Hayat tramvay gibidir... tam yer bulmuş, oturacakken bir de bakmışsın son durağa gelmişsin. camillo sbarbaro
Selahattin YETGİN
Selahattin YETGİN

Örslerde Döverdik Sevdayı

Yorum

Örslerde Döverdik Sevdayı

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

577

Okunma

Örslerde Döverdik Sevdayı



Esrik bulutlar kutsamış yılların bükemediği yüreğimizi
Biz içimizdeki kapıları, hoyrat ve asi vedalara kapattık
Geceleri yeniden türeterek hızla akan zamana direndik
Sabrımızla okyanuslar geçtik, sonsuzluk gölüne geldik.

Soluk benizli yorgun gemiler getiriyor rüzgârın. Mavi kirpiklerine unutulmaz sevinçler yüklemiştim yanımdayken. Savrulan saçlarında hüznümü sorgular, kaçamak bakışlarında yüreğine gıpta ederdim. Toprak önümüzde tavlanır, derinliğini hesaplayamadığımız iklimlerde yaşanmamışlıklarımızı sorgulardık. Vakitsiz buluşmaların sararmış yüzlerini birlikte okşar, bizi aldatmayan bütün sözcükleri gecelerimize sererdik.

Her yanlış anlatıdan sonunda yine kendimize dönerdik, yaşamı yeniden kucaklamak için. Öfkemiz köpürdükçe yüreğimizi dinler, dökülen çiçeklerimizin yapraklarından yeni sevinçler yaratırdık. Yüreğimizdeki imbiklere sevgisizliği yükleyerek parmaklarımızdaki çizgilere dalardık. Utangaçtı bakışlarımız, aldatıcı düşlere aldırmaz, kendimizden başka hiçbir yurtta barınmazdık. Göçebe bir zemheriydi tutkunluğumuz, duyarsız yakıştırmalardan sıkılırdık.

Yüreğimizdeki ekşimiş mayalarla ilmek ilmek sevda dokur, ruhumuzdaki alevlere her gece döşek sererdik, biz yalnızlığın atar damarlarına dolandıkça. Kısık alevlerde dilimizin duldasına kemirgen öpüşler yükler, ucuz yalanların söylendiği gecelerin ardına gizlenmezdik. Şafak habersiz doğardı üzerimize, akrep ve yelkovana hiç aldırmaz, kötürüm ayrılıkların şehirlerini hiç konuşmazdık.

Hoyrat vedaların saatleri çalardı yine de, yüreğimizi sonuçsuzluk incittikçe. Örslerde dövdüğümüz demirler soğur, gerçeğin katranıyla yüzümüzü boyardık. Gönül yapılarımızın harcını bahçemizde kurumaya terk eder, defalarca gelip geçtiğimiz aşkın saraylarında kendimizi kaybederdik. Hüzün dolardı odamızdan içeri, sırlarımız sağanaklara tutulur, moraran gözlerimizle hasret şiirleri yazardık.

Kırık bahçe duvarları gibiydik birbirimize bir zaman. Geceleri tütünler ufalardık sararmış avuçlarımızda. Durgun akardı sular, gitmek istediğimiz ülkelere ulaşamayacağını bilirdik. Vız gelirdi yine de, en sevdiğimiz kuş bülbüldü, güle vefasız tünese de. Hasıraltı ettiğimiz tutkularımızın yarına odaklandığı gel/git/lerde ezgiler diktirirdik terzilere. Uzaktan baktığımız, açılmaktan korktuğumuz deniz hırçın dalgalar taşırdı içimizin menzillerine.

Boş tencerelerde umut karıştırmaktan arta kalan zamanda, hanlara, hamamlara yolculuktu yaptığımız kutsal şey. Kara dağların sığıntılarında izlerdik avuç içi kadar dünyayı. En çok ağlayışlarımızda tanırdık birbirimizi ve en çok hayata yazdıklarımızda yüreğimizi okurduk. Saçlarına çiçekler takardım o an, saçında durmazdı gözlerimiz gözlerimize kapılınca. Yan yana yürürdük, acımasız dönerken dünya.

Sevdanın cevizden yapılmış beşiklerinde sallanıp günlerce, kinsiz, öfkesiz sağrılarımızda mektuplar yazdık aşka yıllarca. Hasret en çok geceleri vurdu can evimizden, dizildik hatıraların safına, sessiz çığlıklarla. Elimizdeki son yaz gülleriyle gökkuşakları indirdik zamansız göklerden. Kimi ölmeye yattık uyanamadık, kimi de masum bir bıçaktan damlayan kan ile bedelle sorgulandık.

Merhaba dedik, her doğan günün ışıltısında dünyaya. Yanan bir türküde düş olduk, içimizin kurak kalmış sancılarıyla bozguna dolduk. Önce gözlerimiz sürgünlere fişlendi, sözlerimizi gizledik, gömütlüklerde kırgınlıklarımızı biledik ve sevdalı kaldıkça bu çelişkiler yumağını içimizin cennetinde dişledik. Firariydi düş vurgunluğumuz, sırtını sıvazlayıp ayrılıkların çoğu kez, tükenişin yolunu adımladık.

Ayrı kentlerde çoğalarak korkularımıza yeni adresler arıyoruz hala. Dipten tırnağa duyumsanan bir sevdanın alaca karanlık kuşaklarını yeni açtık daha. Ruhumuzda korlansa da yalnızlığın ateşi, yangınlarımızdır en ulaşılmazlara gömdüğümüz. Yüzümüz toprak kokarken seçilmiş sözlerden kuleler kurarak büyümeyi seçtik biz. Umarsızlığımızın umulmadık sınırlarında sevdayla kuruyoruz şimdi imgelerin en güçlü imparatorluğunu.

Selahattin Yetgin

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Örslerde döverdik sevdayı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Örslerde döverdik sevdayı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Örslerde Döverdik Sevdayı yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Olgun Ekinci
Olgun Ekinci, @olgunekinci
8.2.2008 14:35:20
''Ayrı kentlerde çoğalarak korkularımıza yeni adresler arıyoruz hala.''

Abartısız söylüyorum ki üzerine roman yazılacak bir söz olarak seçtim burayı...bütünü güzel...hepsini keyif ve hüzünle okudum...ama etki yapan sözcükler elbet farklılıklar gösterebiliyor...

İtiraf edeyimki sevgili şair-yazar dost; yazılar bölününde takibimde olan üç yazardan birisiniz...

Ve şimdi okuyorum ama akşamda içtiğim buz gibi biranın yanında dost oluyor yazdıklarınız..

Kutladım, sevgiyle..

Olgun Ekinci tarafından 2/8/2008 2:38:47 PM zamanında düzenlenmiştir.
emre_onbey
emre_onbey, @emre-onbey
8.2.2008 13:44:00
Kırık bahçe duvarları gibiydik birbirimize bir zaman. Geceleri tütünler ufalardık sararmış avuçlarımızda. Durgun akardı sular, gitmek istediğimiz ülkelere ulaşamayacağını bilirdik. Vız gelirdi yine de, en sevdiğimiz kuş bülbüldü, güle vefasız tünese de. Hasıraltı ettiğimiz tutkularımızın yarına odaklandığı gel/git/lerde ezgiler diktirirdik terzilere. Uzaktan baktığımız, açılmaktan korktuğumuz deniz hırçın dalgalar taşırdı içimizin menzillerine.

ayrılan yolları bir arada toplaan yazar...üstadım yine yüreğeime dokundu....

sevgiler, saygılar... tebriklerim çokkkk
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL