15
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
3720
Okunma
KIRILMAK
HEP KELİMELERMİŞ ELLERİMİ TUTAN...!
aşk binbir gece masallarından bir alıntı sadece..
güzeller ve aşıklar hep orada.
hayal yokmuş yalan gibi bir şeymiş.. bastığımız asfaltlar eskimiş.
şarkılar doktora gitmiş, ilaç yazmamış doktor, gönül hicran
olmuş rüya ulaşması zor bir deniz.
bu aşk neden sürmez ki sürüpte gitmez yaşlanmayı görmez,her gün biraz kanatır, kanatır ve kırar..ve bir an gelir o koca gövde çatırdar dallar kırılıp kuru bir iskelet kalır ortada, çünkü aşk gitmiştir firar etmiştir ruhtan.
gecemi solduruyor , ellerin mi gündüzümü kurutuyor..? gözlerin, kelimelerin kalbimdeki en güzel yarayı açıyor , ne güzel, ey aşk ne güzelde benden gidiyorsun, belkide sinsi bir kaçış bu., olsun buda güzel çünkü ben biliyorum yalnızlığın içindeki bir aşkım ben hem o zaman vuslatda yok çünkü çiğ bir yalnızlık güneş görmemiş en güzel yüzüm.!
ıssız bir gardayım, adımların yanımda her zaman yürüyen gerçekliliğini arar yüreğim, yanar üşürüm,.. bilmem kaçıncı depremlerdeyim ama dönerim ben kavun içi olmuş yalnızlığa her özlem sanki bir kasırga bende.
Kırılmak molasız yolculuk..şişmiş ayaklar..numarası zor okunan boş koltuklar çöpü boşalmamış çöp kutuları..camdaki gölgeler ve düşünmek yanmak, ah edip inlemek usul usul...
Sanki bir leyla soyunur benden , mecnunsa ele karışmıştır zaten ,belkide hiç olmamıştır.
geçmişte ucu bükülmüş bir sayfa , halen eskimemiş bir anı sen ben sahil benim için kopardığın incir ani yağan bir yağmur elimizdeki alışveriş poşetleri,,yan yana adımlar ve mutlulukgülümser bir fotoğraf.
Sanırım aminsiz bir duaydık biz kırıldık...kırdık belkide hülyası olmayan bir kıyıda yeşilleri ve mavileri boşadık ama boşanamadık.
uzayamadık, kısalamadık.. ama gittik..güzel günlerimizi gölgeledik mandallar bile tutamazdı bizi savrulduk.
Sen öyle bir namlu uzattınki bana hiç susmak bilmiyor mermilerin acıtıyor be canımı , acıyorum ben sanki eskimiş siyaha çalmış , akşamndan kalma bir çay olmuşum ruhum her dem.. ihtiyarlıyor , suretin geçiyor yanımdan..inciniyorum..öyleki reyhanlarım bile kokmuyor artık ya da ben koku almayan biri, sadece kırık bir keman olmuşum.
Adamsan eğer sonsuza ferhat olacaksın ya da içi geçmiş pişmanlık olmayacaksın.
Bırak kendini horanlar a, zurnalara..lalelere zambaklara.. köyünün yollarına bırak ki üşüme yan ama üşüme , her kırılma bir mutluluktur bana sen üzülme.
Yine bir öğlen arasını hayal et masadaki tütünleri cigara olmak için bekleyen hüzünler..bir lahza kırgınlığı da kat tüttür..yalnızlığı alev alsın ama patlamasın..beklesin.
Her şeyin bir belkisi var , her şehrinde iyi bir adamı ,ama kelepçe yok bu aşkta şüpheler intihara sürükler adamı yaşlıda olsa umutları ,ihtiyar umutları.
Batmaz dersin belki ama boşuna beklersin tan ağarmaya yüz tutmuş tüm kızıllar gitmiş küsmüş boşuna beklersin aşkı.
Bir kere girmişse kalbe kırma küstürme zeval eyleme yorma beni, zaten yorulmuşumda gelmişim sende dirileceğim belkide hadi tut ellerimi..kırma.. küstürme.
Dur orada kayıp bir şehir olmayayım senin ülkende tut ki yanmasın yüreğim tut ki ağlamasın gözlerim..biz bir anı olmayalım gel yüreğime tekrardan mıh çak tam ortasına, yine o incir ağacına gidelim..
sar kollarınla...gözlerinle ve yüreğinle beni üşümeyeyim.. adamım..!
unutma ki bu dalgalar bu okyanuslar her gün bir Nilüfer vermez sana..!
Hatice Nilüfer Dirilen