Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin. basit bir adamı dost edinmek isterseniz, methedin. (sadi)
DİLEK YILDIZI
DİLEK YILDIZI

KIŞ ÜŞÜMESİ ..

Yorum

KIŞ ÜŞÜMESİ ..

3

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

684

Okunma

KIŞ ÜŞÜMESİ ..

KIŞ ÜŞÜMESİ

Asmanın son kalan yaprağı yere düştüğünde hava yeterince soğumuştu. Sonbahar, rüzgâra dolanıp yerdeki gazellerle bir çocuk gibi oynarken, evlerin bacalarından tezek kokulu gri dumanlar yükseldi.

Kasabadaki tüm evlerin çatılarına alabildiğince is, yollara ise bir o kadar sessizlik çökmüştü.

Ortalıkta tek hareket eden, birkaç sahipsiz sokak köpeği ve dalından düşmüş sarı yaprakların rüzgârla örselenmesiydi.

Hazan, kan ter içinde yatağından fırlayıp, alnındaki teri silerken, derin nefes alıp kendini rahatlatmaya çalıştı. Gözlerini, toprak duvara asılmış çerçeveye dikti.

Akşam yatmadan önce, makasla rastgele kesmiş olduğu saçından kalanları parmaklarıyla tararken, ahşap pencerenin ucundan rüzgâr kendini hissettirdi. Yalınayak yürüyüp pencerenin kenarındaki çiçek desenli mindere oturup beyaz perdeyi araladı. Asmanın sallanan uzun dallarının ona el sallayışını izlerken buğulanan cama çocukluktan kalma birkaç harf çizdi.


Açılan sırtından giren serinliği engellemek için bir eliyle geceliğinin sırtını aşağıya doğru çekti. Gözleri kırmızı halının üzerine iliştiğinde aynanın yanında duran makas ve bir tutam siyah saça bakmak istemedi.

Tekrardan kalan saçlarını parmaklarının arasına alıp yine taradı. Gece lambasının kısık ışığı yüzünü ve gövdesinin yarısını gölgelemişti. Tüm bedeni, kireçle boyanmış gibi duvara yansıyordu.

Buğulu camlar üzerine çizilmiş harfler üşümeye başladığında dışarıda inceden bir kar yağmaya başladı. Kasaba ve tüm sokaktaki canlılar yollar kapanmadan önce kendilerine bir sığınak bulmuşlardı.



Çoban Mustafa, kesesinden çıkardığı tütünü sarıp, ilk dumanı dışarıda yağan kara doğru bakarak ciğerlerine çekti. Yüzündeki soğuk yanık izleri, düşen karla birlikte daha çok ortaya çıkıyordu. Bağladığı katırın bağını ağaçtan çözüp yola koyulmaya karar verdiğinde ağzındaki sigara henüz yarıya gelmişti.

Yere düşen kardaki ayak izlerini geride bırakarak, kayalıklara doğru yürüdü. Bir ara sendeleyip düşerken katırın yularını ve ağzındaki bitmeye çeyrek kalmış sigarayı bırakmadı. Doğrulup eliyle sırtındaki çapraz tüfeğini düzeltti.

Kayalıkların arasındaki kıvrımlı patikadan inerken, son yudumunu çektiği sigarayı gelişi güzel karların üstüne attı. Katırın sırtındaki dolu heybe bir sağa bir sola sallanırken, kar biraz hızlanmış gibiydi.

Her geçen dakikada yerde daha kalın kar tabakası oluştu. Yürümek daha da zorlaştı. Dudakları kurumuştu. Eğilip avucuna aldığı kar topağını dudaklarına götürdü.

Birkaç kar parçası bıyığının kenarında kalsa da az da olsa susuzluğu geçmişti Mustafa’nın. Üşüyen ellerini nefesiyle ısıtırken etrafında gezinen aç kurtlar gözünden kaçmamıştı.

Sırtına attığı çapraz tüfeği omzundan sıyırıp yoluna devam ederken, aklına gideceği kasabanın soluk ışıkları geldi. Birkaç saat sonra tipiye dönen kar diz boyu olmuştu yerde.


Sonbahar erken gelip giderdi hep, bu dağ kasabasını eteklerinden. En çok insanı yoransa kışın kıyamet soğuğu ve açılmayan yollardı. Bu yüzden adını Hazan koymuşlardı.

Bir sonbahar sonu doğarken, kar erken düşmüştü yine bu kireçli evin bulunduğu kasabaya. Hazan, pencerenin camındaki buğuyu defalarca sildi. Uzayan zamanını dondurabilmek için yerdeki kesilmiş saçları avuçlarına alıp sevdi. Derin düşüncelere dalmıştı.

Dışarıdaki çatıların kırmızılığı yerini beyaza bırakırken, halen birkaç sokak köpeği çöplüğün kenarına dökülen küllerin arta kalanıyla ısınır gibi bir sıcaklık arıyordu. Kerpiç evin karşısındaki yolda bir gölge belirdiğinde, Hazan yalın ayak avlunun içinde geçerek kapı aralığından dışarıdaki gölgeye baktı.


İçinde yangın yeri kavuşma sevinci karları eritemedi. Gördüğünün gerçek olmadığını anlayana kadar kısa saçları beyazla kaplanmış, üstündeki geceliğine düşmüş karlarla birlikte gerisin geriye odasına çekildi.

Kırmızıya kesmiş parmak uçlarından çok hissizleşen ruhunu ısıtmaya çalıştı. Duvardaki resme tekrardan başını çevirdi. Kasabanın sessizliğini bozan, gölgelerle camiye yürüyen imamın sesi olmuştu…




boş durmamak gerek :-)) (yazarken gidip geldim açıkçası).. boşta olsa yazmak gerek sayfa boş durmasın diye nefes gibi :-))
-öneri almak iyidir her zaman- :-)




Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kış üşümesi .. Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kış üşümesi .. yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KIŞ ÜŞÜMESİ .. yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
SEVİLAY DİLBER
SEVİLAY DİLBER, @sevilaydilber
16.11.2012 18:39:34
evet boş durmasın sayfa..
zihin çalıştıça üretmek gerek..
tebrikler deniz yıldızı..
seni okumak ve ilerlediğine şahit olmak çok güzel..
@DAĞÇİÇEĞİ@
@DAĞÇİÇEĞİ@, @-dagcicegi-
16.11.2012 14:34:34
eee sonra... devamıda gelsin madem boş kalmasın sayfa :))
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
15.11.2012 22:29:17
10 puan verdi
Bir beklediği vardı,sonrası sessizlik

.

çok güzel
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL