Senden nefret edenleri sev; iyilikten başka üstünlük alameti tanımıyorum. -- ludwig van beethoven
zeki çelik
zeki çelik
@zekicelik

Çocukça Harikalar Ülkesi -1-

1 Eylül 2012 Cumartesi
Yorum

Çocukça Harikalar Ülkesi -1-

16

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1551

Okunma

Okuduğunuz yazı 1.9.2012 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Çocukça Harikalar Ülkesi -1-





Çocukluk anılarım, uykudaki birinin kalp atışları kadar tekdüze uzanır.
Kimi sevdiysem hep serseri dediler bana. Kimi sevdiysem hepsinin bir ağabeyi vardı.

Babam güzel ve mutlu bir insandı. Kehribar rengi gözleriyle baktığında boynuna sarılır, bana para ver derdim. Para biriktirmeye başlamıştım. Hedeflerim vardı, işe ilk sapan alarak başladım. Çatılardaki kuşlara mısır atarak geliştiriyordum kendimi. Attığım mısırlardan kuşlar ölmüyordu, aksine sokağa çıktığımda bütün kuşlar bir araya toplanıyordu. Sadece ben gittiğimde dağılıyorlardı her biri bir yana. Artık usta bir sapan kullanıcısıydım.


Mahallemizde bir kız vardı, sabahları daha çok görmek için hasta numarasıyla okuldan kaçar evin yolunu tutardım. Günde iki kez ateşime bakılırdı. Her cama çıktığımda annemden başka kimse telaşlanmazdı, sırtıma ya bir havlu ya da bir bez iliştirirdi. Belki görebilirim umuduyla ben telaşlıydım, annem telaşlıydı, başka da telaşlanacak hiç kimsenin olmadığını görürdüm. Yine de okula gitmeden bir saat öncesinden cama çıkar okula gidişini izlerdim onun.


Babası camcıydı, sapanı da o yüzden almıştım zaten. Hafta sonları mahallenin arka sokaklarında evlerin camlarını kırıp kaçardım. Sırf babası para kazansın, hani belki ona da bir sapan alıp birlikte kuşlara mısır atarız düşüncesi vardı içimde. Belki de babası her cam takmaya gittiğinde dükkana o bakmaya gelir düşüncesi. Bilmiyorum, bildiğim tek şey hayatımı onun hayatına göre yönlendiriyordum.


Hiç yakalanmadan aylarca sürdü cam kırma hikayelerim.
İki sapanım olmuştu artık. Birini ona verecektim, uzattım da. Kuşlara mısır atarız dediğimde ilk“manyak” dediğini hatırlıyorum.


Çok daha sonralara rastlar yaramazlıklarım, hiç kimseye yaranamadıklarım da...
Pazar günleri bütün mahallenin çocuklarıyla toplanıp yakar top oynardık. Kim icat etti bilmiyorum, mahallemize nereden geldi bu oyun onu da bilmiyorum. Bakkaldan topu hep ben alırdım. Oynama sırası bana geldiğinde ismini söyleyip havaya attığım o top, hızla uzaklaşırken düştüğü yer ile benim ebelendiğim mesafe arasında iki karış olurdu. Ebelerdi beni, ne yaptıysam bir türlü yaranamazdım. Hep serserisiydim onun.

İlgisini çekmek için taşa ip bağlar havaya atardım sonra kafama düşerdi, kanlar içinde yere düştüğümde herkes ağlardı, bir o ağlamazdı bir de ben.
Evet, gittikçe serseleşiyordum biraz, biraz da mazoşist bir duyguya dönüşüyordu içimde. Acılarla yaşamayı, hırslanmayı, intikam duygusunu öğrenmiştim ondan. Benden kaçtıkça hırsımdan başka caddelerde ki kızların bacaklarına lastikle mandalina kabuğu atıyordum, onlara bir şey olmuyordu. Her lastik koptuğunda benim canım yanıyordu.

Selin diye bir kızla tanışmamız da böyle başladı zaten. Arka mahallelerin birinde oturuyordu. Evet, onun da bir ağabeyi vardı. Bacağını acıtanın ne olduğunu öğrenmek için yanıma geldiğinde acıtanın aslında kabuğun içindeki sıvı demiştim, gözyaşı gibi bir şey mi dedi bana, hayır demiştim. Kabuğunu sıktığımda gözüme sıçramıştı sıvısı, gözümden yaş aktığında eliyle gözlerimi sildiğini hatırlıyorum.



31 Temmuz İstanbul





Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Çocukça harikalar ülkesi -1- Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çocukça harikalar ülkesi -1- yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Çocukça Harikalar Ülkesi -1- yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
2.9.2012 21:04:20
Sizden söyleşi dışında okuduğum ilk nesir çalışması. Çok samimi bir dille yazılmış, naif bir anı yazısı...Çok beğendim.

Tebrik ediyorum. Saygılar.
Sev_tap
Sev_tap, @sev-tap
2.9.2012 16:50:43
Çok keyifli bir yazıydı:) fazlasıyla bizden bir yazı, hepimiz bu anlatılanların farklı hallerini yaşamışızdır muhakkak...çocukluğuma götüren ve gülümseten içtenlik dolu paylaşımınız için teşekkür ediyorum size.İlk defa bir yazınızı okuyorum ve gördüm ki, şiirlerinizde olduğu gibi nesirde de çok başarılısınız...günü hak etmiş emeğinize sağlık...saygımla...

Sev_tap tarafından 9/2/2012 4:49:33 PM zamanında düzenlenmiştir.
belginerturk
belginerturk, @belginerturk
2.9.2012 14:15:44




erkekler daha bir kolay anlatıyorlar çocukluk aşklarını sanki:))


sevgi ve saygıyla Zeki...

Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
2.9.2012 13:57:21
Çocukluk anılarını oldum olası severim. Çünkü onlar en riyasız olan anılarımızdır. Ben de çocukluk anılarımı yazmayı severim. Tabii benim bir sapanım hiç olmadı, kuş vurmayı da çok sevmezdim zaten. Gerçi sizde vurmuyor muşsunuz ya:)) keşke kırdığınız camlar işe yarasaydı:)

Yazının başında 1- olduğuna göre devamı gelecek galiba. Şu, gözyaşlarınızı silen kızı şimdiden merak ettim biline.

Güzel bir anıydı tebrikler Zeki Bey, saygılar.
zzeynepp
zzeynepp, @zzeynepp
2.9.2012 09:15:43
öykü güzeldi devamı gelecek mi sonra ne oldu merak ediyorum.........
Mehtap ALTAN
Mehtap ALTAN, @mehtapaltan
2.9.2012 02:08:12
" İlgisini çekmek için taşa ip bağlar havaya atardım sonra kafama düşerdi, kanlar içinde yere düştüğümde herkes ağlardı, bir o ağlamazdı bir de ben. "

bende bu bölüme tutuldum!...

söyleşi efendisinin çocukluğundaki izler asaletinin çocukca masumiyetinde çıkmış karşımıza...

güzeldi kutluyorum Sevgili Zeki...
Gule
Gule, @gule
2.9.2012 01:18:40
çocukken yapılan munzurluklar unutulur mu hiç?...şimdi geç geldim ama mutlaka çocuk hikayelerimden birini düşeceğim buraya...hele ki Fate'yle yaptığımız hınzırlıklar...

insanın içinde böyle masum ve güler yüzlü çocuksu hikayeleri vardır illaki
ve yeri gelince havalandırılmalıdır aydınlıkta...çünkü hepsinin kendine ayrılan bir odası vardır...ve üstünden zaman geçtikçe karanlık çökecek diye telaşlanırlar...

telaşlanmasın çocuklar...
glenay
glenay, @glenay
1.9.2012 17:05:27
8 puan verdi
Öykünüzü okurken erkek kardeşimi hatırladım, Yaka paça bir yanda ,elinde sapan kuş vururdu.
Anlattığına göre Halime ablaya götürürmüş, o da küçük bir miktar para verirmiş.Kardeşim çok yarmazdı, birgün sopaya yılanı dolamış eve kadar getirmişti, bizi korkutmak için..

Kızların çocuklukları yaramaz da olsalar can yakma düzeye ulaşmaz ,
çocukluk unutulmuyor.

tebrikler, içten bir anlatımdı,

selâmlar..

glenay tarafından 9/1/2012 5:04:11 PM zamanında düzenlenmiştir.
Harun Aktaş
Harun Aktaş, @harunaktas
1.9.2012 13:03:33

Bakın, ben ne hatırladım?


Şimdi,

Ben çocukken çok yaramazdım o bir gerçek. Bütün yaramaz çocuklar gibi.Aynı yazgıydı bizimkisi.Nereden bileceğim? Annem anlatır bunu.

Bir gün,bizim mahalleye elinde büyük mü büyük bir balon olan bir kız çocuğu geldi.Belki de ilk defa o kadar büyük bir balon görmüştüm.Dayanamadım,sordum,nereden aldın bu balonu? Amcam Almanya'dan getirdi bana,diye cevap verdi. Yani,büyüklüğü yetmiyormuş gibi,bir Alman malı çıktı. Kıskandım.Hem de çok.

Benim elimde de büyük bir şırınga ve ucunda da o kadar büyüklükte bir iğne vardı.
Dayanamadım patlattım.Tabii kız ağlaya ağlaya eve koştu.Eyvah! Şimdi babası gelecek,babama söyleyecek,Babama da...Of of!..

Kaçtım.Kaçtım.Kaçtım...

O zamanlar bizim orada boş bir ev vardı.Hemen bahçesinde saklandım.Hani filmlerde birini öldürürsün,sonra bir yere saklanırsın ya.Öyle bir durumda, niye bu kadar korktuğuma gelince de,şırınganın kızın elinde saplanmış olarak kalmasıydı.Nasıl bir sertlikle patlattıysam,iğne kızın eline saplanmıştı.İşte bu yüzden.

Ya beni hapse atarlarsa? Ağlamıyordum.

Yarım saat sonra,annem ve onun annesi,babası,komşular herkes,etrafıma toplandı.Çık dışarı yoksa seni babana söyleyeceğiz. Neyi hatırladım biliyor musunuz? Teslim ol,yoksa ateş edeceğiz... Tamam tamam ateş etmeyin,çıkıyorum.'' affedersiniz bu ne ya. Kaptırdım kendimi.Sessiz sessiz çıktım.

''Neden yaptın bunu?''

''sustum.''

''Cevap versene neden''



''şey''...



Gerisini hatırlamıyorum,gerçekten...


Belki bir gün...

...

Cam kırmak..

Kabuk atmak.

sapan...

Çocukluk gibi içten,samimi anlatıydı.O samimilikle yazmak zordur.

çok güzeldi...


Harun Aktaş
Harun Aktaş, @harunaktas
1.9.2012 12:52:31


Harun Aktaş tarafından 9/1/2012 1:02:01 PM zamanında düzenlenmiştir.
Hayat.İşte
Hayat.İşte, @hayat-iste
1.9.2012 10:07:52
ne kadar güzel ve keyifliydi :)

severek okudum ve her çocuğun yaşamışlıklarını gördüm içinde
var olun

selam ve sevgimle..
Önder Kızılkan
Önder Kızılkan, @kiyidakiadam
1.9.2012 09:25:24
abi çok güzel ya bol bol okusak bunlardan:)
sahra
sahra, @sahra
1.9.2012 01:08:25
10 puan verdi
..

sahra tarafından 12/10/2016 2:24:26 AM zamanında düzenlenmiştir.
Angie
Angie, @semaenci
1.9.2012 00:49:55
10 puan verdi

Vayyy dedim resmen :)

Ya Zeki ne güzel şey şu çocukluk. Ne sıcak. Sanki bulut bulut, deniz deniz.
Mutlaka yakışır herkese ama ciddi ciddi çok yakışmış sana.

Sapanla mısır atmak kuşlara. Var ya süpersin. Ama mandalina kabuklarından dolayı gıcığım bilesin :))

Çok sevdim yazıyı. Sanki sokağın az ötesinde de ben oturuyordum.

Keyifle beklicem seriyi. Geciktirme lastikçii :)


selin yıldız
selin yıldız, @selinyildiz
1.9.2012 00:30:39
10 puan verdi




ben şu kısımdayım :

"Benden kaçtıkça hırsımdan başka caddelerde ki kızların bacaklarına lastikle mandalina kabuğu atıyordum, "



müthiş :))


Atilla Güler
Atilla Güler, @atillaguler
1.9.2012 00:18:48

devamı???

bir çırpıda okudum
kendi çocukluğuma düştüm
kendi aşk sandığım saflıklara

sevgimle
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.