5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1575
Okunma

Kocaman canavar eller sarmıştı boğazını.
Korkunç bir çığlık yükselmişti içinde ama boğulmuştu haykıramadan. Sadece yaşam ışığı çoktandır kaybolmuş minik gözleri büyümüştü ve sonrasında zindanın kapısı kapanırken üstüne düşmüştü sanki .
Yüreğim dedi içindeki ses ellerindeydi yüreği kanlar içinde paramparça ...
Simsiyah heryer ışığa uzandı titreyerek birden aydınlanan ışıkta çırılçıplakmış gibi çaresizlik içinde "hayır" dedi hayır bu olamaz kimse görmemeli beni acımamalı bana .
Aklım gitme benden bırakma beni, yürüdü karanlıkta sönen ışık kesmiyordu önünü "zaten bildiğim bir yer burası" dedi yürü hadi cesedim gitmeliyiz.
Önündeki basamakları tırmandı sessizce ama içinde kıyametler kopuyordu. Sanki tüm sesler tımarhaneden kaçmışlardı tüm kuşlar havalanmışlar yer gök bağırıyordu. Hayır! Dedi tekrar aklım kal bende lütfen sığınacak bir yer bulacağım şimdi .
Çıktıkça çoğalıyordu merdivenler karanlıkta durdu bir an tam kapının ziline dokunurken yukardan bir ses ama olamaz dedi yavrum seni gömdüm ben yıllar önce kendi ellerimle toprağa vermiştim ahh bebeğim döndün mü annene ama çatıda ne yapıyorsun? Orası karanlıktır, korkarsın dur gelip alayım seni bekle...
Ayaza tutulmuş gibi titreyerek durdu çatıya adım atar atmaz .
Simsiyahtı, zifiri bir karanlık vardı. Bir anda savrulmaya başladı bedeni, içindeki ses çıldırmıştı artık. "Bırak benii bırakın beni" , bitip tükenmiş bir beden çarpa çarpa indi merdivenlerden. Bilinçsizce son gayretle uzandı imdat ziline ve yığıldı açılan kapıyla cesedi yere. Bir elinde kan revan yüreği öbüründe aklı ruhu ona bakıyordu tam üstten.
Bu benmiyim? olamaz hayır!... Minnacık bedeni yerde çırpınıyordu konuşmayı beceremeyen ağzından anlaşılmaz sözler çıkıyordu aklını yitirmişler gibi gülüyor hareketler yapıyordu zavallı ben dedi ...
’hehehheehe’ ne çirkince sırıtıyordu karşısındaki deli gülüşüyle alay ederek, korkunç ses aklın gitti sızlanma boş yere dedi tutamadın...
Silindi o an bitti yoktu artık, beyni boşalmıştı bir anda...
Sıcacık bir kucaktaydı üstüne gözyaşlarının damlalarını döken huzurlu kollarda habersizce yatıyordu, ona sarılan sıcak yüreğin sahibi haykırarak ne oldu sana canım miniğim kim hangi eller kıyıp düşürdü seni bu hale deyip bir yandanda "seni iyileştireceğim korkma bırakmam seni" diyordu ne güzel bir sesti melodi gibi rüya gibi ...
DAĞÇİÇEĞİ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.