Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
filozofel
filozofel

Bekaretin Bedeli

Yorum

Bekaretin Bedeli

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

885

Okunma

Bekaretin Bedeli

Hanginizin ruhu tecavüze uğramadı?.. El değmemiş bir ruhunuz var sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Farkında değilsiniz belki ama kim bilir kaç kez parmaklandınız, belki bedeninizden çok… Hiç itiraz etmeyin, hepinizin ruhunu evvel zaman içinde kalbur samanlıkta altına aldı hayat hunharca. Bazılarınız zevk almaya bakarken, bazılarınız tırnaklarını geçirmeyi seçti sırıtan sırtına… Tırnaklar arasına dolan yaşamsal kırıntıları temizlemekse işin çabası… Attığınız çığlıklar bir yerlerde harekete geçirse de çığları, duyamayacak kadar sağırdı kulaklar, ne de olsa her şey yaşandıktan sonra kul kendini aklar… Sonuçta girerken verdiği acıyı, çıkarken hissetmediniz bile, tahrik yerine tahriş eden tahribattan… “Halbuki hayat; ön sev işte, ne gerek var tecavüze?.. İsteseydin ben verirdim sana ruhumu seve seve, sev diye?” demediniz hiç biriniz… Hayat önce zorla aldı, bekaret kemerinizi beyninize taktı, sonraki seferlerin birçoğunu siz zaten şirketten ısmarlamaya başladınız… Ruhunuza batan saman sarısı yırtıkları ise zamanlarla kapatırken, suratınıza inen şamarlara fondötenler sürdünüz ve siz bunu çok uzun süre sürdürdünüz…

Hepiniz tecavüzü gördünüz…

Peki ilk seferden sonra bekaretinizi kaç kez daha kaybettiniz? Ruhunuza giren ve çıkanları bir düşünün… Bu bekaret, o bildiğiniz kan akıtana benzemez… Bacak arasında taşınmaz, hormonlar tavandayken kaşınmaz… Bozuldu mu dikiş tutar yeniden, tekrar bozulabilmek için… Batan her iğne darbesinde acılı bir “ah” çekersiniz ve ruhunuza yeniden bekaretini verirsiniz… Yamandı mı ruh, yeni yamanacakların peşine düşer, tekrarını düşler… Ruhunuz elastiktir, bu yüzden her pozisyonu rahatça dener. Dener, yanılır, yamanır… Hayat pamuk elleriyle okşarken ruhunuzun en mahrem yerlerini, özü akar, ıslanır bazen gözyaşlarıyla… Ön sevişmeniz bittiğinde görürsünüz ruhunuza dokunanın gerçeğini ama hayat çoktan boşalmıştır bile içinize. Sizse ruhunuzu nasıl kürtaj ettireceğinizi düşünürken, hayatı içine alacak kadar büyük bir kondomun yokluğuna kahredersiniz. Kiminiz ruhundan bir parçayı aldırır, kiminiz hayatı çoğaltır… Ve yine, yeni kaybettiğiniz bekaretinizin bekasını reddetmeye başlarsınız… Ruhunuza girenler mi çıkarken acıtır, çıkanlar mı girerken bilmezsiniz. Sadece yaşarsınız, ta ki ruhunuz dikiş tutturamayana kadar…

Ve ruhun dikiş tutmamaya başladığı an, hayatı becerme sırası size gelmiştir…

Bekaretin bedeli yaşamamaktır... Bir kez yaptınız mı, ikinciyi garantilersiniz…

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Bekaretin bedeli Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bekaretin bedeli yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Bekaretin Bedeli yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL