4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1490
Okunma
1955 li yıllar.
İlkokul birinci sınıfına gidiyorum.
Karnemizde birçok dersin adı yazılıydı.Ama hiç unutamadığım bir kaç satır vardı:
Temizlik ve
Diş koruma.
Çamaşırların dere kenarında tokaçlarla ve odun külü ile yıkandığı,köy çeşmesinden kovalarla su taşıyıp,gaz ocağında ısıtılan bir güğüm su ve ev sabunu ile ayda bir veya
iki kez yıkanabildiğimiz temizlik.
Sabahleyin kalktığımızda ne lavabomuzda gürül gürül akan su,ellerimizi her kirlendiğinde
yıkayacağımız el sabunu veya jel yoktu.
Başımızda bitler cirit atardı.
Tek teselli olduğumuz şu söz vardı:
-Pire itte,bit yiğitte olurmuş.
120 haneli köyümüzde hiç kimsede ne diş fırçası,ne de diş macunu vardı.
Bazı büyüklerimizde misvak denen ucu fırça gibi olan bir şey görmüştüm.
Olmayan şeylerin karnemizin not bölümünde ne işi vardı?
Öğretmenimizin bazı günler;
-Herkes ellerini masanın üstüne koysun komutuna uyar,tırnaklarımızın kesili olup olmadığı
kontrol edilirdi.
Tırnaklarımızı keskin çakı veya jiletle keserdik.
Bu araçlarla tırnak kesmek her baba yiğidin harcı değildi.
Tırnağı keserken daldırmak,yanlış yere daldırmak,diğer eli kesmek gibi riskler de vardı.
Bir gün babam:
-Fazlı çavuşta tırnak kesme makinası gördüm.
Alayımda hepimizin tırnaklarını keseyim dedi.
Hepimiz merakla tırnak makinasını bekledik.
Acaba nasıl bir makinaydı?Tırnağı nasıl kesiyordu?
Babam elinde bir aletle geldi.Hepimiz merakla alete bakıyoruz.
Metalden yapılmış kavisli iki keskin diş ve bu dişleri sıkıştıran kıvrık bir kolu vardı.
Parmaklarımı uzattım.Babam makina ile kesiyordu.Her kesmede TIK diye bir ses çıkıyordu.
Allahım..!Ne mükemmel bir alet böyle.Parmağımızın kavisine göre şahane kesiyordu.
Herkesin tırnağını kesti.
Makinayı benimle beraber gönderip teşekkür etti.
Babam , ilk defa makina ile tırnak kestiğinden olacak ki,biraz derinden kesmişti ve birkaç gün parmaklarımızın uc kısımları sızladı.
Her tırnaklarımı keserken o günü unutamam.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.