3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1035
Okunma
Kuran tercüme edilemezmiş ; ne büyük yalan !...
Kuranı,bütün dünya ülkeleri gibi Türk’lerden Uygurlar da tercüme etmişler. Esasen Kuranın ana gayesi ,Kuranı bütün insanların okuması olduğuna ve Kuranda " Okumanız ve anlamanız için Kuranı Arapça indirdik..." dendiğine göre her toplumun kendi diline tercüme etmesi kadar doğru bir yol olamaz...
Bizler,Kuranı anlamak istiyorsak Kuranın muhakkak Türkçeye çevrilmelidir. Yoksa, bizde yıllardır yapıldığı gibi ezberleyerek Arapça harfleriyle okumanın hiçbir anlamı ve emre uygunluğu yoktur. Yıllar yılı,"Kuran tercüme edilemez " diye yapılan telkinler hep yalandır,maksatlıdır.
Neden yalandır ? Derler ki,Kuranda öyle kelimeler vardır ki,çeşitli mânalar içerir. Tercüme ederken yanlış mâna verebilirsiniz. İşte,yalan buradadır. Yalnız Arapçada değil her dilde kelimelerin çeşitli manaları vardır. Meselâ "yüz" kelimesini ele alalım. Çehre ve sima manasına gelen yüz ; hayvanın derisini yüz, suda yüz,rakam olarak yüz gibi çeşitli mânaları vardır. Kesilmiş bir hayvandan bahsederken kullanılan yüz kelimesi,tabiidir ki derisinin yüzülmesidir ;burada denizde yüz manası ortaya atılamaz. Her kelimenin çeşitli manası,cümlenin yapısına göre bellidir... Bir de "efendim Arapça da üç tane S vardır,halbuki Türkçede bir tanedir. Arapça da S harfinin önüne bir nokta konursa başka,iki nokta konursa başka türlü okunur derler. Behey cühelâ, Arapçada üç tane S varsa Türkçede 16 tane S vardır. Çünkü Türkçede S nin önüne ve başına 8 tane sesli harften hangisini koyarsanız ona göre okunuşu değişir ve S harfi 16 türlü okunur. Yâni Türkçe Arapçaya göre daha zengindir. O halde mükemmel tercüme edilebilir.
Maksatlı oluşuna gelince... Arapça ve Kuran tamamiyle Emevi inançlarına göre uygulanmaktadır. Yâni, bu yorumların amacı Müslümanları araplaştırmak’tır. Bizim eski ülemamız da bu gayeye hizmet etmiş ve hiç araştırmadan veya amaca uymak istediklerinden böylesine uydurma yorumlar yapmışlardır. Ne yazık ki,bu yüzden de evlerimizdeki Kuanlar, bez kılıfların içinde duvarları süslemekten ileriye gidememiştir veya gencecik çocuklarımızı bu günlerde alabildiğince çoğalan kuran kursları’na göndererek işkenceye tâbi tutulmaktadır.
-------------------------------------------------