
Saynur Baysal Öztürk

BAĞLANTI

Yorum

BAĞLANTI

9

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1232

Okunma

Okuduğunuz yazı 9.12.2012 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
BAĞLANTI

BAĞLANTI

Aslında beni etkileyen, konuştukları adam epeyce uzaklaştıktan sonra arkasından bağırması oldu: "Bir daha da buraya gelme! Gelsen ne alacan? İstersen gel, bennen bekle burda. Zaten sabahtan beri yaptığım otuz liralık satış..."

Öbür adam yanındakiyle söylenerek uzaklaşırken, bu bağırma üzerine dönüp bağırarak laf yetiştirdi. Yanındaki koluna girip çekiştirerek götürdü. Uzaklaştıkları için sabahki kardan sonra yağan yağmurun sesine karıştı, yarım yamalak bir- kaç kelime: "Öde... biliyorum..."

Adam, pazarın cami tarafındaki girişinde duruyordu. Kendinin miydi, arkada duran kamyon, başka bir satıcıya mı aitti, belli değildi. Yere serilmiş naylon üzerine dökülmüş bir iki çuval patates ve soğanın başında ellerini oğuşturarak bekliyordu. Aynı naylonun üzerinde de yarım yarım üç- dört çuval duruyordu. Güneşli bir havadan sonra başlayıp çoluk çocuğu heyecana boğan aceleci kar durmuş, arkasından yağan şakır şakır yağmur da yerini seyrek damlalara bırakmıştı. Meyve kasalarının bazılarının üzerinde hâlâ kar duruyordu.

Müşteriler yağmurdan korunmaya çalışarak tezgahları tarayıp ürünlerin en kalitelisini ve de en hesaplısını alma telaşındaydılar. Sakinleşen yağmurun tekrar bardaktan boşanırcasına yağmayacağının garantisi yoktu. Pazarcı esnaftaki durgunluk herkese yansısa da, karısıyla beraber tezgahını açan Delibozuk, esprili çığırtkanlığından kaybetmemişti: "Bak şu baldırcanlara, domatislere ablam! Ebem ölsün taze değilse! Organik bunlar, organik! Gaynanam öldü, daha cenazesini galdıracam, acelem var; bedavaya satıyom, haydi!"

Bir yandan tezgahların üzerine açılan brandaların üzerinden akan sulardan korunmaya çalışarak, diğer yandan minik göllere dalmadan alışverişini bitirmek için büyük ustalık gerekiyordu. Gözü tezgâhları tararken, elindeki alışveriş arabasının birine mi çarptığı, üzerine su mu sıçrattığını umursamayanlardan sakınmak ise daha büyük dikkat istiyordu.

Bir elini oğuşturan, ayaklarının üzerinde ağırdan yaylanarak ısınmaya çalışan adama, bir yerdeki patateslere, soğanlara baktım. Adam mı daha zavallı görünüyordu, satmaya çalıştıkları mı, belli değildi. Hiç değilse bir- kaç kilo almak istedim, ama bu havada arabaya kadar gidip elimdeki torbaları bırakıp tekrar pazarın öbür ucuna gelmeyi de gözüm kesmedi.

Yazmaya niyetlenip de tembelliğime kurban ettiğim pek çok olay gibi, bu da aklıma geldikçe içimde bir yerleri sızlatarak öylece kalıp gidecekti: Sabahın erkeninden kış ikindisine kadar otuz liralık satış yapabilmiş ve alacaklısı iş yerinde yakasına yapışmış adamın hikâyesi... Neler düşünmedim ki, şu kış gününde...

Öyle olmadı işte... Aradan geçen dördüncü günde gazeteye düşen, gözü bantlı bir haberden sonra yazmakmış nasip: "Pazarcı Cinayeti" diye manşet atmış gazete. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan yaralı, kurtarılamamış. Pazar yerinde alacağını isteyen şahsı öldürdükten sonra kaçan pazarcı M. ise saklandığı eve yapılan baskınla kısa sürede yakalanmış. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirilmiş...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Bağlantı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bağlantı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BAĞLANTI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
yeğinadnan
yeğinadnan, @yeginadnan
11.12.2012 10:16:24
Zannedilirki; okuyan yazıyı okur.Değil, değil her yazı bir insanı okumaktır.İyiki varsınız
Kyle-
Kyle-, @Kyle-
10.12.2012 21:33:34
çok kaliteli bir yazı okumuş olmak da ayrı bir keyif
Saynur Baysal Öztürk
Saynur Baysal Öztürk, @saynur-baysal-ozturk
10.12.2012 21:03:51
Güzel yorumlarıyla çalışmama zenginleştiren kıymetli arkadaşlarıma ve seçilmeye lâyık bulan kuruldaki değerli arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Selâm ve saygı ile...
kukurikuu
kukurikuu, @kukurikuu
10.12.2012 14:09:43
Sayın Yazarım,
Bu tip, kazanamayan ve borç batağında olan o kadar çok esnafımız var ki,
hiper marketleri, şehirlerin göbeğine açanlar, sermayesiz emekçiye ,şans tanımayan, açgözlüler,
banka yım deyip de ,esnafı ,içeri bile sokmayanlar,koca bir nufus la, verimsiz ,ithal ota mahküm Türkiye' yi ,gelişmişlik masallarıyla oyalayanlar utansın.
Saygılarımla.
superbaba
superbaba, @superbaba
10.12.2012 11:13:32
Ülkeyi bu hale getirenler utansın...
Paylaşım için teşekkürler Saynur Hanım...
DemAN
DemAN, @deman
10.12.2012 11:01:34
Öyküden çok sıcak bir gözleme ve kanlı sonla bitmiş bir cinayet! aslında buna benzer çok olaylar vardır kimi sudan bahanelerle, kimi "hakkımı yedirmem" düellolarla birbirlerini yaralar, öldürür.

Tabii bu yazılanlar elbette bir cinayet veya polisiye romanı için yazılmadığı da aşikar. Yazı, insanların ne şartlarda çalıştığı ve zor şartlar altında çalışmanın verdiği insan psikolojisinin nelere mal olduğuydu.

Yürekten kutlar, başarıların devamı dilerim
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
10.12.2012 08:15:41
sade etkin ve alabildiğince içten seçkiyi fazlasıyla haketmiş.... ben yaşanmışları yazmayı ve okumayı çok severim kutluyorum saygılar
Hüseyin Akdemir
Hüseyin Akdemir, @huseyinakdemir
10.12.2012 00:25:30
Değerli yazarım, Herhangi bir öyküyü sonuna kadar okuyup okumayacağıma öykünün kendisi daha ilk cümlelerinde kararını veriyor. Yani sıcaklığı, yani Türkçesi, yani cümle kurguları, yani insanı çarpması neden oluyor devamını okuyup sonunu getirmeme.
Burada da aynı şey sözkonusuydu. Daha ilk cümlelerinde öyüknün sıcaklığı sarmaladı beni, anlatılan soğuk ve yağmurlu bir hava olsa da...
İşte, dedim; tadına vara vara okuyacağım bir öykü. Ve de öyleydi. Soğuk, yağmurlu bir günde pazar yeri, satıcılar, müşteriler ve yaşanan bir olayın abartısız anlatımı. Ekmek parası uğruna mücadele eden o insanların yaşadıkları zorluklar, kendi aralarındaki diyaloglar, soğuğa, işlerin azlığına rağmen neşeli kalabilen, espiriler üreten bizim insanlarımız...
Ama öykü akıp giderken birden hayal kırıklığına uğradım. Bıçakla keser gibi kestiniz ve sonradan oluşan adli bir olayı anlattınız, günlük ya da anılarınızı yazar gibi.
Oysa ne güzel, ne sıcak bir öykü çıkacaktı devamında.
Elbette yaşanan şey acı ve daramatik bir durum. Ama ben yine de öyküsnü beklerdim bu sıcacık konunun.
Her şeye rağmen, sadece baştaki öyküsel anlatımıyla bile güne gelmeyi hak etmiş bir çalışma. Acizane önerim; öyküleştirin bunu.
Tebriklerim saygıyla...
Etkili Yorum
kadiryeter
kadiryeter, @kadiryeter
9.12.2012 08:27:59
10 puan verdi

Güzeldi... biraz, koyu kurşûnî bitti... yağlıboya resmi seyretmek, olayın, tesellisi gibi.

Pazarcının çürüğünden uzak kalasın...
Sağlamını, üretenin elinden alasın.

Soğuk bir pazar günü sabahı okudum.
Kanal B ?

Sağlık dileğimle...

kadiryeter Kadir Yeter.
09.12.2012 Merkez İlçe- TRABZON.

w.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=108299
Saynur Öztürk
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL