Mutlu olmak istiyorsan, kendini başkalarıyla karşılaştırma. james f. cooper
absurtip
absurtip

Mekelakeya Tribünleri

Yorum

Mekelakeya Tribünleri

1

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

694

Okunma

Mekelakeya Tribünleri

Mekelakeya Tribünleri

Birinci sınıfı okuduğum okulda sınıf öğretmenimiz Sadık Hoca öğretmişti bunu. ”Zil çaaalınıyooor din daan dan dan dan/yeteeer sıkıldık çıkaaalım artııık” şeklinde devam eden bir ilkokul şarkısı… Fakat bunu söylerken enteresan el ve kol hareketlerinden mütevellit (mütevelliti de cümle içinde kullandık hayırlısıyla) bir dans ederdik arkadaşım T. ile. Sonraları bu ikili performansımızın namı almış yürümüş olacak ki biz daha sık çıkmaya başladık sahnelere (sahneden kasıt kara tahtanın dibi). Bir yıllık eğitim-öğretim hayatımızda onlarca konser yapmış, yüzlerce ekstraya çıkmıştık.

Neden sonra ben ikinci sınıfa geçtiğimde ailem de taşınma kararı aldı. Böylelikle benim kaydımı başka bir okula aldılar. Bu arada dans ekürim, performans kankam, sanat ortağım T.’ de benim kaydımı aldırdığım okula kaydını aldırdı, bizimkine benzer bir sebepten. Fakat bir yıl önce gerçekleştirmiş olduğumuz bu müzikli dans etkinliğinin bu okulda da tutacağını tahmin edemezdik. Arkadaş ! Bir ilgi, bir alaka ! Bizim hareketler okulda koskaca bir çığır açtı. Moda oldu. Bütün sınıfın gözünde adeta birer süperstardık artık. Hareketlerimiz taklit ediliyor, taklitler de bizi, yani asıllarını yaşatıyordu. Bu aktivite, anlık bir gösteri olmaktan çıkmış üçüncü hatta dördüncü sınıfa kadar devam edecek bir süreç halini almıştı. Okulda posterlerimiz, afişlerimiz hazırlanmış; imza dağıtmaktan ebemize kara sular inmişti. Yaşıtlarımız çarpım tablosu ezberlerken biz okul gazetesine röportajlar veriyorduk. Lakin bu hızlı yükselişin beraberinde getireceği daha da hızlı düşüşten habersizdik. Düşüş hızlı ve öfkeliydi. Vin Diesel’di, Paul tüplü.

Birgün okula geldiğimizde ne ayaklarımıza serilen ve metrelerce uzanan kırmızı halıdan ne duymaya alışık olduğumuz tezahüratlardan ne de güzergahımıza fırlatılan güllerden eser yoktu. O an Real Madrid’den , Etiyopya Premier Ligi takımlarından Mekelakeya’ ya transfer olmuş topçular gibiydik. Bu attan eşeğe biniş bizi çok yıpratmıştı. Bu dünya acımasız ve gaddar bir dünyaydı. Öğle arası olduğunda başımız önde bakkala gidip ortaklaşa para katarak bir Monte Carlo aldık. Kendimizi tütüne ve Orhan Gencebay’a verdik. Herkes gibi sıralarımıza oturup öğretmenimizin gelmesini bekledik. Hayat Bilgisi dersine girdik.

H. Barış Beledin
cellde.tumblr.com

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Mekelakeya tribünleri Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Mekelakeya tribünleri yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Mekelakeya Tribünleri yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Vertigo
Vertigo, @vertigo
18.8.2012 09:56:33
hayat işte!
bilsek ne,bilmesek nee! yapıyor yapacağını :P
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL